KUYRUK ACISI

ASIM ÖCAL

Yazarın şu ana kadar yazılmış 47 makalesi bulunuyor.

Bu günler ülke geleceği ile ilgili yoğun tartışmaların olduğu günler. Bir yandan rejim tartışmaları, bir yandan darbe senaryoları ile ilgili ileri sürülen fikirler, çalkantılar.

Siyaset arenası bir yandan Devlet Bahçeli’nin şahsında MHP nin ne yapmaya çalıştığını çözme çabasında iken, diğer yandan AKP içindeki GÜLEN mensuplarının sayısına ve oylamada ne yapacakları sorusuna cevap arıyor.

Tüm bu sorunlar, sorular başkanlık oylaması veya referandumda meclisin veya halkın tepkisinin ne olacağı konusunda kafa karışıklığına sebep oluyor.

Bu manzara bana 2009 yılında yazdığım bir yazıyı anımsattı. O zaman yerel seçimler için yazdığım yazının içindeki hikayeyi şimdi başkanlık tartışmaları için uyarlıyorum. Yorum sizin.

Çiftçilikle uğraşan yaşlı ve yoksul bir adam varmış. Eşi, oğlu ve kendisi küçük bir evde yaşar, tarlasını ekip biçermiş. Tarlasının ortasında bir kuyu varmış. Hikaye bu ya kuyuda da bir yılan yaşarmış. Gel zaman, git zaman derken kuyudaki yılanla ihtiyar adam arkadaş olmuşlar.ihtiyarın haline üzülen yılan kuyudan günlük bir altın çıkararak yaşlı çiftçinin geçimini sağlamasına yardımcı olmuş. Uzun yıllar bu böyle devam etmiş. Yaşlı adam her gün kuyunun başına gelir yılanın verdiği bir altınla geçimini sağlarmış.

Günlerden bir gün yaşlı adam hastalanmış, yataktan çıkamaz olmuş. Yılanın verdiği altını da alamadığından yine geçim sıkıntısına düşmüşler.

Bunun üzerine çiftçi oğlunu çağırarak durumu izah etmiş.Evladım tarlanın ortasındaki kuyuda bir yılan dostum var o bana her gün bir altın verirdi, bende ihtiyaçlarımızı görürdüm. Artık sen git ve yılana benim hasta olduğumu eğer mümkünse günlük bir altını bundan böyle sana vermesini istediğimi söyle.

Çocuğa pek inandırıcı gelmemiş ama yinede kuyunun başına gitmiş ve yılana seslenmiş. Gerçektende yılan bir altın getirip çocuğa vermiş. Bir gün, üç gün, beş gün böyle devam ederken, çocuğu hırs bürümüş, şeytana uymuş ve demiş ki: demek ki bu kuyuda çok altın var ben neden her gün yılanın getirdiği bir altınla yetineyim yılanı öldürüp altınların hepsini alırım diyerek plan yapmış. Arkasına sakladığı taşı kuyudan ağzında bir altınla çıkan yılana savurmuş. Taş yılanın kuyruğuna isabet etmiş . Yılan can havliyle saldırıp çocuğu ısırarak öldürmüş.

Çiftçi elbette çok üzülmüş ama elinden gelen bir şeyde yokmuş.iyileşip ayağa kalktığında yoksulluğunda verdiği çaresizlikle yine kuyuya gitmiş ve yılandan eski anlaşmalarının devam etmesini rica etmiş. Bunun üzerine yılan arkadaşlıklarının ve dayanışmalarının artık eskide kaldığını söyleyerek, bende bu kuyruk acısı sende evlat acısı olduğu müddetçe bu dostluk yürümez, herkes kendi yoluna demiş.

Ülkenin  toz duman hali nedense bana bu hikayeyi anımsatıyor. Siz ne dersiniz?

ASIM ÖCAL

6.12.2016

YAZARIN SON YAZILARI
KORKAKSINIZ - 7 Ekim 2017
DOLANDIRICILIĞA DİKKAT - 6 Temmuz 2017
CUMHURİYET YIKILDI - 22 Nisan 2017
BEDRİ RAHMİ EYUBOĞLU - 4 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ