SİZİNDE DÜŞMANINIZ O MU?

Mesut Erdemir

Yazarın şu ana kadar yazılmış 110 makalesi bulunuyor.

Sosyal medya ortamında dile getirilen bazı sözleri ezber ettim. Ezber ettimde iyimi ettim bilmiyorum. Eskiden sanal ortamda yazılanları ciddiye alır, ilgili kişilere cevaplar yazar hatta bildiklerimden bile şüphe ederdim. Çünkü şüphe etmenin düşünme ediminin başlangıcı olduğunu aklım başıma erdiği günden beri iyi bilirim.Fakat bir baktım ki sodyal medyada insanlar neyi ne kadar bildiklerini sorgulamadan ezberlerini konuşturuyorlar.

Sosyal medyada ezberlerin konuşturulduğu alanlardan bir tanesi de Mustafa Kemaldir.

Mustafa Kemal ile ilgili olarak ezberlerini konuşturanları ” yeminli Mustafa Kemal düşmanları” başlığı altında toplayabiliriz. Bu noktada, üç tür grup ile karşılaşıyoruz: Birinci grup Mustafa Kemal’i gardrobuna astığı ceket gibi algılayor ( ki bunlara Yakup Kadri gardrop Atatürkçüleri adını verir ) ve bu gruptaki insanlar ona hakaret ettiklerinin farkında olamayacak kadar zavallıdırlar. Bunlar üzerine düşünmeye bile gerek yok.

İkinci gruptakiler O’nu, dini inancı olup olmadığı yönünde üzerine vazifeymiş gibi sorgular ve iki satır yorum yazdıktan sonra kendi hayalindeki cehenneme atıverirler. Meseleyi hiçte bilimsel kriterlere göre ele almayan bu insanlara sorulması gereken sorular bellidir:
*Bir tarihsel dönemin analizini kendi değer yargılarımıza göremi yapacağız yoksa o dönemin tarihsel ve sosyolojik koşullarına göre mi?
*Bir ateist Hz. Muhammed’e ve onun gerçekleştirdiği tarihsel paradigmaya ve devrime nasıl bakmalıdır? O’na insanlığın geleceği açısından oynadığı role göremi bakmalı yoksa kendi değer yargılarına göre mi?

Bu soruları sorduğunuz andan itibaren biliniz ki yeniden küfürleri yemeye başlarsınız. Oysa bilmedikleri “İnsanlık tarihinde zalime karşı zor kullanmış bütün devrimler ve devrimciler mevcut toplumsal kurumları zorla değiştirmişlerdir. Devrim, gerekli ve zorunluysa gerçekleşmesinin önüne geçmek mümkün olmuyor.” olduğudur.

Üçüncü grup yeminli Mustafa Kemal düşmani ise “sol” cenahtandır. Bunlara “Bütün burjuva devrimlerinin karekteristik özelliği 1923 devriminde kendini gösteriyor. Ve sizler devrimler çağını anlamamışsınız. O dönemde devrimler tekmil millet emperyalizme karşı savaşarak yapılmıştı şimdi ise karşı devrimler çağı ve birileri karşı devrimin sadece bir enstürmanı olmaya yönelik önemli adımlar atıyor.” deseniz bile fayda etmiyor çünkü bunlar tarihin “yetmez ama evet” lerle ve yedek lastik misali değiştirilebileceğini düşünüyorlar.

Bunlara “Aklınız alıyor mu? Dünyanın neresinde görülmüştür bilmiyorum. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde adaletten, eşitlikten ve özgürlükten yana olanlar tarihin tekerleğini ileriye doğru döndüren devrimci önderlere ve peygamberlere düşmanlık yapmazlar. Örneğin Fransa’da Robespiyer,Danton düşmanı bir sosyalist veya sosyalist olmayan bir insan bulabilir misiniz? Veya İtalya’da Garibaldi, ABD’de Corc Vaşington, İngiltere’de Kromvel, Çin’de Sun Yat Sen, Güney Amerika’da Bolivar düşmanı bir solcu ya da sağcı bulabilirmisiniz? Devrimcilere ancak tarihin dışına düşmüş insanlar düşman olabilirler.”dediğinizde ise sadece susuyorlar.

Böylece susmanın bir erdem olduğunu bu “solcu” arkadaşlar sayesinde birkez daha öğrenmiş oluyorsunuz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ