Atina M.Ö 399

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 60 makalesi bulunuyor.

Kocaman bir burun,bir eşeğin dudaklarını andıran dudaklar,iki adet patlak göz,saç sakal birbirine karışmış,cüsseli bir adam.Çirkin mi çirkin görünüşte,ayaklar yalın üzerinde ise gece örtünmek için kullandığı örtüyü bedenine sarınıp elbise yapmış biri.Meraklı mı meraklı,işi gücü yok,çarşıda pazarda dolaşıp insanlara bitip tükenmek bilmeyen bir merakla sürekli sorular soruyor.

Hem inatçı hem de meraklı biri bu.Görenlerin “Bu kadar çirkin birini görmedik” dedikleri bu kişi, yaz kış demeden aynı elbiseyle dolaşır sokaklarda.Bulduğunu yer, bulamazsa aç gezer.O kendi tabiriyle insanları uyandıran bir at sineğidir.

Bu adamın adı Sokrates’tir. Ahlak felsefesinin kurucusu,gelmiş geçmiş en parlak zekalardan birine sahip,bütün filozofların,bilgelerin anısı ve hatırası önünde eğildiği,Platon’un hocasından bahsediyorum.Sokrates isimli dahiden.

Dahi derken abartmadığımı,onun keskin zekasını tanımlayacak kelimeler arasında ona en yakın kelimenin ancak bu olduğunu Sokratesi biraz da olsa merak edip okuma şansına sahip olanlar anlayacaktır.Bu dünyadan gelip geçen bilgeler arasında bilgelik sıfatına en çok yakışan bu kişi,alabildiğine çirkin bir suratın ardında kusursuz bir kişilik taşır.

Sokrates M.Ö 399 da 70 yaşını aşmıştır.Bir komplonun kurbanı olup yaklaşık beş yüz kişilik bir jurinin önünde savunma yapacaktır,Atina’nın merkezin Agora’da .Meletos adında bir komplocu kendisini kentin tanrılarına inanmamak ve başka tanrılara tapmak ile suçlamaktadır.İnancı ve felsefesi onu en sonunda ölüm cezası ile karşı karşıya getirmiştir. Fikir ve düşünce ile susturamadıkları bir zekayı yok etmenin hesabı yapılmış,hakkında önce bir çok dedikodu çıkartılmış,tavırları sebibiyle aşağılanmış Sokrates’in yanında sadece öğrencileri,hayranları ve dostları kalmıştır.

Sokrates, insan ruhunun bir canlılık veya hayatın kaynağı olmayıp aynı zamanda insanın kişilik ve karakterinin de aslı olduğunu ileri süren ilk düşünürdür.O sorgulamadığı hiç bir şeyi bilmediğini iddia eden,”Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez” sözünün sahibi olarak jurinin karşısına mağrur bir tavırla çıkar.Üzerine atılı suçlama büyüktür “Tanrıları inkar”

O muhteşem savunmasını Platon’un büyüleyici dilinden okumak gerekir.O savunma Platondan başka hiç kimse tarafından bu kadar güzel anlatılamayacağı için onu anlatmak benim haddim değil.Buna rağmen ön yargı ve Sokrates’in hiç geri adım atmaması onu baldıran zehiriyle gelen bir ölüme götürür.Onun için ölüm Phaidon’da anlatıldığı gibi bir cezadan çok bedenden kurtulup gerçek felsefi bilgiye yani hakikate ulaşmanın aracından başka bir şey değildir.Böyle birini ölümle korkutmak beyhude bir çabadır ancak.

Sokrates’in ardından düşünceleri için suçlanan yargılanan ölüdürülen insanlar hiç bitmemiştir.İnsan zihni içinde özgürdür.Bu özgürlük ona doğuştan verilmiş en büyük hediyedir.Aklını kullanan insan tarih boyunca tehlikeli, sürüye uyan insan ise zararsız sayılmış, sürü aklı çobanlar tarafından hep yüceltilmiştir.

Çobana sürüye uyan koyun gerekmektedir.

Ön kabullerin esaretinde yaşayan değil onları sorgulayan akıl, tarihin bir çok döneminde en tehlikeli akıl sayılsa da insanlık gelişimini ve hemen hemen tüm bildiklerini bu akıllara borçludurlar. Hz.Ali “İlim kavramların temeline inmektir” derken gerçek bilginin yapması gerek şeyi tam da Sokrates’in yaptığı şeyi tanımlamaktadır.

Akıl,adaleti savunurken sahibi olduğu bedeni haksızlığa,sömürüye ve akılsızlığa karşı tehlikeye atmaktadır.Hazların değil aklın patron olduğu beden haz düşkünü sürü tarafından hoş karşılanmayacak,bir engel yani bir öfke sebebi olarak algılanacaktır.

Çirkin bir surat arkasında büyük bir güzelliktir Sokrates.

Karanlık kafalara karşı aydınlık savaşçılarının en eski atasıdır O.

MK

YAZARIN SON YAZILARI
Atina M.Ö 399 - 30 Kasım 2017
Hayret - 21 Ekim 2017
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ