Samsatlı Lucianus’un Tarih Anlayışı -1 -

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 56 makalesi bulunuyor.

Tarih kavramına nasıl yaklaşmalıyız? Kendi fikir,inanç ve idelojik görüşlerimizden ayrı bağımsız,objektif bir tarihçilik yapabilir miyiz?Tarihsel bir olay gerçek anlamda tam olarak kavranabilir mi?Tarihin ilerleyişinde belirli bir kanun var mıdır?Böyle bir kanun varsa bunun ilkelerini belirleyebilir miyiz?

Tarih felsefesinin tarih kavramı ile ilgili sorduğu soruların bazıları bunlardır.Temel uğraşı soru sormak olan felsefe, ilgi alanını tarih gibi hemen herkesin bir fikri olduğu alana kaydırdığında ortaya tartışmalı kesinliği olamayan sayısız cevap çıkıyor.

Tarih,yaşanmış,olmuş bitmiş olaylarla ilgilenir.Tarihçi incelediği tarihi olayla ilgili delilleri,belgeleri toplar,olaya farklı açılardan baktıktan sonra olayın nasıl gerçekeştiği konusunda kanaate varır.Peki bu süreçte tarihçi nasıl davranmalıdır? Ne yapladır ki olayları olduğu gibi objektif biçimde anlatabilsin?

Tarih felsefesi alanında eser bırakmış,bu dalın ilk örneklerinden olan,bu coğrafyaya yabancı olmayan Samsatlı Lucianus bu soruların ilk cevaplarını veren ilk düşünürlerden biridir.M.S 120-180 yılları arasımda yaşamış,bugünkü Samsat’ta doğmuş olan Lucianus;İtalya,Yunanistan gibi pek çok ülkeyi gezmiş,Yunan edebiyatının en önemli mitoloji ve felsefe eleştirmenlerinden biri olmuştur.Onun eserlerinin başlıca amacı,insan ruhunun kötü ve bayağı taraflarını tenkit etmek,ilkçağın çok tanrili din anlayışını çürütmektir.Lucianus ayrıca Hıristiyan inancındaki Hz İsa’nın tanrı olduğu inancına da karşı çıkmıştır.Batıda iyi tanınan bu filozofla ilgili ülkemizde yeni yeni çalışmalar yapılmaktadır.

Lucianus kuşkusuz farklı bir anlatım tarzına sahip bir düşünürdür.Eserlerinde yoğun hiciv ögelerine rastlanır.Bu hiciv,o kadar ileri gider ki anlatımları bilim kurguya kadar varır.Örneğin “Olmuş Bir Öykü” eserinde aya seyahati anlatır.Bu eseri aslında kendi döneminde abartılı şekilde seyahatname yazanlarla alay etmek için yazılmış bir eserdir.Mesela Seyehatnamesinde insan yutan koca yılanlardan bahseden bir seyyah ile şöyle alay eder;

“Kendisi de oradaymış, gözleriyle görmüş; ama yüksek bir ağaca tırmanmış olduğu için kendini korumuş, bir kötülüğe uğramamış. İyi etmiş o yılanlara yaklaşmadığına, ne yapardık sonra? Bu savaşta kendi elceğizi ile nice büyük, parlak işler görmüş olan yüce bir tarihçiden yoksun kalırdık. Hani geçmiş olsun, büyük belalar atlatmış!

Lucianus tarih yazıcılığında yine aynı çizgisini korur.Ona göre tarihi olaylar anlaşılır, güncel,mübağlalı ve ağdalı olmayan,abartıya kaçmayan bir dil ile yazılmalıdır.Bu konuda şöyle der

“Tarihçi edebî metin ustası gibi değildir, o olmuş olan şeyleri anlatıyor, oldukları gibi söylemesi yeter.”

Çünkü Lucianus’un asıl düşüncesi döneminin yazarları ve düşünürlerinin,mevki,makam ve alkış uğruna aşırılığa kaçması ve tabiri yerindeyse dalkavukluk yapmalarıdır.Lucianus bu tür davranışlarda bulunan tarih yazarlarını kınar.Onların kendi zamanları için değil gelecek için eser bırakmaları gerektiğini hatırlatarak,kendilerini gündelik menfaatleri uğruna gelecekte kötü anılmamak için olayların gerçekliğini adaletli şekilde tarafsızca yazmalarını tavsiye eder.

Devam edecek

YAZARIN SON YAZILARI
Hayret - 21 Ekim 2017
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
Persona Koleksiyonu - 19 Nisan 2017
HAKİKATE KÖR OLMAK - 1 Nisan 2017
Mirasyediler Derneği - 10 Mart 2017
Dike,Themis ve Nomos. - 25 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ