İNSAN MIYIZ?

Mesut Erdemir

Yazarın şu ana kadar yazılmış 110 makalesi bulunuyor.

Bir insan bir şehir hikayelerini duymuşsunuzdur. Hangimiz içinde nefes aldığı şehrin kendince bir hikayesini yazmak istemez ki? Benimde yaşadığım şehre ve o şehrin insanlarına ilişkin bir hikayem var.

Ben, insanı hasta eden ve yoksullaştıran bir şehrin sokaklarında gittikçe çoğalan yoksullağa haftanın beş günü şahit oluyorum. Sadece gözlerimle değil, aynı zamanda yüreğimle de şahit oluyorum. Gördüğüm şehir manzarası, ölme isteğimi gittikçe artıyor diyebilirim. Ve adeta bir cehennemin ortasına düşüyor gibi oluyorum. Kalbi sökülmüş insanların arasında dolaşmak, gördüğün yoksulluk manzaralarının gerçekliğinden şüphe etmek zorunda bırakılmak ve gerçek yoksullara elini uzatamamanın acısında yok olmak, işte ölüm bu olsa dediğim anlarıma şahit oluyorum.

Derdim, bir yok olma hikayesi anlatmak değil. Kapımızın önündeki perişanlığa dokunabilmenin derdindeyim. Sokak lambalarının ışığına ihtiyaç duyan sinekler gibi, ışığı görmenin, yoksulluğun ve perişanlığın evlerinden çıkmaz olduğu evlerin dertlerine merhem olabilecek fikirleri bulmanın derdindeyim. Kimsesizlik çektiğim bir dönemde bir kimsesize komşu olma derdindeyim.

Bu duygular dilimden elime yazı olarak dökülürken, neden bu ülkenin her bir sokağından bir Orhan Kemal yürüyüp yoksulların ocağına gitmesin diye düşünmeye başlıyorum. Sonra Orhan Kemal olmanın, hayatı kelimelerle örmenin, tohumların tohumlarına seslenmenin o kadar kolay olmadığını düşünmeye başlıyorum. Peki tohumların tohumlarına seslenenlere ve onlara anlayanlara ne oldu? Nereye gittiler insanın hası olanlar? Nereye hapsedildiler? Bir yere gitmediklerini yani öldüklerini ama yaşadıklarını biliyorum. Peki geri dönüşü olmayan bir menzile ermek ölmek midir? Bakın Mecit Ünal, Orhan Kemal’in geri gelmemek adına bir menzile ermesini yani cenaze törenini nasıl anlatıyor: Bu hafta işçi sınıfı ve edebiyat konusunu sürdürürken, unutamadığım bir görüntüden söz edecektim asıl. Belleğim beni yanıltmıyorsa ve eğer bilinçaltım uydurmamışsa, yıllar önce Aydınlık Gazetesi’nin fotoğraf arşivinde rastladığım, Haziran 1970 tarihli bir gazete kesiğinde bulunan bir fotoğraftan söz etmek istiyorum. Sözünü ettiğim bu fotoğraftaki kişiler, Bulgar Yazarlar Birliği’nin çağrısı üzerine gittiği Sofya’da 2 Haziran 1970 günü hayattan ayrılan Orhan Kemal’in cenazesini Babaeski’de, şehrin girişinde çiçeklerle karşılayan işçiler…
O gazete kesiğinde bulunan fotoğraftaki çiçek buketinin üzerinde şu sözler yazılıdır:
“Biz işçiler, hatıran önünde saygıyla eğiliriz”.
Bu çiçek buketinde yazılan cümleden ne anlamalıyız? Kendi yazdıkları sözü ve Orhan Kemal’in romanlarında verdiği mesajı doğru bir biçimde anlayan bu işçiler birkaç gün sonra 15-16 Haziran işçi direnişini yaratacaklardı. Böylece kağıda dökülen söz hükmünü vermiş olacaktı.FB_IMG_1463864120997

Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü, uzun ve sabırlı araştırmalardan sonra, babasının 1970 de tuttuğu ama yarım kalmış, yayımlanmamış yazılarını, notlarını derleyerek 2007’de ‘Önemli Not’ başlığı altında yayımladı.

Kitabın sonuna alınan ” kısa kısa” adlı bölümdeki notlarda Orhan Kemal sanat anlayışını şu şekilde anlatmış : “Has sanatçı, yurdu ve dünyası üzerinde kötülük düşünemez. Has sanatçı satın alınamaz. Onu satın alabilecek ne para ne pul ne mevki vardır. Has sanatçı tarih boyunca iktidarlarla hep çatışmıştır. Bu da sebepsiz değildir. İktidarlar her zaman kendilerini haklı, yaptıklarını doğru, bunun dışındaki her şeyi haksız, yanlış göregelmiştir. Sanat tarihine şöyle bir bakacak olursak, düşüncesi için yüzyıllar boyunca her şeye katlanan sanatçının nelerle karşılaştığını, ne hakaretlere uğradığını, nasıl tekmelendiğini, yok edilip sürüldüğünü görürüz.” Aslında Orhan Kemal bu sözleriyle olması gereken insanında tasvirinide yapmış oluyor. Bu satırları okuduğunuzda, yaşadığınız topluma ışık olmanın ne kadar zor olduğunuda görüyorsunuz. İnsan olmak adına, vazgeçmemiz gereken ne kadar çok şey varmış değil mi? İnsanın inandığı doğruların adamı olması gerekirken, insanı kendi özüne  ihanet ettiren çıkarlar dünyasının adamı olmasını sağlayan motivasyon nedir? Var olmak mı?

FB_IMG_1463864127124

Orhan Kemal gibi olmanın zorluğu şöyle dursun, bu mahluklara söylenecek söz yine Orhan Kemal’den gelsin.

Eşe dosta selam
Böyle yaşadım, karınca
kararınca bu doğruların savaşını
daha çok sanatımda yapmaya
çalıştım. Kursağıma hakkım
olmayan bir tek kuruş dahi
girmemiştir…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ