CHP’Lİ İLHAN KESİCİ’DEN AKP’YE MATEMATİK DERSİ

CHP’Lİ İLHAN KESİCİ’DEN AKP’YE MATEMATİK DERSİ

Meclis tutanaklarından CHP’li İlhan Kesici’nin AKP’nin ekonomi programına yönelik eleştirileri:

RESMİ GAZETEDEKİ KARGACIK BURGACIK ŞEY 

“Şimdi, bu orta vadeli plan yeni çıktı. Daha doğrusu, bu kapağı göstereyim de ben daha çok bizim arkadaşlarımıza buradaki. Bu orta vadeli program üç yılda bir değiştirilir, her yıl döndürülür. Allahuâlem, bundan 10 kere filan yapıldı. Şimdi yenisi de 11 Ekimde bundan ne kadar, demek ki bir buçuk ay önce basıldı fakat böyle kitapçık hâline getirmediler Sayın Genel Başkan, kitapçık değil, Resmî Gazete’deki kargacık burgacık şey. Şimdi, ben oradan, bunun ilgili sayfasını çıkardım yani bu ilgili sayfa bu orta vadeli programı anlatır, ifade eder. Oradan söylemek istediğim şey şu, huzurunuza getirmek istediğim şey şu: Bunun, bütün orta vadeli programların birinci satırında “Gayrisafi yurt içi hasıla, milyar TL cinsinden, cari fiyatlarla…” diye yazar. Neyse… Yani o yılın fiyatlarıyla millî gelir, gayrisafi millî hasıla; iyi. İkinci satır: “Gayrisafi yurt içi hasıla, milyar dolar, cari fiyatlarla…” o da iyi. Üçüncü satır: “Kişi başına düşen millî gelir, gayrisafi yurt içi hasıladan dolar, kişi başına düşen millî gelir dolar, cari fiyatlarla…” Tamam, bu hep böyle. Şimdikine, yenisine bakalım. Yenisi, birinci satır iyi, “gayrisafi yurt içi hasıla, milyar TL…” anlaşılır bir şey. İkinci satıra geldim: “Gayrisafi yurt içi hasıla…” Bu bölümü aynı. Burada ne olacak? Dolar cinsinden cari fiyatlarla dolar, değil mi? Hayır. Burada ne vermiş? Satın alma gücü paritesine göre dolar. Allah Allah, bu nereden çıktı ya? Yani, böyle bir tabloda dünyanın hiçbir orta vadeli program, plan, Dünya Bankasının yayımları, IMF’nin yayımları, her neyse, böyle bir satırı yoktur. Biz elbette satın alma gücü paritesine göre bazı işlemler yaparız, bazı rakamlar, bazı tablolar üretiriz ama o başka bir şeydir. Bunun sebebi ne? Çünkü bunun sebebi kişi başına düşen millî geliri dolar cinsinden verirlerse 10 bin doların epeyce altına düşen bir dolar vermeleri lazım. Şimdi bunu bizden saklıyor. Benden sakla, tamam; parlamenter arkadaşlarımızdan da sakla, tamam. Ama bir de elin oğlu var, öyle değil mi? Elin oğlu kim? O da bu. The Economist Intelligence Unit’in 2016 yılıyla ilgili olmak üzere bütün dünya devletlerinin ekonomik durumunu özetleyen bir şeyi. Bu da iki gün önce çıktı.

Şimdi, hem Bakanlar Kurulundaki değerli arkadaşlarımızdan hem ekonomi bürokrasisindeki arkadaşlarımızdan istirhamım. Bunun 100’üncü sayfasında Türkiye’nin -sakladığınız var ya- kişi başına düşen millî geliri için verdiği rakam ne? 8.570 dolar. (CHP sıralarından alkışlar) Yani oldu mu, bunu saklamak yakışır mı, ne icabı var? Eninde sonunda böyle bir şey olacak yani. Bunu yapmayın. Bu hem bizim itibarımızı azaltır hem sizin itibarınızı azaltır hem Türkiye’ye duyulması gereken güveni azaltır.

İki: Öbür kitap bu. Bu kitap -şimdi, bağışlayın, böyle, ben de üstünde hazırda çalışmış olayım filan diye ama- iki gün önce Mecliste dağıtılan 64’üncü Hükûmetin Hükûmet Programı. Allah sizi inandırsın, ürkek, çekingen, mahcup, “Hangi lafı nasıl söylesem ki acaba?”, “Hangi rakamı nasıl saklasam ki acaba?” edasıyla yazılmış olan bir program. İyi değil.

Şimdi, anlı şanlı 2023 hedefleri vardı, değil mi, AK PARTİ’nin? 2023 hedefleri var. Ne olacaktı 2023’te, ne var? Millî gelir 2 trilyon dolar olacak, iyi.

Tabii… Burada niye yazmıyor? İnşallah değil, bu kitapta yazacak, inşallah değil. (CHP sıralarından alkışlar)

Diyor ki: “Millî gelir 2 trilyon dolar olacak.”

Oktay Bey de söyledi aslında bu rakamları.

İki: Kişi başına düşen millî gelir 25 bin dolar olacak, olur. Oktay Bey hesaplamış, söyledi tarihleri. Niye yazmıyor bunda?

Üç: “Türkiye’yi dünyanın 17’nci büyük ekonomisi yaptık.” diyorlardı. 2023’te ne olacaktı? 10’uncu büyük ekonomisi, çok iyi. Yazıyor mu bunda? Yazmıyor. Niye? Çünkü Türkiye 1991 yılında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisiydi, şimdiye kadar da iyi kötü 16-17 diye idare etti ama bu sene 18, önümüzdeki sene nüfusu 8 milyon olan İsviçre bizim millî geliri geçiyor ve 19 oluyoruz. Nerede 10’unculuk? Yok.

Şimdi, inşallah Cenab-ı Hak izin verirse onu da biz huzurlarınıza getirmiş oluruz. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi onunla ilgili de bir şey söyleyeceğim.

Öbürü, ihracat, “500 milyar dolar olacak.” Çok iyi. Burada var mı, bu kitapta var mı? Yok. Ya, ne var? Ben size bir ihracat hesabı yapayım. Ocak-eylülden ocak-eylüle 2014 yılındaki ihracatı Türkiye’nin 118 milyar dolarmış, ocak-eylül, ocak-eylül 2014. Bu seneki ocak-eylül 2015 ne kadar? 106 milyar dolar, düşmüş. Ne kadar? Yüzde 10’un üstünde. Ayrıca hangi hâlde düşüyor bu? Türk lirası da oradan buraya yüzde 25 değer kaybetmiş olmasına rağmen. Bunun devamı yoktur, bu böyle devam etmez. Bu hem sizi sıkıntıya sokar hem bizi sıkıntıya sokar hem canımızdan aziz bildiğimiz memleketimizi sıkıntıya sokar.

SATIN ALMA GÜCÜ PARİTESİ NEDİR?

ŞİMDİYE kadar OVP’lerde yer alan milli gelir, TL üzerinden oluşturuluyor, daha sonra döviz kuruna bölünüyordu. Satın alma gücü paritesi ise ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını ortadan kaldırarak farklı para birimlerinin satın alma gücünü eşitleyen bir değişim oranını ifade ediyor. TÜİK’in en son Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (EUROSTAT) tarafından açıklanan ve kendisinin yayımladığı satın alma gücü paritesine göre kişi başına milli gelir endeksi 2013 yılı sonuçlarına göre 28 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 53 oldu ve AB ortalamasının yüzde 47 altında kaldı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ