Notlarımdan: Duygu üstüne

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 60 makalesi bulunuyor.

Tuttuğunuz takımın çok önemli bir maçının son on dakikasına 1-0 önce girdiğini düşünün,rakip takım baskı yapıyor,takımınızın kalesi abluka altında,sürekli saate bakıyorsunuz,zaman durmuş sanki bir türlü geçmek bilmiyor süre.Rakip takımın taraftarı için ise kalan zaman yani son 10 dakika çok yetersiz bir süre ve baskı arttıkça kaçan her pozisyonda zaman çabucak akıp gidiyor.Uzatmalar da öyle…

Oysa ne zaman hızlı akmakta ne yavaş.Saat aynı saat,süre aynı süredir.

Zihnimiz ve duygularımızın zaman algımız üzerinde etkisinden bahsediyorum.Zihinsel algılarımız dış dünya üzerindeki somut gerçeklikleri farklı algılamamıza sebep oluyor.Mutlu olduğumuz keyifli bir akşam da zaman su gibi akıp giderken,korktuğumuz veya kaygılı olduğumuz bir günde sanki zaman durmuş gibidir.Dış dünya algılarımıza zihinimizde olup bitenler daha da önemlisi içinde yaşadığımız sürece verdiğimiz duygusal anlamlar derin şekilde etki etmektedir.

Eşya,Newton’un ve izafiyet teorisinin matematiksel olarak açıkladığı nesnel dünyada değişmez ancak bizim ona yüklediğimiz anlam onun eşya olmaklığının ötesinde bir yerlere taşır.Yani biz insanlar eşyayı bakış açımıza göre anlamlandırırız.

Eskicide gördüğünüz kırık dökük bir masa sizin için sadece eski bir masadır.Oysa o masayı evinde kullanmış,üzerinde ailecek yemekler yenmiş kısacası mutlu günlerin anılarının bir parçası olmuşsa eğer o eşya artık bir masa olmaktan çıkmıştır.

Eşyaya anılar ve anılarla beraber yüklenen duygular sirayet etmiştir.Müzeleri düşünün,Mustafa Kemal’i seven biri için onun kullandığı eşyaların olduğu bir müzede gördükleri, ondan geride kalanlar için sadece bir elbise ,saat yahut bir kalem değildir artık.Nesne,ona yüklediğimiz anlamla nesne olmaktan çıkmış,anılarla ve sevgi ile birleşmiştir.

Yani bilim ve nesnel bakış açısı bize etrafımızda gördüğümüz duyu organları ile algıladığımız varlıklara olduklarından farklı bir anlam yükleyerek onu duygusal anlamda aşkınlaştırmaktadır.Ben buna zihnin eşyayı aşması diyorum.

Vatanını seven insan için bayrak bez parçası değildir.Onun kırmızısında bir vatansever hiç görmediği bilmediği atalarının döktüğü kanları görür.Bayrak bir bez parçası olmaktan çıkar onun altında birleşilen toplayıcı bir sembole dönüşür.

Duygularımız,zihnimiz de eşyaya metafizik bir anlam yükler.

Duyguların, zihnimizin çalışma prensiplerini derin şekilde etkilediği zaman ve makena olduğundan farklı subjektif anlamlar yükleyerek onu eşya olmaktan çıkararak onu anlamlandırdığı kesindir.Bu labratuar ve hesap makinelerinin şekillendirdiği bilimin hiç bir formülle izah edemediği bir şeydir.

Kantın salt akıl katogorileri determinist bir sistemle çalışır.Onun için zihin algıların zihne taşıdığı bilgiyi kendi katagorilerine göre işleyen bir metotla iş görür.Böylesine bir zihin insanın metafizik anlamlar yükleyen bir aklını değil olsa olsa rasyonel kararlar alan yapay bir zekanın aklı olabilir.Zaten Kant’ı Pratik aklı yazmasındaki sebep, bu tür bir akılla insanın zihninin anlaşılamaz olacağını anlamış olmasındandır.

İnsanın zaman ve mekan algısını dahi değiştiren,onun düşünme biçimlerini etkileyerek hayata ait sorular sormasının ve bu sorulara sonsuz cevaplar vermesinin temelinde de sahip olduğu zihin bulunuyor.İnsan rasyonal akıl sahibi bir varlıktır ama o,aynı zamanda da korkan,öfkelenen,seven,merhamet edendir.Duyguyu dışlayan salt rasyonelite asla insanın ne olduğu sorusuna cevap veremez.

Duygularla ilgilenen bilim psikoloji,psikiyatri ve son zamanlarda nöropsikolojidir.Ancak onlarda duyguların ontolojisinden çok ontikliği ile ilgilenirler.Yani onların varlıklarını derin bir bakışla sorgulamak yerine sonuçları ve ilişkide bulundukları olgularla onları yorumlarlar.Duygu,psikolog için tamamen fiziksel hormonsal ve genetik bir şeydir.Bu bize eşyayı aşkın bir şekilde algılamamıza neden olan duygunun ontolojisi ile ilgili yeterli bilgiyi vermiyor.

Son zamanlarda hareketlenen yapay zeka tartışmaları ve denemelerinin baş edemediği en büyük problemde burada.Yapay zeka modelinde duygusal tepki aynı şekilde veriliyor.Ama insan öyle değildir,her tepkisi uyarıcı aynı olsa da aynı değildir.Tepkiyi etkileyen binlerce faktörle şekillenir insan.Bu o kadar çok tur ki hesaplamak neredeyse imkansızdır.

Duygu barındıran insanın rasyonel olması her karararını rasyonel verdiği beklentisi ve bu düşüncelerle şekillenen felsefe artık can çekişmektedir.

YAZARIN SON YAZILARI
Atina M.Ö 399 - 30 Kasım 2017
Hayret - 21 Ekim 2017
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ