KARA ATENA

KARA ATENA

Avrupa merkezli tarih anlayışına göre,dünya tarihinde ortaya çıkmış bütün uygarlıklar kendilerine özgü bir yol izlemişlerdir. Batı uygarlığı ise insanlığın genel gelişim çizgisinden ayrılarak diğer uygarlıklardan ayrı bir yöntemle bugünkü noktaya ulaşmıştır. Bunu yaparken kendi geçmişindeki Sümer, Mezopotamya, Mısır ve İslam medeniyetlerinin etkisini de yok saymaktadır. Bu egosantrik paranoyadan başka bir şey olamaz. Bunun altında yatan toplumsal mesaj, gelin bizim izlediğimiz kalkınma modelini ve yöntemini izleyin yoksa içine daldığınız bu gerilikten kurtulamazsınız. Yani geriliğinizin sebebi tarihsel birikimleriniz. Çünkü Doğu toplumlarının temelinde ve geçmişinde dinamizm ve değişme değil tam aksine durağanlık ve gerilik yatmaktadır. Bu saptama, Doğulu toplumların bilinçaltına, Batılı toplumlar üstün ve ileri kültürü temsil etmekte siz ise geri ve aşağı kültürü yaklaşımını sokmakla birlikte Batı emperyalizmini ve sömürgeciliği bir evrensel meşruiyet kılıfına büründürmektedir. Oysa tarihin değişmez bir tunç yasası vardır. Buda bütün dünya toplumlarının ortak gelişme ve ilerleme yasalarına bağlı olduklarıdır. Başka bir deyişle hangi toplumun üretici güçleri daha gelişmiş ise o toplum tarih sahnesinde ileri fırlamış ve kendi toplumunu diğer toplumlardan daha ileri bir noktaya taşımıştır. Bugünkü batılı toplumlar, ileri ve geri kavramlarına, kendilerinin ulaştıkları gelişmişlik seviyesini ölçü alarak, değişmez ilahi bir anlam yüklemekte ve bu kavramaları sosyolojik anlamlarından da uzaklaştırmaktadırlar. Çünkü bunlar ileri ve geri kavramlarının yanyana hatta içiçe olduğunu görmemektedirler. Bu görmeme durumu aynı zamanda bilinçli bir seçimdir.

Yazan: Martin Bernal

Çeviren: Özcan Buze

Yayınevi: Kaynak Yayınları

Mesut Erdemir

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ