İblis Konuşuyor

  • 02 Mart 2019
  • 99 kez görüntülendi.
İblis Konuşuyor

İblis konuşuyor:

-Bir zamanlar çamurdan yaratılmış Adem’i ağaçla kandırmıştım.Ona ölümsüzlüğü vaat edince aklı karıştı,ona ölümsüzlükle tuzak kurdum.O zaman iki kişiydiler şimdi ise sayıları sekiz milyara yakın ama işim daha kolay.O anlarda tuzak için kullanabileceğim bir tek ağaç vardı,şimdi ise orman var elimde

Korkunç bir kahkaha attı İblis sırıttı yer yüzünde yaşayan insanlara bakarak,devam etti:

– Benden dini kullanarak korunmak istediler ancak onların inançlarını öyle bir bozdum ki dinleri bana karşı kalkan olacak yerde dinleriyle benim hizmetime girdiler,ilim sahibi bir kaçı dışında Tanrılarına ibadet etmeye çalışırken bana ibadet ettiler.Oysa buna karşı uyarılmışlardı.Parayı ve siyaseti kullandım aralarına içki ve hırs silahımla düşmanlık soktum.Binlerce yıldır bu dünyada hep birlikte yaşamak yerine birbirlerini yediler,boğazladılar,tarihleri savaşlarla ve kanla yazılmış mürekkepledir. Topraktan yaratılmışlardı ama ateşe özendiler,yakmaktan haz alan benim ateşime. Toprak tabiatlı olmaları gerekirken ateş tabiatlı oldular.

Yemen’e çevirdi gözlerini hırs ve hasetle baktı,savaşta ölen çocuk cesetlerine baktı.Tıslayarak devam etti:

-Şuna bakın hele dedi.”Zalimlikte ben ustayım,bunlar çırak oysa görüyorum ki çırak ustayı geçmiştir.Benim bile zekamla düşünemeyeceğim zalimliklerin bilfiil uygulayıcısı olmuşlar.Şu petrol onu ne kadar çok sevdim,onunla göğüslerine zift doldurup kalplerini kararttım,Allah korkusunu gönüllerinden söküp aldım.Petrol benim dostumdur ondan ateş peydah olur onunla ısıtmaları gerekirken birbirlerini, bunun yerine onun için katlettiler kendilerini”

Kahkaha attı

-Kendisini akıllı sanır insan denen çamur.Atmış yetmiş yıl yaşayacağını bildiği halde kendini bu dünya da kalıcı sanır,kibirlendiğinde kardeşim olur,öfkelendiğinde yoldaşım, hele haset ederse baş tacım.Sonsuz bir arzuyla ister mal ve mülkü sanki mülk ona aitmiş gibi.Ona akıl verilmiştir ancak kendi aklından nasipsizdir,kendi aklına düşman tıpkı benim onlara düşmanlığım gibi.Ben bir ambalajcıyım aslında pisliği öyle bir ambalajlarım ki bu sözde akıllı varlık,renge görüntüye kanar,susuz devenin suya saldırdığı gibi yapışır kötülüğe o zalimleştikçe haykırasım gelir Tanrıya :Şu kullarına bak hele nasılda vahşiler arzu ettiklerinde.Bir köpeğin sahibine sadakati kadar bile sıdk yok sana karşı göğüslerinde”

Devam etti:

-Tanrı çalmayacaksın demişti onlara haram yemeyeceksin ve zina etmeyeceksin.Bunlar hem hırsızlığın hem haramın hem de zinanın sektörünü kurdular.Onlardan utanma duygularını yok ederek gördüm işimi.Modernleştik dedikçe battılar.Uçak yaparak,telefonu icat ederek geliştik sandılar yaptıkları makineleri benim yolumda kullanırken yükseldik sanırken battılar.Bunlar mı akıllı?Ey Tanrı!Ben bunlara mı secde edecektim, beni ateşe atarken ve azdırırken bunlara mı boyun eyecektim.Bunlara makam gösterdiğimde gözleri kararır,koltuğa oturduklarında muhtaçlıklarını unuturlar,bir bardak su içmeseler geberecekken kendilerini tüm kara ve denizlerin hakimi sanırlar bunlar mı akıllı?Akıl bunlarda vitrine koydukları süsten başka bir şey değil aslında hepsi hesap yapar ama çok azı akıllıdır.

Yalanı,yılanı sevdiğim gibi severim.Yetimin aç karnının gurultusu benim müziğimdir.Sokak arasında açlıktan ölen bir köpekle neşelenir,zina ile zevklenirim.Toprağı yakamam ama onu ateşe dönüştürebilir kendime arkadaş edinirim.Şunlara bakın hele hırsla saldırıyorlar birbirlerine…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ