Zıtların Kardeşliği

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 65 makalesi bulunuyor.

Yıllar önce adını hatırlamadığım batılı bir düşünürün şöyle yazdığını hatırlıyorum;

“Türkiye’de minareler Mekke’ye gökdelenler Brüksel’e bakıyor.”

Aradan uzun zaman geçti,köprünün altından çok sular aktı.O zamanın çocukları şimdi askerlik çağına neredeyse geldiler.Türkiye’de bir tarafın batıya bir tarafın doğuya baktığı kültürel yapı,içerik değiştirse de özde değişmedi.

Kuşkusuz bu mesele 20 sene öncesine özgü değil.Kökeni II.Mahmut’a kadar giden bir tarihsel gelişimin sonucu.

Antalya’da Konyaaltı plajında bikinili kadınlar arasında plajda gezintiye çıkmış baş örtülü kadınları gördüğümde aklıma yıllar önce okuduğum bu söz geldi.İnsanların özgürce giyim ve yaşam tarzıyla kendisini ifade ettiği,kimsenin kimseye karışıp ayıplamadığı,herkesin kendi halinde olduğu bir mekandı orası.

Kimse kimseye teseddürlü olduğu için gerici,bikinili olduğu için cehennemlik demiyordu.

Zıt kutupların birbirini yok etmeye çalışması doğaya aykırıdır.Çünkü tüm tarih boyunca tüm yenilikler,tüm ilerlemeler zıt kutupların birbirlerine sağladıkları katkıdan kaynaklanır.Zenginlik ve fakirliğin bir zıt kutup olarak ortaya çıktığı toplumlar bu iki ucun mücadelesi sonucu sosyal devlet çizgisine ulaştılar.

Doğada bile ne karanlık ne de aydınlık hakimdir.karanlığın ve aydınlığın sürekli döngüsel olarak birbirini takip etmesi aslında bize bir şey anlatıyor.Karanlığın aydınlığa aydınlığında karanlığa ihtiyacı olduğu…Çünkü bu iki kavram ancak yanyana gelirse kendi başına bir değer kazanabiliyor.

Tıpkı doğa gibi,toplumlarda içlerinde zıtlıklar barındırıyor.hem de yoğun şekilde..Bu son derece normal. Aslında sağlıklı bir yapının göstergesi.Ancak tarih göstermiştir ki insanlar bunu bir zenginlik olarak algılamaktan çok kendisi gibi olmayanı yok etmeye çalışarak homojen,düşünce zenginliği olmayan bir toplum yaratmaya çalıştılar.Belki de tarih boyunca en çok kan bu yüzden döküldü.

Bizim toplum olarak farklılıklarımızı bir zenginlik olarak algılama bilincimizin artık gelişmesi gerekiyor.Bu konuda oldukça geç kalınmıştır.Radikalizm,fanatizim hariç olmak üzere birbiri ile yaşama konusunda ortak düşünceye sahip insanların farklılıkları bir zenginlik olarak algılaması bu topraklarda toplumsal barış için olmazsa olmaz bir şarta dönüşmüştür.

Önümüzde iki seçenek var;

Ya biz gibi düşünmeyenlere düşman olup onlarla birlikte yaşamaktan vaz geçeceğiz.

Ya da bunları bir zenginlik kabul edip herkesin bireysel özgürlükler çerçevesinde özgürce yaşayıp kendisini ifade etmesi gerektiğini kabul edeceğiz.

Birinci yol bizi çatışmaya,ikinci yol bizi huzura götürecektir.

M.K.

 

YAZARIN SON YAZILARI
Depresif Seçimler - 23 Haziran 2018
Hayır Diyebilmek - 10 Haziran 2018
Zihinsel Uçurum - 13 Nisan 2018
Özgürlük - 24 Ocak 2018
Yeni Ahlak - 25 Aralık 2017
Atina M.Ö 399 - 30 Kasım 2017
Hayret - 21 Ekim 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ