‘PARDON’ YALNIZCA BİR FİLM DEĞİLDİR

ASIM ÖCAL

Yazarın şu ana kadar yazılmış 47 makalesi bulunuyor.

Geçmişte yazdığım yazıların birinde ismi geçti, bana 6 ay küstü. Hatta avukatlara danıştı beni mahkemeye vermek için ama sonunda zorlada olsa barıştık. Bugünkü yazımın konusu da aynı kişiye ait. Belki yine küser ama ne yapayım bu renkli kişi ve olayında anlatılması gerekiyor.

Şimdi kimden bahsettiğimi merak ettiniz söyleyeyim. Bekir TURGUT, tanımadınız mı? Öyleyse Bekir AĞA diyeyim. Yine mi tanımadınız? O halde namı diğer ‘Çakmaklı Bekir’ bak şimdi hepiniz tanıdınız. ( kızma bekirim sen bizim ağamızsın ama herkesin tanıması için ÇAKMAKLI da demek zorundayım)

Olayımız 12 Eylül 1980 harekatının hemen sonrasında meydana geliyor. Yaşı müsait olanlar hatırlayacaktır, o dönem tüm Türkiye’de olduğu gibi Besni’de de siyasi olaylar çok yoğun idi. Olayın başlangıcı 12 eylül öncesine dayanıyor, kahramanımız Bekir Ağa kiracıları olan öğretmenin küçük mutfak tüpünü değiştirmek için çarşıya iner. Nedim’in kahvesinin karşı kaldırımından giderken gençler kahvenin önünde bir eylem yaparlar. Bekir Ağa olaya karışmadan çeker gider.

Darbe sonrası bir akşam yemek için sofraya oturduklarında mahallelerinde oturan bekçi Hasan çavuş gelerek Bekir’in karakolda bir imzası olduğunu hemen imza atıp geleceğini söyleyerek karakola davet eder.

Kahramanımız yemeğini yemeden kalkar ve karakola gider. ( olayı her anlattığında yemek yemeden gittiği için çok üzüldüğünü söyler, demek ki Ağamız çok açmış) Bekir TURGUT karakola girer girmez alırlar ve olayla ilgisi olduğunu söyleyerek sorgulamaya başlarlar.

Bekir AĞA ne kadar yemin etse de yinede görevlileri ikna edemez zira bu kez sağlam yerden ihbar gelmiştir. Sonuçta Bekir’i nezarethaneye atarlar. İçerde kendisinden başka kimse yoktur. Ağa yalnızlığa alışık değildir. Bir çene yoldaşı olmadan saatler geçmez. Üstelik akşam da olması sebebiyle karanlıkta kalınca korkmaya da başlar. Saatler geçmek bilmez  karanlık ve yalnızlık artık canına tak eder ve aklına bir fikir gelir. Polisleri çağırarak olay anında yanında kapı komşuları Ali PAMUKÇU’nun da olduğunu söyler. ( Ali Pamukçu şimdi Uşak’ta ikamet ediyor) Aradan yarım saat geçmeden Ali Pamukçu’da nezarethaneye getirilir. Bekir Ağa’ya artık çene yoldaşı gelmiştir. Bekir Ağa yeni gelene sorar;

La komşu senin ne işin var?

Valla bilmiyom kahvede kağıt oynuyodum aldılar getirdiler.

Ne suç işledin ki?

Valla bişeyden haberim yok.

 

Böylelikle Bekir Ağa gelen çene yoldaşı ile sabahı eder. Gün ışıyınca bırakılacağını zanneden Bekir ağa çene yoldaşı Ali ile birlikte Adıyaman’daki meşhur Pirin Palasta misafir edilirler. Koyulan eylemle bir ilgisi olmayan Bekir Ağa sorgusuz sualsiz 4 ay yatar, çene yoldaşı olarak çağırdığı komşusu Ali Pamukçu ise 6 ay yatar.

Eh kolay mı koskoca Bekir Ağa’ya çene yoldaşı olmak. Yattıkları süre içerisinde kahramanımız komşusuna ihbar edenin kendisi olduğunu söyler.

Ne yapalım Bekir Ağa ister küs, ister darıl böyle olay yazılmaz mı?

 

ASIM ÖCAL

22.09.2005

 

YAZARIN SON YAZILARI
KORKAKSINIZ - 7 Ekim 2017
DOLANDIRICILIĞA DİKKAT - 6 Temmuz 2017
CUMHURİYET YIKILDI - 22 Nisan 2017
BEDRİ RAHMİ EYUBOĞLU - 4 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ