ÇİPRAS, PANDORA’NIN KUTUSUNU AÇTI

ÇİPRAS, PANDORA’NIN KUTUSUNU AÇTI

ÇİPRAS PANDORA’NIN KUTUSUNU AÇTI

Bin yıllar sonra Atina’da yeniden Pandora’nın Kutusu açıldı. Bu öyle bir Kutu ki sadece Yunanistan’da ki ezilen, yok sayılan halka umut olmadı. Bu kutu, tüm Avrupa’ da ki gidişattan memun olmayan muhalif gruplara bir umut ışığı oldu.

Bunu fark eden Neo Liberal Politika temsilcileri hemen ilk günden başlayarak özelikle Başbakan ÇİPRAS ve Maliye Bakanı VAROUFAKİS’ı şeytanlaşdırma siyasetini gütüler. Özelikle Alman basını bu şeytanlaştırma çabalarının başını çekti, halada çekmektedir. Bu çaba, ÇİPRAS’ı ve VAROUFAKİS’i öyle bir duruma getirdi ki, buğün CHEGUVERA tişörtleri yerine ÇİPRAS ve VAROUFAKİS tişörtleri giyinilmeye başlandı.Bazıları ÇİPRAS’ı 1973 de ki Allenda ile kıyaslamaya kadar bile gitti.

ÇİPRAS ne yaptı da bu tür bir benzetmeyi hak eti?

ÇİPRAS ve Maliye Bakanı VAROUFAKİS, bugüne kadar tüm seçilmiş olanlardan farklı bir şey yaptı, OBAMA bile kapalı kapılar ardındaki dayatmaları kabul ederken, bu ikili kabul etme bir yana, bu dayatmaları kamoyuna taşıyarak kapalı kapılar arkasında nelerin dayatılmaya çalışıldığını herkesin gözünün önüne serdiler.
Bu tavır,Neo Liberal Siyasetin temsilcileri tarafından kabul edilemezdi. O güne kadar herkesin kabul etiği bir siyasete nasıl olurda “önemsiz” bir ülkenin seçilmişleri direnebilirdi? Bu “huysuz” çocuklar neye mal olursa olsun dize getirilmeliydiler. Eskiden olsaydı bu sorunu askerlerle çözerlerdi. Nasıl olsa gözlerini güneş gözlüğünün arkasına saklayan bir general bulurlardı ama bu durum, özelikle bir AB Ülkesinde kabul görmezdi. Sonuçta Yunanistan herhangi bir Afrika ya da Güney Amerika ülkesi değildi.

O zaman ne yapmak gerekiyordu?

Devreye IMF ve EZB (Avrupa Merkez Bankası ) girdi ve bir “Mali Darbe” yapma kararı aldılar. SYRIZA Hükümeti’ne öyle koşullar dayatılar ki, hiçbir hükümet bunu kabul edemezdi. SYRIZA’nın iki seçeneği vardı, ya dayatmaları kabul edecekti ve vermiş olduğu seçim vaadlerini unutacaktı ya da ülkeyi iflasa götüren bir hükümet olarak tarihe gömülecekti. İyi bir satranç oyuncusu olduğu söylenen ÇİPRAS son anda taşını iyi oynayarak “Sine-i millet” dedi Yunan halkına referandum da kaderini belirleme şansı tanıdı.

Çipras’ın referandum çağrısı için yapmış olduğu konuşma tarihe not bırakılacak bir konuşma:
“Ben bize dayatılan “Neo Liberal Politikaları” uygulamak için seçilmedim. Ben,Yunan Halkı’na farklı bir dünya sunmak için seçildim. Pazar günü yapılacak referandumda kararı siz vereceksiniz. Ya Dayatmayı kabul edip liberal boyunduruğu kabuleneceğiz ya da onurumuzla yaşamaya devam edeceğiz. Ben oylamada ne çıkarsa çıksın, sonucu saygıyla karşılayacağım ama Liberal Politikaları uyğulamayacağım. Bu onursuzluğu yapamam ama bu onursuzluğu uygulamak için sırada bekleyen siyasetciler var.”

Pazar günü nasıl bir sonuc çıkar bilmiyorum, umarım HAYIR çıkar, evet de çıksa Pandoranın Kutusu artık hiçbir şey olmamış gibi kapatılamaz. Yunanlar diğer Avrupa Halklarına bir şey gösterdiler: “dayatılan receteler altarnatifsiz değildir”. Önemli olan diğer halkların bunu görüp alternatifsizlik korkusundan kurtulup seçimlerini doğru yönde yapmasıdır. Belki SYRIZA Hükümeti yıkılır, belki de Yunanların çoğu EVET de diyebilir ama bu onurulu yaşamak için verilen mücadelenin sonu değil, bu daha bir başlangıçtır. Sıra İspanyada PODEMOSU’nu güçlendirmede. Türkiye’de ise HAZİRAN HAREKETİ’ni…
Muharrem Kürtbaği

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ