Toprak Yollu,Tezek Kokulu Bir köyde Şehid Cenazesi

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 56 makalesi bulunuyor.

Bir bahar akşamı yolu topraktan olan köye ulaşmıştı kara haber.Hemen ardından Muhtar Mehmet Emminin toprak damlı evinin çatısından aşağı boydan boya bir bayrak asılmıştı.Son iki yılda dördüncü şehit haberiydi bu fakir dağ köyüne gelen.

Şimdi toprak damlı kerpiç köy evinin dışından duyulan kadın ağıtları,hıçkırık sesleri evin bahçesinde yankılanıyordu.Evin avlusuna yapılmış küçük ahırdaki 2 inek 7-8 koyun bile huzursuzdu.Tezek kokularına taziyeye gelenlere dökülen gül suyu karışmıştı.

Yolu topraktan olan köy, Anadolu’da geri kalmış yüzlerce köyden biriydi.İnsanların kendi halinde geçindiği,köy kahvehanesinin dışında kolay kolay kolay insan göremeyeceğiniz bir yerdi.Gençlerin çoğu köyden ümidini kesince köyü terk etmiş, işlerin çoğu kalan bir elin parmakları etmeyecek sayıda gence ve çoğu ortanın üzeride olan yaşını almış köylülere kalmıştı.Bakımsızlık,alt yapısızlık,unutulmuşluğun tüm belirtileri bir kaç dakikada anlaşılıyordu.

Mehmet Emminin oğlu Şırnakta komando taburunda askerdi.Gelen bilgiye göre gece operasyonunda bir mayına basmış,iki ayağı birden kopmuştu.Helikopterle hastaneye yetiştirirlirken kan kaybından vefat etmişti.Askeri tören aracının zor geçtiği köyün toprak yollarından ilin alay komutanı ve Valinin de katılımıyla bir tren düzenlenmiş,kabir başında 7 pare silah atılmış,Fatihalar okunup saygı duruşu yapılmıştı.Sonra tüm yetkililer,töreni izleyen basın,gelen ziyaretçiler birer bire gitmiş, Mehmet Emmi’nin evinin bahçesinde ceviz ağacının gölgesinde oturmuş bir kaç akrabası ve köyün yaşını başını almış ihtiyarları kalmıştı.Köy İmamı Hasan’da ceviz ağacının gölgesinde oturanların arasındaydı.

Ağacın altında avluda oturan grup beş dakikadır suskundu.Orada bulunanlar sanki organize olmuş,kendilerine söylenmiş gibi başları önde yere bakıyorlar bir şey konuşmuyordı.Söylenecek hiç bir şeyin bir anlamı olmadığı zamanlardan biriydi bu.Ölüm haberi gelen yer önce sarsılır,sonra feryat figan yükselir,mevta kabre konduktan sonra sesli ağlamalar yerini hıçkırığa bırakırdı.Sonra hıçkırıkta kaybolur,insan içinden ağlardı.İşte bu an insanın ölüm karşısındaki çaresizliğinin,ölümü kabullenişinin safhasıydı.Ceviz ağacının gölgesinde fakir bir anadolu köyünün yüzlerinde yılların cefasının izleri bulunan insanları sessizce konuşmadan yere bakıyordu….

Bu sessizliği Mehmet Emmi bozdu.

“Mayına basmış Ercan ” dedi.Yutkundu,boğazını temizledi,zorlukla devam etti.”eğer yaşasaydı kahrından ölürdü.Koşmayı,halay çekmeyi,top oynamayı severdi oğlum”

Köylüler içi yanan babanın bu sözlerini bir ağıt dinler gibi dinlediler.Kimse sesini çıkartıp bir şey söylemeye cesaret edemedi.Mehmet Emmi köyün abisi sayılırdı.Ne zaman bir sıkıntı olsa her yere ilk o koşar,ilk yardım elini önce o uzatırdı.Şimdi kendisine gelmişti teselli vermenin sırası.
Köy İmamı Hasan bozdu sessizliği,kendisinden beklenenden başka bir şey değildi ağzından çıkanlar.

“Kader “dedi.”Takdiri ilahi..Şehitlik nasip oldu Ercana”

Mehmet Emmi kaşlarını kaldırdı.İmam Hasan’ı süzdü.Ardından ağzından kendiliğinden çıkan yüreği yanan bir babanın hassasiyetiyle konuştu.

“Kimsenin anlamadığı,kimsenin neden çıktığını bilmediği bir düşmanlığın,karanlık savaşına kurban gitti evladım.Vatan hizmetindeydi şehit oldu.Ama neden savaştığını ne biz bildik ne kendisi”

Kimse ses etmedi.Ceviz ağacının yaprakları bir bahar rüzgarıyla sallandı.Tezek kokulu,yolu topraktan olan köyde.

M.K

YAZARIN SON YAZILARI
Hayret - 21 Ekim 2017
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
Persona Koleksiyonu - 19 Nisan 2017
HAKİKATE KÖR OLMAK - 1 Nisan 2017
Mirasyediler Derneği - 10 Mart 2017
Dike,Themis ve Nomos. - 25 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ