GENÇLİĞİ OLMAYAN ÜLKEDEN GENÇLİĞİ OLMAYAN PARTİYE

GENÇLİĞİ OLMAYAN ÜLKEDEN GENÇLİĞİ OLMAYAN PARTİYE

GENÇLİĞİ OLMAYAN ÜLKEDEN GENÇLİĞİ OLMAYAN PARTİYE

Gençlik, zaman zaman üzerinde durduğumuz, tartıştığımız, konuştuğumuz, yazıştığımız bir konudur. Sosyal medyada da zaman zaman yazdık; Ak Parti gençliği olmayan bir parti olma yolunda hızla ilerlemektedir. Şu anda sahada etkin bir şekilde yer alan bir vekillerimizden birinin de bulunduğu bir ortamda, “seçim sadece üniversite gençleri arasında olsa kaçıncı olursunuz?” diye sormuş, cevabını da kendim vermiştim, ancak üçüncü parti olabilirsiniz diye…

“Bölgeyi kaybediyorsunuz, tekrar kazanma şansınız var ama gençliği kazanmak bir gibi şansınız hiç olmayabilir” demiştim. Ak Parti gençliği iki gruptan oluşuyor, birincisi ya iş sahibi olmuş işinin kaybetmemek için orada bulunmak zorunda kalıyor, ya da henüz iş sahibi olmamış ama ancak Ak Parti sayesinde iş sahibi olacağını düşünerek orada kendine bir yer bulmaya çalışıyor. İkisi için de gençlikten söz edemeyiz. Ak Parti’nin bir dava partisi olduğuna inanan gençler yok. Savundukları bir davaları da yok. İş bulma ve işini kaybetmeme endişesiyle sığındıkları bir liman olarak görüyorlar Ak Partiyi. Ama daha güvenilir bir liman bulduklarında ilk terk edecekleri yer de Ak Partidir.

Ak Parti Seçim beyannamesinde, Seçilme yaşının 18’e inmesi, gençlere sınırsız, ücretsiz internet imkanı, kendi işini kuracak gençlere, proje getirmesi karşılığında 50 bin lira karşılıksız destek gibi vaatler, olmayan bir gençliği kazanmak yolunda atılmış adımlar gibi görülebilir. Oysa hem gençler, hem de beyannameye bu vaatleri koyanlar biliyorlar ki, seçilme yaşının 18 olması elma şekeriyle çocuk oyalamadan ibarettir. Sınırsız ve ücretsiz internet gibi kulağa hoş gelen ama diğer yandan ortaöğretim çocuklarının bile attığı twit yüzünden savcılara ifade vermek zorunda kalması iktidarın sosyal medyaya bakışını özetlemektedir.

 

 Ak Parti babalarına bir şey veremediği gençlere,  iş vaadiyle umut aşılayamaz, onları kazanamaz, onları kendi dünyasına çekemez. Kâğıt üzerinde kurulu olan ve vaatlerle iş yaptırmaya, ya da meydanlarda boy göstermeye zorladığı gençlerle de yarının Türkiye’si için sağlam bir zemin oluşturamaz. Bugün gençliği olmayan bir parti ve gençlik üzerinde hiçbir etkisi olmayan bir parti gittikçe kaybetmeye mahkûmdur. Bunun etkisi en çok iktidarı kaybettiğinde anlaşılacaktır.

 

18-25 yaş arasındaki gençlerin oy kullanacağı bir seçimde 3. Olmakta zorlanacak bir partinin tek başına iktidar olsa bile kaybettiği kazandığından çok daha önemli bir olacaktır. Bunu anlaması için, ülkenin geleceğini kendi geleceklerinden önemli görmeleri gerekiyor. Yalnız şu var ki, Türkiye gençleri olmayan bir ülkedir…

Ya gençken, “sen daha çok gençsin bu işlere aklın ermez” diyerek susturulur, ya da yaşı kemale erdiğinde, “ yaşını başını aldın utanmıyor musun, bırak bu işleri gençler yapsın” denilerek ayıplanır.

Yani Türkiye’de genç olmak nerdeyse hiçbir şey olmamak gibi şeydir…

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ