KÖY ENSTİTÜLERİ VE YURTSEVERLİK BİR MEHMET ERBİL KİTABI

KÖY ENSTİTÜLERİ VE YURTSEVERLİK  BİR MEHMET ERBİL KİTABI

KÖY ENSTİTÜLERİ VE YURTSEVERLİK

BİR MEHMET ERBİL KİTABI

Yazan: Ünal Şöhret Dirlik

Değerli Eğitimci Yazar Mehmet Erbil’in Köy Enstitülerini anlattığı bu eser 202 sayfa. Bana geliş tarihi 23 Şubat 2015. Defalarca, üzerinde dura dura okudum. Mehmet Erbil’i yakından tanıdım. Köy Enstitülerini onunla bir daha dolaştım. Aksu’da okuduğum dönemde Köy Enstitülerinin kapanışını yaşamış biri olarak yazılanları ve hayatı anlatılan Köy Enstitülüleri yeniden tanıdım.

Yazar Mehmet Erbil, kitabın arka kapağında şöyle anlatıyor kendini ve Köy Enstitülüler sevdasını:

“Hasanoğlan Köy Enstitüsü öğrencilerinin yaptığı derslikler ve diğer yapılar arasında 17 yılım geçti. Bu yıllar içinde, Hasanoğlan Atatürk İlköğretmen Okulu, Atatürk Öğretmen Lisesi ve Anadolu Öğretmen Lisesi resim öğretmeni olarak görevimi sürdürdüm. Bu yılları dolu dolu yaşadım. 1941 yılında başlanıp, 1942 yılında tamamlanan dersliklerden birini 1973 yılında özüne dokunmadan, yapı özelliğini koruyarak resim ve iş dersliğine dönüştürdüm. İlk yıllarda 5 derslik yapıldı. Yapılan bu beş yapı, çadırlardan sonra Köy Enstitüsü öğrencilerine sıcak bir yuva olmuş, üstü derslik, toprak seviyesinden altta olan bodrum bölümü de yatakhane olarak kullanılmıştı. Bu yapıları; Kepirtepe, Pazarören, Çifteler, Gölköy ve Akçadağ Köy Enstitüsü’nden gelen eğitmen, öğrenci ve öğretmenlerden oluşan 30’ar kişilik ekipler 20-25 günde yapmışlardı. Bir yarış içinde, güle oynaya başarmanın tadını alarak çalışmış, eğitim yapılarını oluşturmuşlar. Ben bu bu ekiplerin yaptığıyapılarda ders gören, bu yapılara ek olarak ytapılan diğer yapılarda alın teri olan 1950 yılı mezunları ile zaman zaman birlikte olmak şansına sahip oluyorum.

Çok güzel anıları var. Bu anıların tümünü hemen anımsayamıyorlar. Ancak onlar yarenlik ettikçe, söyleşileri derinlere daldıkça bazen anımsıyorlar, ya da konuşmalar sırasında o günlerde olmuş, ya da o sizce olabilecekleri bilgilerinizin ışığında sormayı başarabilirseniz anımsayabiliyorlar. Ve o an yaşadıkları mutluluklarını anlatmanın olanağı yok. Bu anılarını görmeniz ve yaşamanız gerek. O anda o günlerdeki gibi gözleri pırıl pırıl, neşe içinde gülüp coşuyorlar, yeniden çocukluk ve de gençlik yıllarına dönüyorlar..”

Mehmet Erbil’in bu kitabında neler var:

– Önsöz : Mahmut Makal

– İvriz Köy Ensttitüsü Çocukları

– Anıtkabir’de Hasanoğlan Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Alınteri

-Atatürk Işığı Köy Enstitüleri

-Bir Fotoğrafın Anımsattıkları: Aydın İpek ve Fakir Baykurt

– Çalışkan Bir Köy Enstitülü İdris Aslan

– Eğitimci ve Dilci yazar Ali Dündar

– Eğitimci Yazar Mahmut Makal

– Köy Enstitüleri ve Dürüstlük

-Hasanoğlan Çeşmesi

– Hasanoğlan Köy Enstitüsü Açık Hava Tiyatrosu

– Hasanoğlan Köy Enstitülü Musa Kâzım Yalım

-Hasanoğlan Köy Enstitüsü Öğrencilerinden Bir Demet

-Hasanoğlan Köy Enstitüsü Uygulama Okulu ve Başöğretmen Hacı Küçük Karaca

– Hasanoğlan Köy Enstitüsünün Kuruluşu

-Hasanoğlan’a Ağıt

-Hasanoğlan’da Âşık Veysel

-Hasanoğlan’da Gölköy Köy Enstitüsü İzleri

– Hasanoğlan’da İz Bırakanlardan Nevzat Akoral

– Hasanoğlan’da Müzik Dersliği ve Sonradan Eklenen Sinema Salonu

– Köy Enstitüleri ve Yurtseverlik

– Köy enstitülerinde Eğitim ve Teknoloji

– Köy Enstitülerinde Sanat ve Kültür

– Köy Enstitülü Bir Çınar Talip Apaydın

-Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Mezunu Aydın İpek

– Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün Katledilen Yapıları

-Mualla Eyüpoğlu ve Bağevi

– Şimdi Sözden Çok İş Zamanıdır

-Köye Elektrik İsteyen Resim

– Pazarören köy Enstitülü öğretmen Veli Dpğanay

-Cılavuz Köy Enstitülü Mustafa Turan

– Köy Enstitülü Bir Usta Abdullah Özkuçur

– Yerkesik ve Naciye Makal

– Üretken Bir Köy Ensttitülü Süleyman çalışkan

– Köy Enstitülü Öğrenciler Devletten Alacaklıdır

– Ve Mustafa Güneri Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün Objektife Yansıyan Tarihi

-Kaynakça

– Özgeçmiş

ÖNSÖZ’de Mahmut Makal “Ulusal Duygu ve Köy Enstitüleri, Halk Budur, Atatürk Yanlış mı Söyledi?, Askere, Öğrenciye bakışları, Ulusal Duygu Tartıcıları ve Enstitüler Türk Buluşudur

Başlıklı yazılarında Köy Enstitülerini içinde yaşamış biri olarak enine boyuna anlatıyor.

*İçindekiler Bölümüne bir göz atacak olursak hepsi de üzerinde ısrarla durulacak konular işlenmiş, yazarlar tanıtılmış, Köy Enstitüler ele alınırken “her derde deva” olan öğretmenlerin yetiştirilmesinin ele alındığı görülüyor. Bilhassa “ ENSTİTÜLER TÜRK BULUŞUDUR” görüşü ne kadar doğru bir görüş.

Kitap baştan sona çok güzel ve okunası konuları içeriyor. Mehmet Erbil’i kutluyorum. Ben değerli okuyucularım için sayın Erbil’in kitabından Mahmut Makal’la ilgili Söyleşiyi seçtim. Bakalım beğenecek misiniz?

EĞİTİMCİ YAZAR MAHMUT MAKAL

“Mahmut Makal’ı bilmeyen var mı? Varsa internet ortamında adını yazıp, sanal ortamda şöyle bir dolaşsın. Karşısına sayfalar dolusu yazılar, yazdıklarından parçalar çıkacaktır. Üşenmeden okurlarsa, o sayfalarda yazılanları didik didik edip, incelemeden, okumadan geçemeyeceklerini göreceklerdir. Çünkü Makal’ın yaşamı, yaptıkları, yazdıkları, çektikleri bu satırlar arasında yer alır. Zaman zaman hayıflanırsınız. “Ülkesini, halkını, köyünü bu denli seven insana bunlar yapılır mı?”demekten kendinizi alamazsınız.

Mahmut Makal, Aksaray ilinin Demirci köyünde 1930 yılında doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra sınavını kazanarak 1943 yılında İvriz Köy Enstitüsü’ne girdi.

İvriz Köy Enstitüsü’nde öğrenci iken, okudu, yazdı. Yazdıklarını dergilerde okurları ile paylaştı. Köyüne dair usuna gelenleri notlar halinde, büyük duyarlılıkla yazdı. Dur durak bilmeden yazmayı, araştırmayı ve de okumayı sürdürdü. Şiirlerle başladığı yazın yaşamı öğrenciliği sırsında da yine dur durak bilmeden sayfalara yansımaya başladı. İvriz Köy Enstitüsü’ne gelen arkadaşı Ali Dündar’la şiirleri konusu üzerinde uzun uzun konuştu. Ali Dündar; Mahmut Makal’a; “Düşünceye sınır olmaz. Ölçü kuralları ile kafiyeli şiirler yazılabilir, böylece duygular ve düşünceler daha serbest anlatılmış olur” diyerek onu yüreklendirir. Ali Dündar, Mehmet Başaran, İsa Öztürk ve Bekir Semerci Yüksek Köy Enstitüsü’nde öğretmenleri Sabahattin Eyüboğlu başkanlığında Köy Enstitüsü Dergisi’nin öğrenci yazı kurulunda yer alıyorlardı. İvriz gezisi de bu kapsamda, yazı ve bilgiler toplamak amacıyla yapılmıştı. Mahmut Makal’ı dergide yer alan şiirlerinden ötürü tanıyordu, yakınlıkları bundandı. Mahmut Makal bu yakınlıkları ve bu heyecanları hep yaşadı.

Öğretmen olduktan sonra da içi içine sığmıyordu. Öğrencilerine bilgiler aktarıyor, köy odasında köy halkına yazılar, öyküler okuyordu. Hele Köy Enstitüleri Dergisi’nde çıkan öğrenci yazılarını ve araştırmalarını okuyor, bazı okuyanlar bu yazılanlara inanmıyor; bunları öğrencilerin yazıp araştıracağını uslarına dahi getiremiyorlardı. Ne var ki, işin doğrusu buydu, okudukları hepten gerçekti. Kısaca Köy Enstitülü öğrenciler, yoğun bir bilgi birikimi ve yoğun bir çevre bilinci ile donanıp yetişiyorlardı. Her şey ile ilgilenip öğreniyorlar, araştırıyorlar, yazıyorlar ve de bunları tez< elden=”” çevresindekilere=”” aktarıyor,=”” paylaşıyorlardı.=”” çünkü=”” bilgi,=”” paylaştıkça=”” ve=”” halka=”” ulaştıkça=”” değer=””>

Bu nedenledir ki; onalar halkına yöneldikçe, yol gösterdikçe, bilinçlenme ortamına yönelttikçe tedirgin olanlar da çoğaldı. Ellerindeki güç ve yetkilerin bir bir ortadan kalkacağını, değersiz hale geleceğini görmeye başladılar. Bundan böyle gerçeklerin üstünü örtemeyeceklerini ve halkı kul olarak göremeyeceklerini sezmeye başladılar.O sırada Mahmut Makal’ın , 17 yaşlarında Nurgüz köyünde tuttuğu notlar, 1950 yılının başlarında “Bizim Köy”adıyla yayınlandı. Tüm yazarlar,okuyucular, yöneticiler bu yapıttan söz etmeye başladılar.Ülke gerçekleri gözler önüne serilmiştir. İlgi büyüktür ve yayınevi kısa sürede 4 baskı yapmıştır.

Aydınlatmacı çalışmalardan ötürü tedirginliği artanlar, fırsat bu fırsat dediler. Bizim Köy adlı kitabı nedeni ile yoğun bir karalama kampanyasına giriştiler. İlkin, daha kitabının baskısını bile görmemiş olan Mahmut Makal’ın evini aradılar ve Makal’ı tutukladılar. Mahmut Makal kitabını, kış koşullarının sonrasında, köye gelen bu jandarmalarda görmüştü. Ceza mı aldı, hayır. Sadece tutuklu bulunduğu süre yanına kar kaldı. Daha sonra da köşkten davet aldı, Cumhur başkanı ile görüşme yaptı. Bu görüşme sonrası “Bazı şeyler değişir mi?”diye düşünüldü. Ne var ki, değişen bir şey olmadı. Yine eski karalamalar, sürgünler sürdü gitti.

Öğretmenliğini rahat yapamaz hale geldi. Altı yıllık öğretmenliğinden ayrılarak 1953 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’ne girdi ve 1955 yılında bitirdi ve müfettiş oldu. Ancak soruşturmalar, tedirgin etmeler son bulmadı, peş peşe geldi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Adana’da görev yaparken müfettişliği elinden alınarak sağırlar okulunda Türkçe öğretmenliğine atandı. Bu zorluklar içinde öğretmenlik yaşamı 17 yıl sürdü Öğretmenliği bırakmak zorunda kaldı. Bir süre Venedik Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Arkasından Karadeniz Bakır İşletmeleri’nde çalışmaya başladı. Yazı tutkusu sönmüyor, sürekli yazıyordu. İnceleme, gezi, hatta fıkra türünde yazılar yazdı.1976 yılında da çalıştığı kurumdan emekli oldu.

Tüm bunlara karşın Mahmut Makal da, Anadolu insanının sevecenliğini abartısız olarak görmek fırsatını da bulursunuz. Bu nitelikleri yazdığı yazılarda ,öykülerde tüm sıcaklığı ile görülür ve sezilir. Ayrıca duruşu ve aydınlık saçan bilgeliği ile de toplumcu, gerçekçi bir yazar olma niteliğini fazlasıyla hak eder.

Bu nedenle; Mahmut Makal, “Bizim Köy” adlı yapıtı ile 1966 yılında Uluslararası Eğitim Bilim ve Kültür Kuruluşu ÜNESCO’nun “Dünya Kültürüne Hizmet Ödülü”nü almıştır. Daha donra 1977 yılında da “Değişenler” adlı yapıtıyla Türk Dil Kurumu ödülüne layık görülmüştür. Seksen yıllık yaşamı Köy Enstitülü olma ruhuyla dolup taşmış, aydınlık ve ülkü dolu sevecenliği ile topluma mal olmuş bir Cumhuriyet dönemi yazarımızdır.

Dahası Mahmut Makal, eğitimciliği, yazarlığı, öncü oluşu nedeniyle de 2001 yılında “Mustafa Necati Onur Ödülü”ne değer görüldü. Gerçekten yerinde ve doğru bir hak edişti bu. Tüm saygım ve içtenliğimle kutlarım.

O’na tüm bu diriliği ve genç düşüncesi ile yazın dolu, topluma aydınlık saçan daha nice sağlıklı yıllar diliyorum.

Teşekkkürler Mehmet Erbil, sayende Köy Enstitülerinde güzel bir yolculuk yaptık.

Uzun ömürler sevgili Mahmut Makal…(ÜŞD)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ