ÖLÜM AHLAKI

Adıyaman Platform

Yazarın şu ana kadar yazılmış 102 makalesi bulunuyor.

Ölüm,ahlakın bir şubesi değildir.Ancak tüm ahlakı belirleyecek kadar ,kesin ve kaçınılmaz bir gerçektir.

Işığın değerini nasıl karanlık belirliyorsa; hayatın değerini de ölüm belirler.

Çok sevdiği ,beğendiği kitabı okurken insan,sayfalar ilerledikçe tuhaf bir hüzne kapılır,çevirdiği her sayfa artık onun için daha değerli hale gelir.Daha kaç sayfa kaldığını tahmin eder ancak bilmek istemez.Okuduğu her satırın kitaptan ayrılışının habercisi olduğunun farkındadır artık.Her satır, her kelime bir başka değerlidir onun için .

İşte yaşamda bir daha okuyamıyacağımız bir kitap gibidir.

Tek farkı bu kitabı bazen biz bazen başka bir güç yazar.

Bu kadercilik değildir tabii ki

Çünkü hangi insan,hayatının tüm evrelerini sosyal bir dünyada kendisi şekillendirebilir ki.

Hepimizin hayatları,birbirine bağlıdır.Dizginlerin hep elimizde olduğunu sanmak yanılsamaların en büyüğüdür.

Ölüm bir sondur kimi için.Dipsiz bir karanlık

Kimisi için bir düğün gecesi(Seb-i Aruz)

Kimisi için bitmek bilmez,unutmaya çalıştığı bir kaygı.

Bir ölü için minarelerden okunan her sela bir ihtardır.

Her mezar taşı,kendisinin kaçınılmaz akıbetini haber veren bir mektup gibidir.

Her canlının tadacağı bir şeydir ölüm.

Yaydan fırlamış bir ok gibidir hayat, şaşmaz bir hedefe ölümün tahtasını her seferinde onikiden vurmaya kilitlenmiştir.

O kadar gerçek o kadar kaçınılmazdır ki ölümün bilincinde olan insanı,mutlak manada şekillendirir.

Hayata açılmış her pencere ufukta ölümü görür.

Bu mutlak şekillendirici,hep yanı başındadır insanın.Onun nefesini ensesinde hissetmeyen yoktur.

Sevinçlerle,acıların;tutkularla,heyecanların;hayal kırıklıkları ile başarıların iç içe geçtiği hayatta ölüm kimisi için bir kurtuluş, kimisi için korkunç bir sondur.

En çok, yaşamlarında toprak olacak bedenlerini alabildiğince hazların kölesi yapanlar korkar ondan.

Hayatta kaybedecek bir şeyi kalmamışların ise duasıdır.

Ölüm hakkında ne düşündüğünüz yaşadığınız hayata, yaşadığınız hayatı nasıl şekillendirdiğiniz ise ölümden ne anladığınıza bağlıdır.

Ölüm ya insanı dindar yapar ya umutsuzca kaybolmuş bir yolcu yada her gününü doyasıya yaşamayı prensip edinmiş bir hazcı.

Yaşamayı değer kılan bir şeydir ölüm. O mutlak gerçek olmasa idi Firavunların saltanatı bitmez,Karunlar zulme devam ederdi mesela.

Yaşam sürüp giden bir monotonluktan ibaret olur,insan tekamül edemezdi.

Onun tahttan indirmediği Kral yoktur.

Onun alt edemediği yiğit yoktur.

Zaman zaman önceden gönderir habercisini,zaman zamanda çat kapı geliverir.

Ölüm herkesi toprakta eşitler.

Bir kodamanın mezarının granit mermer olması onun toprak olmasını engellemez.

Ölüm insanı değer üretmeye zorlar.

Ölüme şairler, mısralarla

Mimarlar,anıtlarla

Yazarlar ,kitaplarla

Bilgeler,öğütlerle

Salih insanlar,isimleriyle

Ressamlar,resimleriyle

Aileler,çocukları ve soylarıyla

Müzisyenler,notalarıyla meydan okur.

Bunlar ölmezler; isimler var oldukça,kitapları raflarda durdukça,resimler duvarları süsleyip,dikilen ağaçlar meyve verecektir.

Ölüm ancak karnını doyurmak için yaşayanları öldürür.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ