FETTULLAH GÜLEN: N.ERBAKAN BANA MİLLETVEKİLLİĞİ TEKLİF ETTİ

FETTULLAH GÜLEN: N.ERBAKAN BANA MİLLETVEKİLLİĞİ TEKLİF ETTİ

Die Zeit, Fethullah Gülen ile yaptığı röportajın tamamını yayınladı…

Kaan Karagöz / Almanya

Alman Die Zeit gazetesi dün yayınlanan sayısında Fethullah Gülen ile yaptığı röportajın tamını yayınladı. “Tartışmalı vaiz Türkiye’ye karşı yaptırım talep ediyor” sözleri ile duyurulan röportajda Gülen, geçmiş hükûmetler ile ilgili görüşlerini belirtirken, Erdoğan ile arasının nasıl bu noktaya geldiğini de açıkladı. Söyleşide ‘siyasal İslamcı’ kimliğini inkar eden Fethullahçı Terör Örgütü başı, Ergenekon ve Balyoz davaları sürecinde yaşananlardan ötürü üzüntüden “ağladığını” ifade ederek akla ziyan açıklamalarda bulundu. Batı’ya seslenen Gülen ayrıca yine Türkiye’ye müdahale edilmesini gerektiğini dillendirerek dış güçlerden yardım istedi.

Röportajın önemli bölümlerinden kesitler şöyle;

DEMİREL VE ÖZAL’A DESTEK, ERBAKAN’IN TEKLİFİNE RET

Die Zeit: Kendinizi devlet düşmanı olarak nasıl hissediyorsunuz?

Gülen: Kendime eziyet edilmiş gibi hissediyorum. Ben Türkiye’de diyanetin vaiziydim. Benim vaazlarımdan 70’in üzerinde kitap oluşturuldu. Orada okuyabilirsiniz: Her türlü teröre karşıyım. Ben Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Turgut Özal’ı destekledim, çünkü demokrasiden yanaydılar. (…)

Die Zeit: Niye vaiz oldunuz da siyasetçi olmadınız?

Gülen: 70’li yıllarda her siyasî çizgiden insanların ibadet etmeye geldiği bir camide imamdım. Eski Başbakan Erbakan, partisini desteklemem için, bana mecliste bir sandalye teklif ettiğinde dedim ki: ‘Cemaatimin bir kısmı bundan rahatsızlık duyar’. (…)

ERDOĞAN İLE KIRILMA NOKTASI

Die Zeit: Yine de siyasî bir aktörsünüz. İslamcı bir hareketten gelen Tayyip Erdoğan ve onun AKP’sini niye desteklediniz?

Gülen: Çünkü ülkemize Avrupa Birliği’ne girmenin yolunu açmayı vadetti. (…) Erdoğan AKP’yi kurduğunda demokrasiyi ve insan haklarını güçlendireceğini, ordunun siyasî gücünü ise kısıtlayacağını söz vermişti. Bu yüzden Hizmet hareketi onu destekledi. Ama 2011’deki 3. seçim zaferinden sonra u-dönüşü yapıp sözünü tutmadı: Hukuk devletinden Başkanlık sistemine yöneldi.

Die Zeit: Erdoğan ile kırılma noktasına nasıl geldiniz?

Gülen: 2006 yılında yüksek devlet memurlarını kendi keyfine göre değiştirmeye başladı. Erdoğan’ın otoriter yönetimi gittikçe daha kötü oldu. Bir zaman sonra anladım ki, AKP bütün gücü bu tek adamın eline vermek istiyor. (…)

‘HİÇBİR ZAMAN SİYASAL İSLAMCI OLMADIM’

Die Zeit: Seküler Türkler sizi İslamcı olarak niteliyor ve demokrasi düşmanı olmak ile suçluyor.

Gülen: Bu kesinlikle doğru değil. Ben siyasal İslamı hep reddettim. Siyaset ve dini birbirine karıştıran başta din olmak üzere ikisine de zarar verir.

Die Zeit: İdeal bir Müslüman devletinde Hristiyanlar, Yahudiler ve Budistler dinlerini özgürce yaşayabilirler mi?

Gülen: İdeal bir İslami devlet de ne demek? İslamiyet bir din, yönetim biçimi değil.

‘TUTUKLANAN SUBAYLAR VE GENERALLERİ GÖRÜNCE AĞLADIM’

Die Zeit: İki Türk gazeteci, Ahmet Şık ve Nedim Şener sizin mensuplarınızın devleti ele geçirmesini ele alan kitaplar yazdılar ve 2011’de hapise girdiler.

Gülen: İkisini de tanımıyordum. O dönemlerde yazarlar Hizmet hareketini eleştiren 50’nin üzerinde kitap kaleme aldı ve başka kimse hapise girmedi. Niye Şık ve Şener? Çünkü Erdoğan’ı eleştiriyorlardı. Onlara karşı soruşturma başlatılmasını Erdoğan kendisi sağladı.

Die Zeit: Ama Hizmet mensupları değil miydi bu tutuklamaları yapan?

Gülen: Hayır, Erdoğan’ın polisleriydi. Sistematik olarak karşıtları tutuklattırdı. Birdenbire subay ve generaller bile kelepçeli olarak hâkim karşısına çıkarıldılar. Bu görüntüler karşısında ben ağlamaya başladım.

‘BİZ BAŞARAMAYIZ, BATI YARDIM ETSİN VE BASKI UYGULASIN’

Die Zeit: Türkiye haftalardır iadenizi talep ediyor. ABD’nin geri adım atmasından korkuyor musunuz?

Gülen: Amerika’nın hukuk devleti sözünün arkasında durmayıp beni iade edeceğini düşünmüyorum.

Die Zeit: Küresel terör döneminde sizin cemaatinize karşı güvensizlik de artıyor. İslamiyet şu an nasıl bir durumda?

Gülen: Endişe duyuyorum. Belki biz Müslümanlar bir şeyi yanlış yaptık. Belki Allah bizi cezalandırmak istiyor. (…) Fakat biz Müslümanlar sorunlarımızı kendimiz çözmeyeceğiz, demokratik devletlerin desteğine ihtiyacımız var.

Die Zeit: Bu Türkiye için de mi geçerli?

Gülen: AB, NATO ve ABD baskı uygulamazsa, Türkiye ne Avrupa standartlarına uyacaktır ne de NATO’nun şartlarını yerine getirecektir. Batı’dan yardım etmelerini talep ediyorum: Yaptırım olmadan Erdoğan işlediği haksızlıklarda geri adım atmayacaktır.

Die Zeit: Geçmişte verdiğiniz hangi vaazdan dolayı bugün pişmanlık duyuyorsunuz?

Gülen: Eskiden vaazlarımda genelleme yaparak Batı’yı çok kolay yargılardım. Bugün bakış açım değişti.

Kaynak: Aydınlık Gazetesi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ