NEFRET TARİHÇİLİĞİ

NEFRET TARİHÇİLİĞİ

Olgular size kendilerini olduğu gibi sunduğu halde, sizler onları kendi değer yargılarınıza göre eğip bükerek yorumlayamazsınız. Geçmişte meydana gelmiş tarihsel olayları ise tarihsel kaynaklar üzerinden okurken bile o tarihsel metnin gerçeği ne kadar yansıttığı konusunda ciddi sorularınız ve şüpheleriniz olmalıdır. Eco’nun ” Yorum ve Aşırı Yorum “adlı kitabını okuduğunuzda aslında her metnin, ister güncel ister tarihsel olsun, zamana bağlı olarak kendi içinde ciddi bir serüven yaşadığını bilmeniz gerekir. Okumak bu anlamda bir zihinsel maliyeti gerektiren zahmetli ve sancılı bir süreçtir.
Bir örnek olması bakımından Ebubekir Aytekin’in yazıda söz konusu edilen kitabını felsefe ve tarih biliminin ışığı altında inceleme ihtiyacı duyduk.

 

images (5)

 

Kitap yazmak zor iştir. Belli bir bilgi ve birikim gerektirir. Kitap yazımında bilgi ve birikimin yanında bilimsel metodların uygulanması da önemlidir. Hele bir de bilgiye dayanan bilimsel bir kitap yazdığını iddia ediyorsan… Bilgiye dayalı kitaplarda en önemli mesele bilginin nereden elde edildiği yani kaynağıdır. Tarih bilimi açısından bakarsak kaynaklar ikiye ayrılır: Birinci elden kaynak ve ikinci elden kaynak. Birinci elden kaynak doğrudan olayların yaşandığı döneme tanıklık eden kaynaktır. Dolayısıyla bilimsel açıdan güvenilirliği yüksektir. Tabii ki bu kaynakların sıkı bir incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. İkinci elden kaynaklar ise birinci elden kaynaklardan yararlanılarak oluşturulmuş araştırma eserlerdir. İşte bu araştırma eserlerde kullanılan kaynakların neler olduğu, bu kaynakların bilgilerinin nereye dayandığı bilimsel açıdan oldukça önemlidir. Birinci elden kaynaklara dayanılarak oluşturulmuş bir ikinci elden kaynak yani araştırma eserde bile yararlanılan kaynakların ne olduğuna iyice bakılmalı ve verilen bilgilerin doğruluğu araştırılmalıdır. Mesela bir gazete yazısından faydalanılırken, gazete yazısını yazanın kim olduğu, dönemin siyasal atmosferinin neresinden etkilendiği, kimlerle ilişki içerisinde olduğu gibi bilgiler dikkate alınarak o gazete yazısından bilgi alınmalıdır. Sadece gazete yazısına bakılıp,” bu yazı o dönemi anlatıyor, görgü tanığıdır, kesin doğrudur.” gibi bir yaklaşım kişiyi yanlışa sürükleyebilmektedir. Dolayısıyla bu bilimsel ve teknik meseleler de bilgiye dayanan ve bilimsel olma iddiası taşıyan bir kitapta kullanılmalıdır.

Elimize geçenlerde bir kitap geçti. Bu kitap Adıyaman doğumlu bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Ebubekir Aytekin tarafından yazılmış olup, “Kemalist Devrimlerin Analizi” ismini taşımaktaydı. Bu çalışmada güya Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı devrimler analiz edilmiş ve ortaya bilimsel ve objektif verilen konmuştur. Gerçekte durum böyle midir? Kitabın sayfalarını karıştırmaya başladığımız ilk andan itibaren durumun aslında böyle olmadığı göze çarpmaktadır. Kitabın devrim analizinden ziyade büyük ölçüde çeşitli yazarların eserlerinden kopyala yapıştır şeklinde oluşturulduğu görülmektedir. Çeşitli yazarlardan kopyala yapıştır olarak oluşturulmuş olan bu çalışma Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti hakkında yıllardır tekrarlanan iftiraları barındıran nefret tarihçiliğinin bir ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. İçerisindeki bilgilerin doğruluğu bu yazının konusu değildir. Bu yazıda daha çok kitabın tarih metodolojisine uygunluğu üzerinde durulacaktır.

Yukarıda adı belirtilen kitabın nefret tarihçiliği üzerine inşa ediliğini ifade etmiştik. Bu nefret tarihçiliğini besleyen çok önemli kaynaklar vardır. Bu kaynaklar karşı-devrimcilerin başucu kitaplarıdır. Ve bu kitaplar içerisindeki bilgiler birçok karşı-devrim çalışmsında tekrar edilmiş ve kitapları yazan şahısların kafalarındaki ideolojik profile uygun olduğundan dolayı doğru kabul edilmiştir. Bu kitap içerisinde dipnot gösterilen kaynakların hemen hemen hepsi(bir iki istisna var) nefret tarihçiliğinin ürünleridir. Ebubekir Aytekin’in kitabında yaygın olarak faydalanılan kaynaklar şunlardır:

Mustafa Armağan, Kazım Karabekir Gözüyle Yakın Tarihimiz(bu kitap dipnotta gösterildiğinde bu kitaptan alınan bilginin hangi sayfadan alındığı belirtilmemiştir.)

-Mustafa Armağan, Efsaneler ve Gerçekler

-Mustafa İslamoğlu, İslami Hareket Anadolu – III

-Süleyman Uludağ, Köprü Dergisi, Osmanlı’da Din-Devlet İlişkileri sayı:65(verilen bilginin eserin hangi sayfalarından alındığı çalışmada belirtilmemiş. Yani Köprü Dergisinin 65’inci sayısını aç ve kitabımdaki bilgiyi bulana kadar ara anlamına gelen bir durum. Teknik açıdan dipnotlarda en son kitabın veya derginin hangi sayfalarından faydalanıldığı belirtilir.)

-Cemil Koçak, Geçmişiniz İtinayla Temizlenir

-Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk

-Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam C.III.( O da sadece dipnotta gözüksün diye koyulmuş izlenimi yaratıyor. Tek bir yerde faydalanılmış.)

-Kadir Mısıroğlu, Osmanoğullarının Dramı

-Suna Kili, Türk Devrim Tarihi(Suna Kili Hoca Kemalist bir aydındır. Atatürk’ün saltanat ve hilafetin birbiririnden ayrılması konusundaki tartışmalara son vermek için yaptığı meşhur “bazı kafalar kesilecektir.” İfadesiyle biten meşhur konuşmasının bir bölümünü almıştır. Orda da Atatürk’ün jakoben bir zat olduğu sonucuna varabilmek için bu ifade cımbızlanmıştır.)

-Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Hilafet ve Kemalizm

-İsmail Kara’nın bir kitabında geçen bir ifade verilmiş fakat hangi kitabın kaçıncı sayfasındadır bu bilgi? Belli değildir.

-Mustafa Müftüoğlu, Yalan Söyleyen Tarih Utansın

-Ahmet Turan Alkan, İstiklal Mahkemeleri

-Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri,(Ergün Aybars’ın çalışması bu alanda yapılmış en önemli bilimsel çalışma olmasına rağmen sadece 1 yerde kullanılmıştır. Orada da sadece dipnot kullandım, bakın bu kaynaktan da faydalandım diyebilmek için uyduruk bir dipnot koyulmuştur. O da kitabın hangi sayfasından yararlanıldığı belli değildir.)

-Ayşe Hür, Cumhuriyet’in Terör Aygıtı: İstiklal Mahkemeleri(Taraf Gazetesi yazarı, günümüzde Fetö terör örgütünün yayın organlarından biri olarak suçlanmaktadır.)

-Hasan Hüseyin Ceylan, Cumhuriyet Dönemi Din – Devlet İlişkileri

-Necip Fazıl Kısakürek, Son Devrin Din Mazlumları

-Rıza Nur, Hayatım ve Hatıratım(Karşı devrimcilerin kutsal kitabı olup aslında “Bir Akıl Hastasının Güncesi” adını almalıydı.)

-Ertuğrul Düzdağ, Üstad Ali Ulvi Kurucu-Hatıralar

-D. Mehmet Doğan, Batılılaşma İhaneti

-Altan Tan, Kürt Sorunu

-Mehmet Şevket Eygi, Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı

Çalışmada kaynak olarak kullanılan bu kitaplara baktığımızda birçoğunun nefret tarihçiliğinin bir ürünü olduğunu, Atatürk ve Cumhuriyet’in değerlerini reddeden İslamcı veya Kürtçülerin eserlerinin kitabın büyük bir kısımını oluşturduğunu çok rahat bir biçimde söyleyebiliriz. Kabataslak çıkardığım şu kaynakçaya bakıldığında Atatürk’ün Nutuk eserinin dışında Ergün Aybars ve Suna Kili’nin eserlerinden uyduruk bir biçimde yararlanıldığını, sadece “bakın Kemalist yazarlardan da yararlandım.” diyebilmek için bu dipnotları kondurduğu çok aşikar. Bu durum da kitabı bilimsel ve objektif bir çalışma olmaktan ziyade, bir intikam ve hırs alma aracına dönüştürmektedir.

Kitabın önemli eksiklerinden birisi de kitabın sonunda kaynakça denilen bölümün yer almamasıdır. Umarım yararlanılan kaynaklar okurların gözlerinden kaçırılmak istenmiyordur. Neyse kötü niyetli olmak istemiyorum. Ama bilimsel olma iddiasında olan her çalışmanın sonunda yararlanılan kaynaklar “KAYNAKÇA” başlığı altında alfabetik sıra ile sıralanır. Rahmetli Turgut Özakman’ın romanlarının sonunda bile kaynakça oluyordu. Bu kitap ise ciddi bir analiz(!) ve bilim dünyasına hitap eden(!) önemli bir çalışma olduğundan kaynakça konusuna hassasiyet gösterilmeliydi.

Kemalist Devrimlerin Analizi isimli çalışma görüldüğü üzere bu yazımızda içerikten ziyade biçim olarak ve kaynak değeri açısından değerlendirilmiştir. Yararlanılan kaynaklara bakıldığında ortaya konulan bilgilerin bilgiye aç kitleleri doyurmaktan ziyade,  kana susamış bir kitlenin susuzluğunu gidermesine yardımcı olacağ açıktır. Dipnotların bir kısmında eserin sayfasının belirtilmemiş olması da dikkat çekicidir. Bilinçli mi yapılmıştır? Yoksa hata mı? Bunu yazana sormak lazım. Bundan sonra bilimsel olma iddiasında bir kitap yazacağınız zaman da kaynakça ve indeks oluşturmanız şiddetle tavsiye edilir.

Devam edecek…
Saygılarımızla
Özgür Büyüksolak
Mesut Erdemir

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ