Alimin Kanının Döküldüğü Yere Bela İner

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 55 makalesi bulunuyor.

23 Ocak 1495 İstanbul Atmeydanı.

Soğuk bir istanbul sabahında,yaşlı bir adam atmeydanının orta yerinde diz çökmüş son dualarını ediyor.Hemen arkasında duran cellat keskin bir palaya benzer kılıcını bu yaşlı adamın boynuna nişanlamış vaziyette verilecek emri bekliyor.Vakit ölüm vaktidir.Osmanlı tarihinde ilk kez bir alim kanı akıtılımak üzeredir.Hakkında verilen idam fermanını bekleyen bu adamın adı Molla Lütfidir.

Bir zamanların parıldayan ilmiyle,zekasıyla etrafındakileri büyüleyen bu adamın başı celladın darbesiyle tek seferde yere düşer.O aydınlık,ilim dolu kafa bedenden ayrılmış,ilk kez bir alimin kanı zındıklık suçlaması ile dökülmüştür.

Çok sonraları Yavuz Sultan Selim,Molla Lütfi’nin öğrencilerinden meşhur tarihçi Kemalpaşazade’ye sorar,bu idamın sebebini.Kemalpaşazade içini çeker,yüreğinde eski bir yara deşilmiş gibi cevap verir.”Hased-i akran belasına uğradı”.

Hased-i akran belasına uğrayanların tarihidir bundan sonraki dönemler aslında.Bu dost hıyanetinin ilk kurbanı da Molla Lütfi olmuştur.

Pırıl pırıl bir zekaydı Molla Lütfi.Hasıraltı edilen,savaşlara indirgenen Osmanlı tarih anlatımında ders kitaplarında adı bile geçmez onun.Akademik çevrelerde bir tartışma konusudur idamı sadece.

Fatih’in ünlü Sadrazamı Sinan Paşa’nın öğrencisi ve yoldaşıydı.Astronomi ve matematik dehası Ali Kuşçu’dan matemetik dersi almıştı.Sadece din bilimleri değil,fen ve felsefede de bir üstattı.
Ölümüne sebep olan zındııklık suçlaması them bir iftira hem de traji komik bir olaydır.İslam Ansiklopedisinden okuduğumuza göre işin aslı şudur.Dikkatle okumanızı tavsiye ederim.

“Molla Lutfi’nin bir ders sırasında, “Namaz dedikleri kuru eğilip kalkmadır; faydası yoktur” cümlesini kullandığını belirtmektedir. Ancak Taşköprizâde’nin, o derste hazır bulunan öğrencilerden amcası Molla Kıvâmüddin Kasım’ın, -doğru söylediğine yemin ederek- açıkladığına göre söz konusu cümlenin aslı, Hz. Ali’nin ayağına saplanan bir okun kendisi huşû içinde namaz kılarken çıkarıldığını ve onun hiç acı hissetmediğini söyledikten sonra dediği, “Asıl namaz budur; yoksa bizim kıldığımız namaz kuru kalkıp eğilmekten ibarettir; onda da fayda yoktur” şeklindedir. Ona göre şahit öğrencilerden bazıları bu sözleri yanlış anlayıp saptırmıştır”

İşte yıllarca göz nuru döküp,hikayesi bir celladın önünde biten Molla Lütfi’nin hikayesi.Osmanlı alimleri yüceltmekten vaz geçip alim kanını iftiralara dayanarak dökmeye,fen ilimleri ve felsefeyi müfredatından çıkarmaya başladıktan sonra zayıflamıştır.Alimin kanının döküldüğü yere bereket değil bela iner…

M.K

YAZARIN SON YAZILARI
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
Persona Koleksiyonu - 19 Nisan 2017
HAKİKATE KÖR OLMAK - 1 Nisan 2017
Mirasyediler Derneği - 10 Mart 2017
Dike,Themis ve Nomos. - 25 Şubat 2017
Münafık Kimdir? - 24 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ