Turgut Özal’dan Ekonomi Dersi: “FİYATLARI ALLAH BELİRLER”

  • 23 Mart 2019
  • 1.064 kez görüntülendi.
Turgut Özal’dan Ekonomi Dersi: “FİYATLARI ALLAH BELİRLER”

Elimde bir kitap var: “Avrupada Türkiye Özal’ın Günah Galerisi” Yazarı: Mehmet Bayraktar. 1989 yılında basılmış.

Bu kitabı karıştırırken kitabın bir bölümü oldukça ilgilimi çekti. Bu bölümün ilgili çekmesinin sebebi günümüzde de çok fazla gündemde olan enflasyon ve hayat pahalılığı idi. Bölümün adı: “Hayat Pahalılığını Allah’a Yükleme Marifeti”

Şüphesiz son aylarda ciddi bir hayat pahalılığı insanların alım gücünü düşürmekte, cebindeki parayı eritmekte, insanları daha da borçlanarak ihtiyaçlarını karşılamaya mecbur hale getirmiştir.

Kitapta anlaşılan odur ki 1988-1989 yılı dolaylarında da ciddi bir hayat pahalılığı hüküm sürüyormuş ve Turgut Özal 1988 yılında şöyle bir sloganla ortaya çıkmış: “Fiyatları Allah belirler.” Devamında kitaptan alıntılar okuyalım:

“O günlerde Özal’a çok kızmıştım. Kendi kendime: Herhalde Başbakanlıktan vazgeçti, iktidarı Allah’a devrediyor demiştim. Bu ifade bence bir başbakana yakışmayan en büyük bir sorumsuzluk örneğidir ve halkla dalga geçmektir.”

Şuan da bu sorumsuzluk örneklerini yaşayarak görmüyor muyuz? Yaşadığımız hayat pahalılığının sorumluluğu Allah’a havale ediliyor mu? Özal’ın sloganı henüz kullanıldı mı? bilmiyorum ama en azından günümüzde insanların uygun fiyatla almak istediği temel tüketim ürünleri için dakikalarca kuyrukta beklemek zorunda kalmasına bir slogan bulundu: “Yokluk değil, bolluk ve bereket kuyruğu.” Bunun da 1988’de Özal’ın yaptığı gibi insanın aklıyla dalga geçmekten başka bir geçerliliği yoktur.

Yazar, “Fakat Özal bilmeliydi ki zamanımızın ekonomik hayatı bin yıl öncesinin ekonomik hayatı değildir. Her gün enflasyon ve zamlar yüzünden halkın maruz kaldığı sosyal ve psikolojik menfi tesirleri, kendi çarpık ekonomi anlayışının ve başarısızlığının  neticesi  olduğunu itiraf etmek yerine işi kadere ve Allah’a yükleyiveriyor. İşin içinden kolayca sıyrılacağını umuyor. Ayrıca böyle yapmakla da halkın gözünde dindar Özal olmak istiyor.” diyerek devam ediyor.

1989 yılında Turgut Özal dönemi için yazılan bu ifadeler bugün de malesef geçerliliğini korumakta, idareciler sorumluluğu üzerine almadan ihaleyi kadere ve Allah’a he bir de patates-soğan illimunatisine bırakmaktadırlar.

Bir alt paragrafta ise, Özal’ın bu söylemin kendisine ait olmadığını Ehl-i Sünnet İslam Kelamcıların ürettikleri bir fikir olduğunu ortaya koyarak, Mutezile mezhebinin fiyatların belirlenmesinin Allah’ın değil, insanın sorum yükümlülüğünde olduğunu ileri sürdüğünü ifade ettikten sonra niçin Özal, bu görüşe müracaat etmiyor diyor soruyor ve ardından tabii ki işine gelmiyor şeklinde kendisi cevaplıyor.

Yazar şu şekilde devam ediyor: “Her şey kendi seyrinde yürüsün, zam yapmak zamanı gelince yapılsın,enflasyon tırmanmak isteyince tırmansın, işsizlik artınca artsın, işsizlik yükselirse yükselsin, itibarımız dışarıdan borç almakla artacaksa artsın, sonra da faturayı Allah’a çıkar. Böyle ekonomik bir düzeni sokaktaki insan da yürütür. Ekonomistlere ne ihtiyaç var? Türkiye’de bugün halk hayat pahalılığından yakınıyorsa, bu Allah’ın suçu değil yetkililerin suçudur.”

Mehmet Bayraktar’ın o gün eleştirdiği şeylerin bugün hala eleştiriliyor olması bir açıdan bazı alanlarda yerinde saydığımızı da gösteriyor desek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Ve yazarın o gün için kurduğu bütün eleştri cümleleri 2019 yılında da birebir aynısı kurulsa kimse itiraz edemez.


YAZARIN DİĞER YAZILARI

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ