Persona Koleksiyonu

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 60 makalesi bulunuyor.

Carl Gustav Jung, 6 Haziran 1961’de öldü. İsviçreliydi, analitik psikolojinin kurucularından biriydi.

Persona kavramını literatüre ekleyen o’dur.

Persona, adını eski Roma’dan alır. O zamanlar tiyatro sanatçılarının oyun sırasında taktıkları maskeye persona denirmiş.

Peki nedir bu persona? Romalı tiyatro sanatçılarının taktıkları maskenin adı nasıl oldu da 1961 de ölen İsviçreli bir psikiyatristin kitaplarından bilim literatürüne girdi?

“Junga göre persona kişinin toplumsal beklentilerine göre taktığı maskedir. Kişi bu maske ile beklenen ve istenin davranışları sergiler, diğer kişiler üzerinde etki yaratır ve kişiliğinin öznel taraflarını saklar. Toplum kişiyi, bu maskeye göre değerlendirir.

Jung’a göre her insanda birden fazla maske olabilir. Çeşitli sosyal ilişkilerde farklı maskeler ortaya çıkabilir.”

Bu açıdan baktığımızda toplum maskeli bir balodan ibaret görünüyor. Yani Jung’un persona olarak tanımladığı maskelerle dolaşan insanlarla yaşıyoruz. Maske bizim doğamız diyor Jung.

Ancak en tehlikelisi  kişinin toplumsal şartlara göre taktığı maskeyi kendi kişiliği ile özleştirip, maskeyi kendisi sanmasıymış. Bu aynı zamanda büyük bir psikolojik sorunun da habercisi.

Kişinin belki çalıştığı iş yerinde disiplinli, evde sevecen, arkadaşları ile matrak bir ruh haline bürünmesini kimse yadırgamaz. Hatta sosyal yaşamın zorunluluğu bunu gerektirir.

Ancak bazı durumlarda maskeler öylesine değişmektedir ki, maskeyi taşıyan kişinin kim olduğunu kendisi bile unutmaktadır.

Çıkar duygusu insanlara maske üstüne maske taktırmaktadır.

Rusların matruşka bebeklerini andıran bu maskeleri kaldırıp kişiliğe ulaşmak hemen hemen arkeolojik kazı kadar zordur.

Çünkü çıkar duygusu özellikle siyaset ile birleştiğinde birinci öncelik yaranmaktadır. Yaranmak ise hem tüm yalakalıkların başı hem de insanın kendi kendisini inkarı demektir.

Yaranmak isteyen önce kendisine en çok yarayacak bir maske bulur. Bunu dış görüntü ile destekler.

Dini bakımdan düşünürsek, dini çevrelere yaranmak isteyen kişi dindar maskesi takar bunu sakal tespih gibi aksesuarlarla destekler.

Amaç aslında içerik değil görüntüdür. Çünkü insan en çok gördüğüne kanar. Göz görüntüyü algılar ama içeriği algılayan zihindir. Gözün zihni aldatması ilizyondur.

Maske sahibi bu ilizyon zaafını kullanan insandır aynı zamanda. Özellikle imajın son derece önemli olduğu çağımızda güzellik duygusu içerikten çok biçimselliğe kaymıştır.

Ambalajın kutusunun içindekinden önemli hale gelmesidir bu.

Maskeler çoğalıp katmanlaşınca  yani yüzün üzeri bir Anadolu katmeri gibi kat kat personalar ile kaplanınca kimin hangi personası ile konuştuğunu ayırt etmek gittikçe zorlaşmaktadır.

Çünkü her bir çıkarı için ayrı maske taşıyan kişi, maske çokluğundan aslını kaybetmiştir.

Jung, insanın personasını asıl kişiliği zannetmesini tehlikeli saymıştı

Şimdi sormak lazım ya persona çokluğundan kişilik kaybolmuşsa ne olacak?

Yüzü olmayanın yüzü taktığı maskeden ibarettir.

 

YAZARIN SON YAZILARI
Atina M.Ö 399 - 30 Kasım 2017
Hayret - 21 Ekim 2017
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ