Gönül Rızası

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 56 makalesi bulunuyor.

Akşam vakti olmasına rağmen cadde kalabalıktı. İnsanlar kimisi amaçsız gibi görünen yavaş adımlar atarak kimisi sanki bir yere yetişmenin acelesi içinde yürüyorlardı.Kaldırımın kenarına taburelerini atmış bazı dükkan sahipleri gelen geçene bakıyor,bazıları da sıcaktan bunalmış vaziyette,öğle sıcağı ile alev alev yanan kaldırımları,ellerinde hortumlarıyla suluyorlardı.Bense okula yeni gidecek kızıma uygun bir ayakkabı almak için çarşıya çıkmıştım.Bir taraftan kaldırımda vitrinlere bakıyor bir taraftan da çok iyi bilmediğim bu alışverişi nereden yapabileceğimi düşünüyordum.Hava hala sıcak ve bunaltıcıydı.Şehre çöken nem sebebiyle terlemiş bir an önce alışverişimi yapıp dönme hissi içime çökmüştü.

Hafif rampa olan caddeden vitrinlere bakarak ilerlerken köşe başındaki bakkalın hemen yanında çocuk ayakkabılarını zaten dar olan kaldırıma üst üste dizmiş bir ayakkabıcı dikkatimi çekti.Kutular düzensiz şekilde dizilmiş,ayakkabılar bu kutuların üzerine rast gele konmuştu.Aceleyle özensiz yapılan bu teşhir zaten düzeni olmayan kaldırımda ilginç bir şekilde göze çarpıyordu.Göz atmaya değer diye düşünüp içeri girdim.

Kapınınyanında bir kadınla pazarlık yapan ince yapılı uzun boylu kirli sakallı kişinin dükkan sahibi olduğunu hemen anladım.Konuşmalarının bitmesini beklemeden araya girdim

“Çocuk ayakkabısı alacağım yardımcı olur musunuz?.”

Dükkan sahibi dikkatini bana doğru verip hemen cevapladı.

“Nasıl bir şey aramıştınız yardımcı olayım abime”

Bu samimi cevaplar yörede normal olduğundan yadırgamayıp hemen cevapladım

“Kaliteli markalı bir şey olsun”
Dükkan sahibi üst katı eliyle göstererek;

“Yukarıda” dedi,”Siz beğenin, ben size yardımcı olurum”

Döndü ve kadınla konuşmasını sürdürdü.Dükkanın dar koridorunda bir kaç adım attıktan sonra pek de sağlam olmayan merdivenlerden üst kata çıktım.Üst kat iyi aydınlatılmamıştı. Ayakkabı kutuları rastgele dizilmiş,bazı denemiş olduğu anlaşılan ayakkabılar yerden kaldırılmamıştı.Bakımsız olduğu
hemen anlaşılan ayakkabıların arasında tanınmış bir markadan istediğim tipte bir ayakkabı bulmam uzun sürmedi.Hem uygun renk, hem aradığım modeli görünce rahatlamıştım.Kutunun üzerine fiyatı siyah bir tükenmez kalemle görünecek şekilde yazılmış,altı çizilmişti. “60TL” yazıyordu.

Yanıma ayakkabıyı alarak satıcının bulunduğu kasaya gittim.Elimdeki kutuyu uzattım

“Bunu satın almak istiyorum dedim fiyatı ne kadar?”

Satıcı bana baktı,kutuyu kontrol etti.Titrek bir sesle

“30 TL size olur”dedi.

Ben usulen pazarlık yapmayı beklerken satıcının birden fiyatı yarıya düşürmesine şaşmıştım.Canım sıkıldı.

“Kalsın” dedim.

Dükkandan çıkmak için bir kaç adım atmıştım ki,satıcı seslendi.

“Hayırdır abi,beğenmedin mi fiyatı”

Dönüp ona baktım.Hemen cevap verdim;

“Bu marka bu fiyata olmaz hem kutunun üzerinde 60TL yazıyor.Pazarlık etmeden fiyatı yarıya indirdin.Bunda bir şey var herhalde”

Satıcı ucuz fiyattan hoşlanmayan müşteriyle muhattap olmanın tecrübesizliğiyle cevap verdi.

“Abi bu ayakkabı bir senedir duruyor fiyatını soran vazgeçti.Daha ucuzunu aldı.Ben de bir an önce elimden çıksın istedim.Zararına yemin olsun” Sonra durdu fısıldayarak “İşler yolunda gitmedi burayı devrediyorum.iflas gibi anlayacağın.Öbür türlü yok pahasına gidecek mallar”diye ilave etti.

Satıcının konuşma tarzı samimi ve içtendi.Son söylediklerini anlatırken hal ve tavırlarından samimiyetine inanmıştım

“Tamam” dedim “Alıyorum”

Cebimden çıkardığım 50TL yi satıcıya verdim.

“Üstü kalsın” dedim hemen ardından.

“Abi 30 TL demiştim” dedi aceleyle

Satıcıya baktım,elimden geldiğince dostane bir ses tonuyla

“Bak kardeşim.Bu ayakkabıyı benim çocuğum giyecek.Okul bahçesinde koşacak,kaldırımda yürüyecek,senin zararına sattığın malı ben fırsatçılıkla alırsam,nasıl olurda bu ayakkabının çocuğuma hayır getirmesini beklerim”

Satıcı bana müzeyi gezen bir kişinin antik bir heykeli izleyen gözleriyle baktı.Durdu,hafifçe gözlerinin dolduğunu gördüm.

“Abi 40 tl olsun benden yana da hakkın helal olsun” dedi

Gülümsedim “Hadi eyvallah” diyerek kalabalığa karıştım.

O ayakkabı ile çocuğum hiç düşmedi.İki sene giydiğini hatırlarım. Eskitemediği artık ayakları büyüyünce giymeyi bıraktığı tek ayakkabısı oydu.

Bir alışverişte karşılıklı gönül yapmanın ve rıza aramanın faziletini işte bana o ayakkabılar öğretti.

YAZARIN SON YAZILARI
Hayret - 21 Ekim 2017
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
Persona Koleksiyonu - 19 Nisan 2017
HAKİKATE KÖR OLMAK - 1 Nisan 2017
Mirasyediler Derneği - 10 Mart 2017
Dike,Themis ve Nomos. - 25 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ