Düşünmeyenlerin Düşündürdükleri

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 67 makalesi bulunuyor.

Düşünmek bu topraklarda pek prim yapan bir şey değildir.

“Fazla derine gitme,kafayı üşütürsün” “Düşüne düşüne delirdi” “Düşün düşün boktur işin” gibi deyişlerimiz vardır.

Milli tımarhanemizin kapısına düşünen adam heykeli dikmiş bir milletiz biz.

Hasılı kelam,düşünen adamın işi yaştır bu topraklarda.

“Fazla derine inme!” derken tepeden birazda acıyarak bakan bakışlara benim gibi alışık olanlar ne demek istediğimi daha iyi anlarlar.

Oysa her şey düşünceyle başlamıştır.

Yüzyıllar önce Thales denen adam “Her şey sudan geldi” dediğinde,

Suyun kenarındaki Herakleitos “aynı nehirde iki kere yıkanmaz” şeklinde konuştuğunda

Platon idealardan bahsettiğinde,

Aristo mantık yasalarını belirlediğinde, tek yaptıkları şey düşünmekti.

Onların isimlerini hala anıyoruz. Ancak onları önemsemeyenlerin monekülleri gibi isimleride yok oldu.

Birileri düşünmeseydi,ne internet, ne cep telefonu, ne de günde üç saat izlemekten vazgeçilemeyen diziler olurdu.

Daha net olmak gerekirse birileri düşünmeseydi hala taş tabletlere yazı yazıyor olurduk.

Sahip olduğumuz her şey düşündüğümüz için var.

Sonu pisliğe gidenler düşünmekten korkanlar,düşünenleri kıskananlar,düşünelerden korkanlardır aslında.

Düşünenleri aşağılayan zihniyetin altında,düşünene olan kıskançlıkta vardır.

Veya düşünmenin zevkini bilmeyenin,bilinmeze olan nefreti.

Biz düşüneni küçümsemeyi bırakın,düşünce suçu denen bir hilkat garibesi kavramda üretmişiz.

Orhan Kemal,Nazım,Kemal Tahir,Necip Fazıl gibi isimler,bu kişilerin ayakkabılarını dahi boyamaya layık olmayanlar tarafından demir parmaklıklar arkasına atılmış zamanında.

Sadece solcular değil, düşündükleri için her ideolojiden insan sopa yemiş tarihimizde.

Cezaevi edebiyatı işte bu yüzden edebiyatımızda önemli bir yer tutar.

Çünkü eli kalem tutan,cesur aydınlar ellerinde kurşun kalem ve eski bir defterle cezaevlerinde yazılar en güzel şiir ve romanlarını.

Düşündükleri için yaktılar kendilerini bu memlekette.

Orhan Kemal gibi, bir topluma 100 yılda bir gelecek bir adamın hayatını zehir edenlerde onun düşünmesinden korkanlardı.

Beyin soğanıyla yaşayan,korteksini kullanmanın hazzını tatmamış bu yaratıklar,düşünene canavar gibi baktı yıllarca.

Düşünce hayatın dışına itildikçe makineleştik.

Düşünmedikçe taklitçi olduk,çünkü yeni bir şey üretmek düşünme işinden geçiyordu.

Yüzyıllar önce Katip Çelebi adında çok akıllı bir adam tehlikeyi görmüş, ilm-i hikmet dediği felsefenin okul müfredatından çıkarılmasının imparatorluğu batıracağını bas bas bağırmıştı.

Yahu koskoca imparatorluk bir ders öğretilmedi diye batar mı?

Batar, eğer o ders felsefe ise bal gibi batar,tarih bunu bize göstermiştir.

Düşünmeyenin başına gelenlere,pişmiş tavuk bile güler.

Düşünmeyenler kandırılır,

Düşünmeyenler kullanılır,

Düşünmeyenler koyunlaştırırlır,

Düşünmeyenlere 24 saat yalan banyosu yaptırılır.

Düşünmeyen kendi inancını bile bilmez,sloganlara aşık olur.

İnsan düşünen bir hayvandır önermesinden düşünceyi kaldırırsanız geriye hayvan kalır.

Düşünmeyen hayvanlaşır anlayacağınız.

Hem de nefsinin esiri olmuş bir hayvana dönüşür.

Şimdi düşünün,Eyy düşünme kafayı üşütürsün diyenler.

Düşünmek için önce kafa olması lazım,keşke kafanız olsa da o kafayı üşütebilseniz….

YAZARIN SON YAZILARI
Notlarımdan - 15 Ekim 2018
Geçmişe Mektup - 12 Ekim 2018
Depresif Seçimler - 23 Haziran 2018
Hayır Diyebilmek - 10 Haziran 2018
Zihinsel Uçurum - 13 Nisan 2018
Özgürlük - 24 Ocak 2018
Yeni Ahlak - 25 Aralık 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ