KAPIYI ÖRTMEK

KAPIYI ÖRTMEK

William Carr “Hitler” adlı kitabında “Almanya’nın  felaketi  tek  başına  Hitler  değildir. Alman  felaketinin  sorumlusu,  bir  Hitler  yaratan  ve  kendi  kaderini  onun  ellerine kendi  isteğiyle  teslim  eden  Alman  halkıdır.” der.

images (8)

 

Bir halk, kendi iradesini bir gruba ya da kişiye bilerek ve isteyerek nasıl teslim edebilir? Ya da bir halk kapıyı kendi üstüne nasıl örtebilir? Esas tehlike ise kapının sizin iradenizin dışınızda üstünüze kapanmasına rıza göstermenizdir. Hem de bir daha dışarı çıkmanızın çok zor olduğunu bildiğiniz halde…

Bu çetrefilli durumun içinden çıkabilmek, özgürlük kavramına nasıl bir anlam yüklediğinizle yakından ilişkilidir. Şair Metin Altıok ” Uyarılar ” adlı şiirinin giriş kısmında,
İnsan dediğin saçaktaki
Güvercinin farkında olacak
der. Yani farkında olmaktan ve farkındalıktan söz eder. Farkındalık “kendini bil” düsturunda saklı olan insanın  kendi olabilme cesaretine sahip olmayı da gerektirir.

Geçenlerde kitaplığıma gözatarken Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi adlı eseri gözüme  çarptı. Kurcalamaya başladım. Bu yazının başlığında kullandığım ” Kapıyı Örtmek” ifadesini filozofun farklı cümlelerle ifade ettiğini gördüm. Ne diyor filozof : Siz ey zamanımızın halkları! Size gelince, köleleriniz yoktur ama, asıl sizler kölesiniz; kölelerin özgürlüğünü kendi özgürlüğünüzle ödüyorsunuz.

images (7)

Bu sözler üzerine düşünmeye başladım. Kendini özgür zannedenlerin başkalarının köleliği üzerinden kendilerini hür hissetmeleri kapıyı kendi üzerine örtmenin en rafineri hali olsa gerek dedim. Malumunuz “demokrasiyle” yönetilen ülkelerde insanlar, periyodik aralıklarla oy kullanırlar. Bu durumu da “genel ve eşit oy ilkesi”yle ifade ederler. Rousseau’nun da dediği gibi bilmedikleri ise “Ne olursa olsun, bir ulus kendisine temsilciler seçer seçmez, özgürlüğünü de, varlığını da yitirmiş olur.” durumudur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Peygamberlerin mesleği olan çiftçilik ve çobanlığı ülkemizde hak ettiği konuma getirmeliyiz. Çobanlık deyip hafife almayın. Çobanlığın felsefesini anlamayan, psikolojisini anlamayanlar insan yönetemezler. Ben de bir çobanım” demişti. Hatırladınız mı? Roma İmparatoru Caligula da aynı düşüncedeydi. Hatta O çobanın sürüsüne göre daha üstün bir varlık olduğunu düşünüyordu. Tabi köleci toplum döneminde yaşamış olan Aristoteles de insanların doğuştan eşit olmadığını düşünüyordu. Rousseau’ya göre ise köleliği meşrulaştıran vekil yani temsilci seçmek, derebeylik yönetiminin insanlığa bıraktığı kötü ve insanı alçaltan bir mirastır. Ona göre bir halk yapması gerekeni kendisi yapmalı ve işini bir başkasına bırakmamalıdır.

Peki nasıl oluyorda  21.yy da halen kamusal ve kolektif akıldan uzak bir şekilde yönetilebiliyoruz? Bu soru,  ülkemizin içinde bulunduğu durumla ilişkili olmanın çok daha ötesinde genel bir insanlık sorunu haline gelmiştir.  Bu soruya cevap vermek istiyorsak başta güçlü yani egemen olanın psikolojisine bakmamız gerekir diye düşünüyorum.

images (6)

Rousseau’nunda dediği gibi  en güçlü yani egemen olan gücünü hak, halkın  boyun eğmesini de bir ödev gibi görür. Eğer istemediği bir durumla karşılaşırsa istenilen durumu elde etmek adına tercihinizin yanlış olduğunu ifade eder. İstediği sonucu elde etmek adına olmadık siyasi oyunlara başvurabilir. Böyle bir durumda yönetilenler ne yapmalı? Meselenin püf noktası tamda burasıdır. Efendiyi insafa davet etmek oldukça saf olduğumuza delalet etmekten başka bir şey ifade etmez. Rousseau bu soruyu ” iktidar bir başkasına geçebilir ama istem yani egemenlik geçemez” diyerek yanıtlar. Yani halk kapıyı kendi üstüne örtmemeli ve egemenliğinin gasp edilmesine meşru zeminlerde mücadele ederek karşı çıkmalıdır.

En nihayetinde unutma ki ” Özgürlüğünden vazgeçmek,  insan olma niteliğinden, insanlık haklatından, hatta ödevlerinden vazgeçmek demektir…..Kendini iyi yöneten bir halkın yönetilmeye gereksinimi yoktur.” Ve yine unutmayalım ki kapıyı üzerimize örttüğümüzde kimin içerde kimin dışarda kalacağı belli değildir.

Unutma……

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ