Notlarımdan

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 67 makalesi bulunuyor.

Aslında mutsuzluğun ve acının kaynağı isteklerimizin sonsuz,kaynakların ise sınırlı olmasıdır.

Hepimiz küçük midelerimizle dünyanın bütün nefis yemeklerini arzu ediyor,iki metre olmayan bedenimizle ,en büyük sarayları istiyoruz.Sonsuz isteklerle,sonlu dünya kaynakları içinde içimizde hiç doymayan,tatmini imkansız bir hayvan besliyoruz.Hırsla,tutkuyla arzu ediyoruz.Bencilliğimizin ve haz tutkumuzun motoru gaza bastığında bir duvara toslayacağımız kesin.

Ölüm bile durduramıyor bizi.Hiç ölmeyecekmiş gibi tüm dünyanın hatta ondanda öte kainatın anahtarlarını talep ediyoruz.

Sahip olmak istediğimiz şey bir yanılsamadan,gelip geçici birşeyden ibaret olduğunu bilsekte istiyoruz.Çünkü biz sahip olmayı ,sahip olma hazzını tatmayı seviyoruz.

Sevdiğimiz şey araba değil arabaya sahip olma hazzı aslında.

En iyi cep telefonlarının kendisini değil bende son model IPONE var demeyi seviyoruz.

En güzel kadını değil,ona sahip olma hazzını seviyoruz.

İçimizde korkunç bir cimrilik var.Bizi biriktirmeye zorlayan.

Bu cimri hayvanı içimizde taşıdığımızı reddetmek için bahaneler buluyoruz.

On apartmanı,beş fabrikası olan kişi gecekonduda oturandan daha aç gibi görünüyor.Gecekondudaki apartman sahibi olsa,geçmişi unutacak yeni villalar isteyecek.

Çocuklarımıza kalsın diyerek bir mazeret uydursak da aslında buna bizde inanmıyor,kendimizi kandırıyoruz.

Arzu ,istek tutkuya , tutku hırsa,hırs karanlık etrafını görmez bir koyu körlüğe dönüşüyor.Sonra aklımızı ele geçiriyor,insanlığımızı unutup,hırslarımız için yaşıyoruz.

Sevgi,merhamet,duygudaşlık,iyilik kafamızda asılı duran bir tabela .Bu tabela asla hayatın içine girmiyor çünkü akıl duvarımıza hırsın zincirleriyle prangalanmışlar.

Hırsın,sürekli hazzın prangaları ile zincirlenmiş olduğumuz halde kendimizi özgür sanıyoruz.

Hayallerimiz,para,tatil,bina ile dolu.Piyangocular,sayısal lotocular ,iddiacılar ise bir hayal taciri aslında.Haz ile sulanmış ağızlara havuç gösterip ,onu asla ulaşılamayacak yere asan tilkilere benziyorlar.Havucun peşinde koşan aç tavşanların,tilkinin tuzağına düşeceği kesindir.Aç balık oltaya yakalanma ihtimali en fazla olandır.Biliyoruz ama hırs gözümüzü kör etmiş,oltadaki leziz yeme kanıp saldırıyoruz.

Elimizde olana değil ,olmayana kıymet veriyoruz.

En güzel mobilya evde yükümüzü taşıyan değil,mağazada duran bizim için.

Hırsla koşuyor,duvara tosluyoruz.Bu duvar aşabilen birkaç kişi bizimle birlikte duvara toslayan kafaların acısını,perişanlığını görmemizi engelliyor.Piyangoyu kaybeden milyonlara karşı kör,kazanan bir kişiye karşı alabildiğine keskin gözlerimiz.Hırs,görmek istediğine dört gözle bakarken,yanı başındakine karşı kördür.Ölen bir yakınımız bile ayıktırmıyor bizi.Hep başkalarının taziyelerine gittik,başka mezarlara Fatiha okuduk.Aynı yolun yolcusu olduğunu gafletle unutuyoruz.

Haz salyaları sel oldu, insanlık boğuldu.

Bu selde kanaatkarlığın gemisi, Nuh’un gemisi lazım bize.

Cudi dağında sakinleşecek…

MK

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
Notlarımdan - 15 Ekim 2018
Geçmişe Mektup - 12 Ekim 2018
Depresif Seçimler - 23 Haziran 2018
Hayır Diyebilmek - 10 Haziran 2018
Zihinsel Uçurum - 13 Nisan 2018
Özgürlük - 24 Ocak 2018
Yeni Ahlak - 25 Aralık 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ