KÖSEM SULTAN

ASIM ÖCAL

Yazarın şu ana kadar yazılmış 62 makalesi bulunuyor.

Kösem Sultan, Osmanlı sarayındaki kadınlar saltanatının en öndeki ismidir. Ne Hürrem, ne de kendisinden sonraki Safiye, Hatice Terhan ve Gülnuş Emetullah sultanlarla karşılaştırılabilir. Çünkü Kösem Sultan resmen saltanat naibe siydi; devlete hükmetti.

Kösem Mahpeyker Sultan. Doğduğu yer, hatta etnik kökeni de belli değil. Genellikle Helenlik Atfediliyor. Bazı tarihçilere bakarsak, onun Milo Adası’ndan olduğunu düşünmek lazım. Bir papazın kızıymış. Anastasya denirmiş. Bosnalıların eline geçmiş ve saraya, dönemin genç padişahına takdim edilmiş.

Sultan I.Ahmet, Osmanlı tarihinin erken yaşta ölen ama en çok iz bırakanlarından biridir.

Kösem Sultan, I.Ahmet’in hayatında ikinci veya üçüncü kadın olarak yer alır, ama sonra ondan vazgeçemez. Kösem, padişahın taktığı bir lakaptır. Anlam olarak koyun sürüsünün önünde herkesi bir yere sürükleyen en zeki en becerikli hayvana verilen isimdir.

Sultan Murat, şehzade Kasım, şehzade Süleyman, sultan İbrahim, Fatma sultan, Ayşe sultan onların çocuklarıdır. Kösem Sultanın tahta çıkan oğullarıyla arası hiç iyi olmadı. 4.Murat annesini buluğ çağına eriştikten sonra şiddetle dışlamaya başladı. İktidarı ele geçirince bir kenara itelediklerinin başında validesi Kösem Sultan gelir. Kösem sultan böylelikle hayatının ilk karanlık devrini yaşamaya başladı. Muhtemelen bunun onda yarattığı ruhi çöküntü ilerideki eylemlerini tayin etti.

İkinci oğlu taht sahibi Sultan İbrahim’in gözden düşüp harcanmasına fazla ses çıkarmadı. Aslında onun tahttan indirilmesine taraftar değildi. Kösem Sultan, Sultan İbrahim’in tahttan indirilmemesi için yalvardı. Çünkü yerine geçecek aday Osmanlı tahtının küçük şehzadesi 4.Mehmet’ti. Öbür şehzadeler ondan da küçüktü. Sultan İbrahim’i saraydaki hücresine kendi elleriyle hapsetti. Bir müddet sonrada katline ses çıkaramadı, boyun eğdi. İleride torununun katline de gönüllü olarak rıza gösterdi, hatta bu suikastı tertipledi. Ama şansı yaver gitmedi. 4. Mehmet’in hayatı kurtuldu ve çocuk padişahın annesi Hatice Terhan Sultan iktidarı ele aldı. Bu iktidarı ele alışın neticesinde harem halkı ve baltacıların desteğiyle Kösem Sultan katledildi.

Öldüğü vakit Büyük Valide Han gibi yerlerdeki kasalarından, saraydaki valide sultan dairesinden çıkan hazineler devletin sallantıda olan maliyesini bir müddet için kurtarmaya yetmişti.

Kösem saraya takdim edildiği zaman ilginç güzelliği ve zekasıyla genç padişahı celbetti. I. Ahmet sıradan bir delikanlı değildi. Kösem Sultan ve I.Ahmet İstanbul’un ünlü ve tasavvuf muhitlerinde birlikte boy gösterdiler. Kösem haremin sahibi idi. Başka rakibi kalmamıştı. Ama padişah genç yaşta öldü ve Kösem’e gelenek gereği eski sarayın yolu göründü.

I.Mustafa’nın delirerek tahttan indirilmesiyle II.Osman, yani Kösem Sultanın üvey oğlu tahta geçti. II.Osman çok erken ve trajik bir şekilde ölünce, deliliğinden şüphe olmayan I.Mustafa’nın kısa süreli yeniden tahta çıkmasından sonra Kösem’in yolu açıldı. En büyük oğlu olarak 4.Murat tahta geçiyordu. 4.Murat henüz 12 yaşında idi. Valide sultan ise 30 yaş civarında idi. Kösem haremin sahibi olmuştu..

4.Murat büyüyüp yetişince, korkunç fiziği ve kudreti ile dizginleri eline aldı. Kardeşi şehzade Kasım’ı katlettirerek annesi Kösem’ide sildi ve sarayın dışında tuttu.

Kösemin 4.Murattan sonra tahta çıkan diğer oğlu İbrahim psikolojik bakımdan dengesizdi. Çılgınca israfı ve kadın düşkünlüğü İmparatorluğun her yerinde konuşulur oldu. Bu dönemde kösem sultan haremde dağılan otoriteyi ele almıştır. Hem haremdeki müdahaleleri hem devlet hayatında müdahaleleri dolayısıyla düşmanı çoktu, neticede bir daha sürüldü. Bir süre sonrada saray darbesiyle öldürüldü. Zülüflü Baltacılardan Kuşçu Mehmet tarafından perde kordonuyla boğularak öldürüldüğü rivayet edilir.

Tarihçiler bu devri, kadınlar saltanatı olarak tanımlar.ama ne Hürrem, ne Safiye Sultan, ne Hatice Terhan ne de Gülnuş Emetullah Sultan Kösemle mukayese edilemez. Zira Kösem Sultan resmen naibe-i saltanattı. Bu payeye, gördükleri, yeni ve eski sarayda yaşadıkları ve I.Ahmet’in muhitinden edindikleriyle kolayca yakıştı.

Oportünist bir politika güttü. Ağaların ve ulemanın egoist ve dalkavuk olanını tatmin etti. Bunun için kesenin ağzını açmaktan çekinmedi. Bu nedenle rüşvetine meşru bir sebep gösterdi. Devleti ve asayişi ancak bu sayede tutuyordu, çünkü valide sultanlara ait paşmaklık denilen hasların gelirleri bu çarkı beslemeye yetecek gibi değildi. Kösem tayinlerden aldığı rüşvet ve hediyelerle sandığını dolduruyor ve ondan sonra onu askerin başındakilere, ulemaya dağıtıyordu. Bu sayede devletin otoritesinde bir parçalanma görülse, Anadolu eşkıyalık ve soygun olaylarıyla boğuşmak zorunda kalsa bile ortalık sakindi.

Kösem Sultan rüşvet ve hediye ile müthiş bir hazine meydana getirmişti. Ama buna karşılık İmparatorluğun bugünkü Yunanistan, adalar, bugünkü Anadolu ve Arabistan’a doğru bir çok yerinde sayısız köprüler, hanlar, hamamlar, çarşılar, camiler, medreseler, sıbyan okulları inşa ettirmiştir. İstanbul’un en büyük iş hanları 17.y.yılda ondan çıkmadır. Tabi bu gelir de getiriyordu ama İstanbul’un hiçbir imareti de onunki kadar fakir doyurmamıştır. Hiç kimde onu kadar evlenenler için çeyiz düzmemiştir. Kösem Sultanın ölümüyle, şehirdeki 10 bini aşkın fukaranın o gün aç kaldığı söylenir.

Kısacası evet Kösem Sultan rüşvet yiyor, hırsızlık ediyordu ama çalışıyordu da! O gün için duble yollar yoksa da köprüler, hanlar yaptırıp fukaraları doyuruyordu. Demek ki neymiş…… rüşvet ve hırsızlık bize Osmanlıdan miras kalmış. Osmanlı tarihini bir okuyun rüşvet ve hırsızlık nasılmış görürsünüz……..

 

ASIM ÖCAL

12.2.2016

 

NOT: Bu yazı İlber Ortaylı hocanın Osmanlı’ya Bakmak kitabından yararlanılarak yazılmıştır.

YAZARIN SON YAZILARI
SOLA DÖNÜŞ YOK MU? - 25 Ağustos 2018
SİLİVRİ NÖBETÇİLERİ - 12 Ağustos 2018
BUGÜNE NASIL GELDİK - 15 Temmuz 2018
BESNİLİ VEKİL - 7 Temmuz 2018
DİP DALGASI MI? - 9 Haziran 2018
ALLAH LİLLAH AŞKINA - 15 Mart 2018
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ