SİYASAL İSLAMCILARDAN MEDET UMMAK VE BİR ADIYAMAN HİKAYESİ

  • 10 Mart 2019
  • 268 kez görüntülendi.
SİYASAL İSLAMCILARDAN MEDET UMMAK VE BİR ADIYAMAN HİKAYESİ

“Efendiler, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen zamana uygun ve bütün anlam ve biçimleri ile medeni bir sosyal toplum durumuna ulaştırmaktır. İnkılâplarımızın temel ilkesi budur. Bu gerçeği kabul edemeyen düşünceleri darma dağın etmek elzemdir.

Mustafa Kemal

 

Bu yazıyı yazmama sebep olan Sadık Usta’nın bu konuda twitterda yaptığı paylaşımdır. Sadık Usta’nın yazısının rotasını bozmamak adına maddeler halinde paylaştığı mesajını toplu bir biçimde sizlerde de paylaşmak istiyorum.

1. Türkiye’de sol ve laiklerin iki temel hatası var: Birincisi; AKP’nin karşı devrimci karakteri yeterince fark edilemiyor ve buna göre vaziyet alınamıyor. Toplumun günden güne daha fazla dincileştirilmesinin yarattığı tehlikeler görülemiyor.

2. Dolayısıyla buna karşı bir ideolojik mücadelenin verilmesi gerektiği kavranamıyor. Sanılıyor ki bu süreç “emekçi devrimiyle” aşılacaktır. Çok yanlış. Marx, “din halk için afyon” dememişti, “din, halkın afyonudur” demişti, yani din halkın kendisinin sarıldığı bir mefhumdur.

3. Halkın aydınlanması ciddi bir ideolojik mücadeleyi gerektirmektedir fakat sol bu konuda, yani dincilikle mücadelede donanımlı olmak konusunda henüz emekleme evresinde bile değildir. İkinci büyük yanlışsa; “AKP bir şey yapamaz, Batılı devletler buna izin vermez” anlayışıdır.

4. Batıya güvenmek ahmaklıktır. CHP ve diğer muhalif partiler, bu konuda sadece gaflet içinde değiller aynı zamanda saflarına yığınla aldıkları sahte Atatürkçülerle krizin daha da derinleşmesinin kaynağıdırlar. Anlayacağınız, “Kırk katır mı kırk satır mı” gibi bir çıkmazdayız.

Sadık Usta’nın 4. maddelik mesajını okuduğumda aklıma Mustafa Kemal’ in 30 Ağustos 1925 de Kastamonu da yaptığı konuşma geldi. Ne diyor devrimci Mustafa Kemal:

“Efendiler, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen zamana uygun ve bütün anlam ve biçimleri ile medeni bir sosyal toplum durumuna ulaştırmaktır. İnkılâplarımızın temel ilkesi budur. Bu gerçeği kabul edemeyen düşünceleri darma dağın etmek elzemdir. Şimdiye kadar milletin beynini paslandıran, uyuşturan bu anlayışta bulunanlar olmuştur. Her halde bu anlayışlarda bulunan uydurma şeyler bütünüyle uzaklaşlaştırılacaktır. Onlar çıkarılmadıkça beyne gerçeklik nurlarını yerleştirmek imkânsızdır…”

Var olan tarikatların amacı kendilerine bağlı olan kimseleri dünyada ve manevi olan hayatta mutluluk sahibi yapmaktan başka ne olabilir? Bugün ilmin, fennin, bütün kapsamı ile medeniyetin ışığı karşısında filan veya falan şeyhin uyarmasıyla maddî ve manevi mutluluğu arayacak kadar ilkel insanların Türkiye medeni toplumunda varlığını asla kabul etmiyorum.

Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin gerektirdiğini yapmak insan olmak için yeterlidir. Tarikat reisleri bu dediğim gerçeği bütün açıklığıyla anlayacak ve kendiliklerinden hemen tekkelerini kapatacak, müritlerinin artık erginliğe ulaştıklarını elbette kabul edeceklerdir.

Arkadaşlar, huzurunuzda millet karşısında düşüncelerimi sunarken hissettiğim ve gördüğüm konuları olduğu gibi söylemeyi tarih ve vicdan karşısında görev bilirim.”

Mustafa Kemal adeta dinci gericiliğe karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğinin işaret fişeklerini atıyor. Bu işaret fişeğinin en önemli iki adımı: İrade ve cesaret…

Siyasal islamcılara güvenilemiyeceğinin en önemli laboratuvar alanlarından biri de İrandır.

1979 da gerçekleştirilen İran İslam Devrimi, İranlı Komünistlerin gericiliğe güvenmenin ve mollalara tarihsel rol biçen tahlillerin yol açtığı vahim bir hatadır.” Bu değerlendirmeyi o döneme tanıklık eden İranlı Komünistlerde yapıyor.

Bu değerlendirmeleri alt alta koyup Türkiye genelinde ve Adıyaman özelinde düşündüğünüzde değişen bir şeyin olmadığını görüyorsunuz.

Adıyaman düzleminde solu temsil edecek bir aday bile gösterilememişken siyasal islamcılar üç koldan yerel iktidara CHP ve HDP ”nin desteğiyle taşınıyor. Memleketin içine düştüğü karanlığın ve kaosun baş aktörü siyasal islamcılar iken CHP ve HDP adeta üç siyasal islamcı adayın üçüne birden hayat öpücüğü konduruyor. Tamda solun Adıyaman’ı yerinden sarsması gereken bir dönemde bunun yaşanması oldukça manidar değil mi? Çözümsüzlüğü üretenler üzerinden çözüm aranıyor. Ne garip değil mi?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ