AHLAKSIZLAR KOALİSYONU

Mesut Erdemir

Yazarın şu ana kadar yazılmış 110 makalesi bulunuyor.

Bir paylaşımımda “Aslında bir ahlaksız diğer bir ahlaksızı bertaraf ediyor desem yeridir. Ama yöntemi bu olmalı mıdır? Tabiki bu olmamalıdır. Ahlaksız bir gazete gerçekle bağdaşmayan sözde haberleri manşetine çekip Ergenekon, Balyoz davalarının zeminini atarken diğer bir ahlaksız guruh buna alkış tutuyordu. Ahlaksızlara karşı kullanılması gereken panzehir ahlaklı olmaktır.” demiştim.

erdogan_zaman_gazetesini_anlatiyor_h19659
Birgün Gazetesi’ nden Fatih Yaşlı bu ahlaksızların bir fotoğrafını çekmiş. Yazının ana teması: ” Rahip Niemöller’in hikâyesini herkes bilir: “Naziler önce komünistler için geldiler, bir şey demedim çünkü komünist değildim. Sonra Yahudiler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Yahudi değildim. Sonra sendikacılar için geldiler ve bir şey demedim çünkü sendikacı değildim. Sonra Katolikler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Katolik değildim. Ve sonra benim için geldiklerinde ise çevremde benim için bir şeyler diyecek kimse kalmamıştı.’’

Liberallerin pek sevdikleri bu hikâye, Zaman’a el konulmasının ardından bir kez daha dolaşımda. Naiflik mi, apolitizm mi desek, solun bir bölümü de “Susma sustukça sıra sana gelecek” demek adına buna iştahla sarılmış durumda.

Oysa olan biteni anlamak ve anlatmak için son başvurulacak bir örnek varsa o da Niömeller örneği; çünkü birincisi sıranın bize gelmesi için önce birilerine gitmelerine gerek yok, biz o sıranın en önündeki yerimizi ezelden beri koruyoruz zaten. Ve ikincisi, “Susma” çağrısının muhatabı biz değiliz; çünkü bu ülkede her şeye rağmen susmayan birileri varsa, onlar zaten bizleriz.

Devam edelim, Niemöller’in hikâyesini yakın Türkiye tarihine uyguladığımızda, “geldiler” denilenler ve “gelinenler” kim acaba? Türkan Saylan’ın evini basan kim, Ahmet Şık’a “dokunan yanar” dedirten kim, Hrant Dink cinayetine dair son derece önemli bilgilere ulaşan Nedim Şener’i tutuklayan kim, Ali Tatar’ın onur intiharının müsebbibi kim, “Gazetecilikten yargılanmadılar” manşetinin sahibi kim, sahte delillerin, düzmece iddianamelerin, kumpas davaların yaratıcısı kim?

Bu satırlar olanı biteni yeterince açıklıyor.

Esas mesele Akp ile F Tipi arasındaki koalisyon habersizmiş gibi yapan “yetmez ama evetçilerin” pişkinliğinde düğümleniyor. Şimdi dikkat edin özgürlük ve demokrasi havarisi kesilip Akp nin faşist diktatörlüğünün inşa edilmesinde rol almış olanlar şimdilerde F Tipinin yanında hizaya giriyorlar. Chp’ yi ve Cumhuriyet Gazetisini anlıyorum, onlar var olma sebepleri olan efendilerinin emirlerine göre kişniyorlar.
Akp’nin koynundan Hdp’nin koynuna oradan cemaatin koynuya gitmekten usanmadınız mı? Daha kimin koynuna gireceksiniz? Söyleyinde bilelim.

Bu koyna girme olayı bir hastalık gibi sirayet ve nüks ediyor. Vatan Partisi’de Akp’nin kendi çıkarları için çıkardığı savaşı “vatan savaşı” sanarak bu konuda kundeye gelmiş durumda. Neden diye sorarsanız “Saray  Savaşı  Değil  Vatan  Savunması“   açıklaması   hem   yanlıştır   hem   de   dolaylı   yoldan  Tayyip   Erdoğan’a   kefil   olmaktır. “Kendisini Fatih Sultan’dan ve Mustafa Kemal’den sonra sayacak kadar tarihsel gerçeklerden uzaklaşmış bir adamın seçimlerde istenilen sonucu alamaması sonucunda tehditler savurarak çıkardığı kaosu “Sarayın   Savaşı   Değil   Vatan   Savunması“   diye   savunmak onun amaçlarına hizmet etmektir. Oysa biliyoruz ki “Tayyip  Erdoğan  bu  ülkeyi   13   yıldır   yönetmektedir.” Bu reel politik durumu anlamamak gaflet içinde olmaktan öte bir anlam taşımaz.

Sonuç olarak kimsenin yanında hizalanmayan bağımsız, yurtsever ve sosyalist politikalara geçmişten daha fazla bugün ihtiyaç duyuyoruz. Hem insan haklarını hem de demokrasiyi bir örtü gibi kullanan Chp, Akp, Hdp ve Cemaat denkleminin dışında, halka öncülük edebilecek bir örgütlenme ihtiyacının aciliyet düzeyi, yüksek bir bir biçimde kendini dayatmaktadır. Bu ihtiyaca cevap verebilecek ve kendisine laikliği bayrak yapabilecek bir gücün ayak seslerini duyar gibi oluyorum.
Kolay gelsin…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ