İLHAN ARSEL’DEN DENİZ BAYKAL’A YAŞAR NÜRİ ÖZTÜRK’LE İLGİLİ MEKTUP

İLHAN ARSEL’DEN DENİZ BAYKAL’A YAŞAR NÜRİ ÖZTÜRK’LE İLGİLİ MEKTUP

Deniz Baykal”a Açik Mektup

Ekim 2002
Ilhan Arsel

Aziz Ögrencim Deniz Baykal,

Eski bir ögrencim oldugunuzu ve çogu ögrencilerim gibi sizin de akilciligin temsilcisi olarak topluma hizmet”te bulundugunuzu düsünerek bu satirlari yazmaktayim. Sunu söylemek için ki, Yasar Nuri Öztürk adindaki bir ilahiyatçi”ya adaylik teklif etmeniz ne kadar büyük bir hata oldu ise, onun da bu adayligi kabul etmesi ayni nitelikte bir davranis olmustur. Su bakimdan ki, siz Atatürk”ün kurdugu CHP”nin baskanisiniz. Atatürk bu partiyi aklin yüceligi ve vahy”e üstünlügü ilkeleri üzerine oturtmus ve bu sayede Türk toplumunu tüm müslüman ülkelerin önüne geçirmistir. Oysa sizin CHP”den aday gösterdiginiz ilahiyatçi,vahy”in üstünlügü gibi köhne bir inanisa saplanmis olup “Kur”an”a dönüs” ,çagirislariyle bu toplumu Atatürk”ün soktugu çagdas ray”dan çikarma dogrultusundadir. Bunun Türkiye bakimindan nasil bir felaket olacagindan habersizdir. Pek yanlis olarak sanir ki Atatürk, Kur”an”i Türkçe”ye çevirtmekle “Kur”an”a dönüs” hazirliginin öncülügünü yapmistir. Oysa hiç de öyle degil. Çünkü Atatürk istemistir ki bu kitap Türkçe”ye çevrilsin de içerigi bilinsin ve bu sayede insanlarimiz yasam sorunlarini, akli dislayan vahiy”lerle degil,fakat akil rehberligiyle çözüme baglama gelenegini edinsinler ve uygarliga erissinler. Ne var ki sizin ilahiyatçi adayiniz, vahy”i üstün saymakla, Atatürk”ün yaptiklarini sifira müncer kilma çabasindadir. Üstelik bir de, hani sanki Kur”an 1400 yildan beri anlasilamamis da ancak onun sayesinde simdi anlasilabilecek ve Türkiye kurtulusa çikabilecek imis gibi bir düsünceye saplanmistir. Böylece Kur”an ayet”lerini diledigi sekle sokmaktan, ve bu nedenle bilimsellige ters çeliskiler içerisinde bocalamaktan kurtulamamaktadir.Bütün bunlar bir yana, fakat bir de asil su var ki, bu ilahiyatçi, bir yandan “Atatürkçü” imis gibi görünürken diger yandan Atatürk”e ve devrimlerine ve Türk milletine karsi kin ve düsmanlik besleyen azili seriatçilara hayranlik duydugunu belirtmeyi övünme vesilesi edinmistir, ki bunlar arasinda çagimizin ünlülerinden Misirli Muhammed Gazali (ölümü 1997), ile Bosna”li Izzetbegoviç gibi esef verici örnekler var. O Gazali ki, 1977 yilinda yayinladigi “Hakikat el-Kavmiyya el- Arabiyya” adli kitabinda Atatürk”ü, “Adolf Hitler”e benzetmis, ve Türk milletini asagilamak maksadiyle: “Islam dünyasinin gelisememisliginin nedeni Türklerin fikren geri kalmisligindan ve Arap zekasi”ndan yaralanamamalarindandir” seklinde görüsler belirtmistir. Bununla da kalmamis, ayrica bir de, Suud”Iular tarafindan Londra”da yayinlanan “As-Saffat Islamiyya fi Turkiya, al-Muslimun” adli derginin 1/4/1997 tarihli nüshasindaki bir habere göre “Kemalizm”in bir bela” oldugunu ve bu bela”nin Refah partisi tarafindan ortadan kaldirilacagini söylemis, aynen söyle demistir: “Türkiye”de Refah”in kaydettigi basari, Kemalizm belasi”nin son nefesini vermek üzere oldugu anlamina geliyor; bugünü bana idrak ettirdigi için Allah”a sükrediyorum”. Ve yine o Gazali ki, Islami elestirenlerin. Kur”an”a göre “mürted” (Islam”dan çikmis) sayilip öldürülmeleri gerektigine dair fetva verecek kadar ilkel kafa yapisinda bir kimsedir. Ve iste böylesine ilkel bir Gazaiî”yi Kur”an”in en yetkili yorumcusu olarak yücelten Yasar Nuri Öztürk, ona olan hayranligini: “…ruh ve iman dünyamizin boyutlarini tutan önderleri gibi kucaklamak borcundayiz” diyerek dile getirmistir (Bkz. 10 Ekim 1977 tarihli Hürriyet gazetesi). Hemen eklemeliyim ki o, bu tür hayranliklarini Misirli Seyh el-Gazali”nin bir baska benzeri olan Bosna”li Ali Izzetbegoviç bakimindan da cömertçe kullanmayi ma”rifet saymistir. O Izzetbegoviç ki, 1970 yilinda yazdigi ve 1983 yilinda yeniden yayinladigi “Islamci Deklarasyon” adli bildirisinde, Atatürk devrimlerini “barbarlik”, alfabe devrimini “ihanet”, olarak degerlendirirken Türk toplumunu cehalet niteligiyle tanimlayarak “bu cehaletin kaynagi Kemalist devrim”dir” demis, ve Türkiye”nin Atatürk devrimleri yüzünden bagimsizligini yitirip geriledigini söylemistir. Ve iste böylesine bilgisiz, böylesine bagnaz ve böylesine müptezel bir seriatçi olan Izetbegoviç”i bagrina basan Yasar Nuri Öztürk, 15 Temmuz 1997 tarihli Hürriyet Gazetesindeki köse”sinde sunlari yazmistir: “Ali Ýzzetbegoviç”i selamliyorum. Onu Kur”an düsüncesinin yüksek boyutlu bir düsünce adami olarak da selamliyorum. Izzetbegoviç”i imanda gönüldasim, istirabta yürekdasim, bilim ve düsüncede meslektasim olarak selamliyorum… Onu saygi ve hayranlikla selamliyorum”.

Görüyorsunuz ki Atatürk”ü ve devrimlerini ve bu arada Türk milletini asagilayan ve vahiy”in rehberligine inanan köktendinci”ler, CHP”den aday gösterdiginiz ilahiyatçi”nin “bilim ve düsüncede meslektas” olarak kabul ettigi ve “asil ve aziz” deyimleriyle yücelttigi kimselerdir. Simdi sormak gerekmez mi: “Bu kimlikte bir kimse”nin CHP”de ve T.B.M Meclisi”nde nasil bir yeri olabilir?”

Iyilik dileklerimle,

Prof. Dr. Ilhan Arsel

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ