BİR ADIYAMAN MANZARASI: VATAN İÇİN ÖLENLE NUTUK ATAN ARASINDAKİ FARK

Mesut Erdemir

Yazarın şu ana kadar yazılmış 110 makalesi bulunuyor.

VATAN İÇİN ÖLEN İLE NUTUK ATAN ARASINDAKİ FARK

Orhan Veli, “Vatan İçin” adlı şiirinde  “Neler yapmadık şu vatan için!

Kimimiz öldük;

Kimimiz nutuk söyledik.” der. Şair boşuna söylememiş, anlatmak istemiş  “Vatan” için ölen ile nutuk atan arasındaki farkı, ama nafile çabalamış. Vatan için nutuk atanlar ile ölenler arasındaki farkın insanlık değerlerinin içine sığamayacak kadar büyük ve  bir yabancılaşmanın ürünü olduğunu anlatmak isteyen şairleri de “vatan haini” ilan edivermişsiniz. Bilmeyen mi var, işiniz bu ne de olsa.

Vatan için nutuk çekenlerin bir kısmı bugün vatan için ölen bir genci Adıyaman Havaalanı’n da karşılamaya gitmişler.FB_IMG_1438552070276

 

Bu satırları yazarken  “siyaset erbabının bu kadar ahlaksız olduğu bir dönemi hiç  hatırlamadığımı” düşünmeye başladım.  Adını bir süre sonra unutacaklarından emin olduğum bu vicdanı kararmışlar sürüsü sap gibi dizilip askerlerin omuzunda memlekete getirilen Medet Mat Demir’in tabutunu bekliyorlar. Sadece Medet’in tabutuna bakmakla meşgul olduklarını  hatta onu ne kadar çok sevdiklerini göstermek için bir fatiha okuyup cenaze namazını kılacaklarını da çok iyi biliyorum. Memleketin her mahlukatına sizlerin o gencin cenaze namazında saf tutmanızın  bir gösterişten ibaret olup olmadığını sorsam nasıl bir cevap verirlerdi merak ediyorum. Bende o mahlukattan sadece biri olarak diyorum ki:   Utanmaz adamlar, sizler nutuk atın elin garibi bir kurşuna kurban gitsin öyle mi?

FB_IMG_1438552457670

“Herkesin kendi hayatı var.” demeyi ne kadar çok seversiniz. Oysa siz kendi hayatınızdaki boşlukları gariplerin cesetleriyle doldurmayı marifet bilirsiniz.

Ürettiğiniz ve taparcasına hayatiyet atfettiğiniz siyasetinizle insanların hayata yönelik beklentilerini yok ettiniz. Çünkü beklenti olmayınca insanların daha az üzüleceklerini, daha az hayal kırıklığına uğrayacaklarını çok iyi biliyorsunuz. Ve aynı zamanda insanlara, kendinizi sağlama alarak sokak köşelerinde gecirilecek bir yaşamdan başka bir şey vaadetmediğinizi anlatacak insanlara karşı  düşman muamelesi yapmayı öğretmeyi de çok iyi biliyorsunuz…

Sizin  o gençlere; kaderine razı, şükürcü, mütevazi ve duygusuz bir yaşamdan başka bir şey sunmadığınız malum, fakat onlara  yaşamayı değil, kirli siyasetiniz ve sermayeniz, esiri olduğunuz yeni dünya düzeninin efendileri için öldüklerini farketmemeleri gerektiğini öğretmeyi de çok iyi biliyorsunuz…

Onlara istemedikleri durumlarla karşı karşıya kaldıkları zaman maddi ve manevi mevcudiyetlerini koruyabilecekleri reddetme hakkı bilincini köreltmeyi öğretmeyi de çok iyi biliyorsunuz…

Doğal olarak insan;

-Bu ülkede yaşamak istemenin bedeli bu kadar ağır mı olmalı?

-Kırlarda koşmak ve meçhul bir sevgiliye şiirler yazmak varken genç yaşta tabuta konulmak reva mı?

diye sormaktan kendini alamıyor.

 

Koca Yunus’un dediği gibi

Bir garip ölmüş diyeler

Üç günden sonra duyalar

Soğuk su ile yuyalar

Şöyle garip bencileyin…

diyebilecek bir yüreğe sahip olmayan rezillerin hakim olduğu bir ülkede ölen her gencin yasını tutmaktan öteye artık bir şeyler yapılabilmeli…

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ