FAŞİZM SOKAKTAN HALKLA GELİR!

Adıyaman Platform

Yazarın şu ana kadar yazılmış 88 makalesi bulunuyor.

AKP gelmiş geçmiş en cahil partilerden, Tansu Çiller ile yarışabilirler. Ama Çiller ekonomi bilmese, başka hiçbir şey bilmese de hiç değilse “Amerikanca” biliyordu.

Zamanımızın içler acısı özelliği büyük cehalet dönemi olması.
Özellikle “seçilmişler” ve atanmışlar cephesindeki cehalet korkunç.
CHP’yi eleştirince kızan kızana.
Ama CHP o kadar büyük cehaletin içinde ki… AKP ile yarışıyorlar.
1900 – 1980 arasındaki bilginin, aydınların iktidarını temsil eden ve mesela Demirel’i Hindenburg’a benzetecek kadar Almanya tarihini ve siyaseti bilen entellektüel ve halk adamı Ecevit’in ve çok seçkin kadrosunun yerinde olanları kıyaslayın… dehşet verici.

Son derece haklı “Adalet” yürüyüşünü savunmak için Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan ( hem de hukukçu) diyor ki:

“FAŞİZM KİTLELERİ SOKAĞA ÇAĞIRMAZ. KİTLELERİ MECBUR BIRAKIR”
Breh brehh…
Kabul etmek gerek, bayağı bi cafcaflı laf ha!
Şöyle demiş Tezcan: ” … Ak Parti sözcü Mahir Ünal ‘siz faşizme davet ediyorsunuz’ diye açıklama yaptı. Mahir Ünal, faşizmin ne demek olduğunu ya bilmiyor ya da böyle söylemek ancak korkularından kurtarıyor. Faşizm kitleleri sokağa çağırmaz. Kitleleri mecbur eder. Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi yargıyı etkisiz hale getirerek, sokaktan başka çıkış yolu bırakmaz. Tam da Türkiye’yi tarif ediyor. Bizi sokağa mecbur bırakan tek adam rejiminin uygulamaları ve dayatmalarıdır. Sokağın sesinin ne kadar etkili olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.”

Oysa… AKP sözcüsüne faşizm dersi veren Tezcan da en az onun kadar cahil.
Cehalet zamanımızın özelliği ya, CHP’nin C’si cehaletin değil Cumhuriyet’in C’si… anlayabilseler.

FAŞİZM SOKAKTAN GELMİŞTİR.
Faşizm iktidara ilk kez İtalya’da, Mussolini’nin Ulusal Faşist Partisi’nin Napoli’den Roma’ya düzenlediği ve 30 bin “Kara gömlekli” faşistin katıldığı yürüyüş sonucunda geldi. Süreç öncesinde Faşistlerin İtalya’daki karakolları, postaneleri, belediyeleri vs. kitleyle işgal etmişti.
Derme çatma silahlanmış faşist kitle 30 Ekim günü Roma’ya ulaştı.
İtalyan ordusunda faşizm yanlıları önemliydi ama son sözü Kral ve kralcı generaller söyleyebilir, isteseler faşistleri darma dağın edebilirlerdi. Generaller tavırsız kaldılar. Ayrıca ne hükümetten, ne de kraldan istedikleri emirler gelmedi. Nihayetinde kral da faşistlere askeri müdahaleyi reddedecek ve iktidarı Mussolini’ye teslim edecekti. Yüzbinlerce, milyonlarca İtalyan sokaklarda faşizmin zaferini kutlayacaktı.

Almanya’ya gelince…
Hitler’in de en büyük kozu sokaklardı. İşsizlerden, lumpenlerden, kimi zaman işçilerden, savaş sersemi askerlerden, iflas etmiş küçük esnaf kalabalığından topladığı kitlelerle sokaklarda gösteri, yürüyüş, miting yapmak en az Almanya Komünist Partisi’ninki kadar Nazi Partisinin de başarıyla yaptığı, örgütlediği mücadele alanlarıydı.
Artık komünistlerle Naziler arasında sokak çarpışmaları da yükselmiştir. Oluk oluk kan akar. Enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik korkunçtur. Genel kanı şurda dursun, komünistlerden çok daha başarılı ve halka yakın ajitatörleri olan Naziler sokağı /yani halkı, yani sivil toplumu, daha başarılı olarak örgütlerler. Sosyalist sloganları üstün ırk milliyetçiliğiyle birleştiren SA kitleleri sokaklarda şiddetle hakim olur… Ve Adolf, o çok sevdiği, “Alman halkının birinci partisi olmayı başarır.
En son Şili’de de faşizm grevle gelmişti. Kamyoncuların greviyle… Sokak hareketiydi. Düpedüz sokaktan gelmiş emekçi bazlı bir hareketti…

Sıradan insanın bilgisizliğine tahammül edilebilir, hoş görülebilir ama… bir siyasal partinin genel başkanının, sözcülerinin, yöneticilerinin cahilliği ve hele o parti CHP ise, en azından bir zamanların CHP’sinin devamı gibiyse(!) tahammül edilemez olur.
Değerli CHP’li dostlarım istediğiniz kadar kızın, CHP cahillerin bile değil, zır cahillerin elinde.

Haldun Çubukçu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ