YAVUZ ALAGON’DAN “VATANSIZ SOLCULARA” TOKAT GİBİ BİR YAZI

YAVUZ ALAGON’DAN “VATANSIZ SOLCULARA” TOKAT GİBİ BİR YAZI

Aydınlık Gazetesi köşe yazarlarından Yavuz ALAGON,  “vatansız solculuk” üzerine 7 Haziran 2016 tarihinde bir yazı kaleme aldı. Yazının can alıcı kısmını olduğu gibi paylaşıyoruz.

” Günümüzde vatansız olan proletarya değil burjuvazidir. Ezilenlerin gidecek yeri, yurtdışına aktaracak varlığı yoktur. Kendi ailesini, yurdunu savunmak zorundadır. Tarihsel olarak 1871 Paris Komünü’nden, II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa ülkelerinde işgale karşı direnen partizan hareketlerine, Rus ve Çin içsavaşlarına kadar bütün olaylarda yurtsever bir damar vardır.

Günümüzde bu türden yurtseverliğe “nasyonal sosyalizm” diyen sosyalistler var. Bunlar “küresel dünya düzeni”ni veri kabul ediyorlar. Bu arkadaşlar etnik ve mezhebi bölünmeyi demokrasi, özerklik adı altında etnik grupların ya da tarikatların yönettiği devletçikler halinde parçalanmayı ilerleme olarak anlıyorlar. Her biri emperyalist bir proje olan Kosova modeli, Yugoslavyalaşma, Balkanizasyon ya da Lübnanizasyon denilen süreçler ilericilik, ulusal devlet ise bütün tarihî ve kültürel mirasıyla birlikte gericilik olarak görünüyor. AKP’nin gerici ve bölücü anayasası dolaylı olarak onların biricik umudunu oluşturuyor.
1908 devrimiyle başlayan ve Cumhuriyet’in ilanına kadar uzanan dönemi Alman parlamentosuyla birlikte soykırım kavramıyla lekelemeye çalışıyorlar. “Emperyalizm saplantısı”ndan kurtuldukları için İncirlik Mutabakatı, güneydoğudaki Amerikan askeri faaliyeti onları ilgilendirmiyor. Böylece, ülkemizde TİP’le başlayan ve 68 hareketiyle gelişen “tam bağımsızlık” hareketinden koparak emperyalist bölgesel planların destekçisi haline geliyorlar.
Bu arkadaşlar PKK/HDP’yi destekledikleri için kendilerine “enternasyonalist”; ulusal birliği savunanlara, Yankee emperyalizmine ve onun etnik işbirlikçilerine karşı mücadele edenlere de “nasyonal sosyalist” diyorlar.
Ben onlara “sahte solcu” demiyorum. Sadece 20. asrın başındaki şablonları eğip bükerek bugünün dünyasını kavramanın imkânsız olduğuna, etnik ve dini olarak bölünmüş bir ülkede sosyalizmin hayal bile edilemeyeceğine dikkati çekiyorum. Emperyalizmin “yeni demokrasi” anlayışını ve bize dayattığı tarih tezlerini, sorgulamadan, hatta farkına varmadan benimsediklerini söylüyorum.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ