MİTHAT PAŞA’NIN MÜCADELESİ – I

Özgür Büyüksolak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 39 makalesi bulunuyor.

Üniversite yıllarında tanıştım Mithat Paşa’yla. Tabi üniversitede bize anlatılan Mithat Paşa klasik İslamcı litaratürle açıklarsak; darbeci, vatan haini, batıcı, Osmanlı düşmanı sıfatlarıyla anılarak bize aktarılıyordu. Tabi Mithat Paşa’nın bize anlatılan Mithat Paşa olmadığını en azından anlatılanların eksik olduğunu süreç içerisinde okudukça anlamış olduk. Mithat Paşa belki Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinde pay sahibiydi. Fakat sadece tek bir olay üzerinden ve gelişmelerin sebeplerine inmeden tarihi bir şahsiyete yaklaşmak şahsı yanlış anlamamıza sebep olabilir. Tabi üniversitede Mithat Paşa’yla ilgili bize anlatılan tek şey Abdülaziz’e karşı örgütlenen, meşhur medrese öğrenci nümayişlerini finanse eden ve örgütleyen başlıca kişinin Mithat Paşa olduğuydu. Fakat genel olarak bulunduğu görevlere ve görevlerindeki faaliyetleri incelediğimizde ülkesine hizmetkar ve hamiyetperver bir Mithat Paşa görmekteyiz. Mithat Paşa üzerine çok şeyler yazılıp çizildi. Çokça çalışmalar yapıldı. Amacımız bu geniş litaratürden faydalanarak Mithat Paşa’nın tanınmasıdır. Mihat Paşa ile ilgili bu kadar geniş litaratür olması yazının kapsamını da genişletmektedir. Yazının hazırlanma süreci de devam etmekte olup bittikçe bölümler halinde yayınlanacaktır.

Mithat Paşa Rusçuk’tan göç eden bir ailenin oğludur ve İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ahmet Şefikti. Henüz küçük yaşta Kur’an-ı Kerimi ezberlemiş ve çevresindekiler tarafından Hâfız Şefik olarak çağırılmıştı.

Genç yaşta yetişmek için Divan-ı Hümayun Kaleminde işe başladı. Bu görevde kısa zamanda sivrildi ve kendisine methedilen manasındaki “Mithat” mahlası verildi. Bir yandan Divan-ı Hümayun Kalemine devam ederken, diğer taraftan da modern ilimleri öğreniyor ve kendi başına Fransızcasını ilerletmeye çalışıyordu.

Kırım Savaşı döneminde siyasi müzakerelere tanıklık etmiş, bu sayede bilgisi ve görgüsü artmıştı. Bundan sonraki işi ise 1854 tarihinde Balkanlardaki sıkıntıların giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasıydı. Bu amaçla birkaç ay bu bölgede çalışıp, Şumnu ve İslimiye gibi bölgelerde görev yaptıktan sonra İstanbul’a dönüp Mustafa Reşit Paşa’ya bir layiha verdi.  Bu layihada Rumeli’de gerekli gördüğü ıslahatı burada anlatıyordu. Fikirleriyle kazandığı takdirleri arttıran Mithat Efendi, Silistre ve Tırnova Valileri hakkında şikâyet gelmesi üzerine durumu incelemek üzerine görevlendirildi. Ayrıca Bulgarların bölgede çıkardığı meseleleri de çözme işi ona verildi. Bu işi de layıkıyla halletti fakat tespit ettiği suçlular saraya mensup olduğu için yaptığı tahkikat kabul edilmedi ve yerine başkası gönderildi. Bu, Mithat’ın saraydan yediği darbenin ilki oluyordu. Bunun ardından Sadrazam Âli Paşa’dan izin alıp dinlenmek ve tedavi için Avrupa’ya gitti. Bu Avrupa gezisi sırasında Avrupa’nın belli başlı merkezlerini gezdi, bilgisini arttırdı ve Fransızcasını ilerletti. İstanbul’a döndüğünde boş bırakılmadı ve hükümete karşı girişilen Kuleli Vak’ası(14 Eylül 1859 yılında gerçekleşen ve başarısız olan Sultan I. Abdülmecit’i tahttan indirme girişimidir.) sanıklarının sorgulanmasını, Ali Rıza Paşa ile beraber üstlendi.

1860 tarihine gelindiğinde Osmanlı Devleti’nin durumu 19. yüzyılın genel havasına uygun olarak iyi değildi. Ülkenin her yerinden isyan ve ayaklanma sesleri yükseliyordu. Balkan coğrafyasındaki hareketlilikleri araştırmak için Sadrazam Kıbrıslı Mehmet Paşa teftişe çıkmıştı. Yaptığı teftişte buraya daha önce gelen Mithat Efendi’nin aldığı tedbirlerin isabetli olduğu ve onun yolunda gidilmesi gerektiği konusunda görüş bildirdi. Kıbrıslı Mehmet Paşa bu sözleriyle, Balkanlardaki karışıklıkları çözecek kişinin kim olacağını da belirlemiş oldu. Mithat Efendi vezaret rütbesi ile ikinci katipken Niş Eyaletine Vali olarak atandı ve böylece devletteki büyük kariyeri başladı. 20 Mart 1861 tarihinde Niş’e vardı ve görevine başladı. İlk bölgenin sorunlarını tespit etti ve sonra çözüme başlandı. İlk olarak görevini kötüye kullanarak halktan zorla para alan askerlerin yerini değiştirti ve ücretlerini arttırdı. Eşkiyalıkla mücadele etti ve eşkiyalığın kökünü kazıdı. Farklı yönlerde şose yollar inşa ettirdi. İlk olarak ana yol olarak düşünülen Niş-Sofya-Pazarcık istikametinde yol inşa edildi. Sonra Niş-Kumanovo ve Sofya-Doniçe-Selanik istikametindeki yollar onarılmış, Morava Nehri üzerine üç tane büyük köprü diğer nehirlerin üzerine birçok küçük köprü inşa ettirdi. Mithat Paşa’nın bir başka uygulaması da tefecilerden borç alarak mağdur olan insanların bu durumuna son vermek oldu. Çiftçinin %900 faizle borç alarak batağa saplandığı bir anda Mithat Paşa 1863’te Yugoslavya’da Pirot kasabasında ilk İkraz Sandığı’nı kurarak karşılıklı yardımlaşma esasına dayanan tarımsal kredi sisteminin temellerini atmıştır. Bu sandık çiftçiye uygun faizli krediler sağlayarak yardımcı oluyordu. Osmanlı tarihinde ilk defa tarımı geliştirmek için çiftçiye yardım ediliyordu. Halka verilen bu destekte Müslüman veya Hristiyan ayrımı gözetilmiyordu. Ayrıca bölgedeki eğitim sorununu da çözecek tedbirler almaya çalışıyordu. Aileleri çocuklarını okula gönderme konusunda teşvik ediyordu.

Balkan coğrafyasının sorunu sadece Niş bölgesinden ibaret değildi. Emperyalizm özellikle Rusya eliyle bir kere bölgeye girmişti. Rusya’nın Balkanları Osmanlı Devleti’nde koparma çabalarının önüne set çekilmesi gerekiyordu. Bu yüzden Mithat Paşa İstanbul’a çağırıldı. Yeni vilayet nizamnamesinin hazırlanması için komisyon çalışmalarına katıldı. Yeni kurulacak olan Tuna Vilayeti’nin valiliğine tayin edildi.

Devamı var…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ