ADIYAMAN’LI BİR GENCİN GÖZÜNDEN MEMLEKET MANZARASI

ADIYAMAN’LI BİR GENCİN GÖZÜNDEN MEMLEKET MANZARASI

“Vatanımızı sevelim ; orası babalarımızın da ülkesidir. ” der Schiller. Adıyaman için geçerli mi bu söz bilmiyorum. Nedeni kültür bakımından zayıf , sosyal açıdan gelişmemiş olması değil. Çünkü vatanı sevmek bunları gerektirmez. Vatanı sevmek için insanlık gerekir.

 

Zannedersem dışarıdan Adıyaman’a bakıldığı zaman ; toplumsal şekilde hareket eden , kültürüne değer veren , gelişmek için elinden geleni yapan bir millet görüyoruz. Elbette kültürümüze çok değer veriyoruz ama kimse bana bu memlekete için gelişmekten ve beraberlikten söz etmesin. Gelişmiş ve beraber hareket eden bir memlekette eğitim , işsizlik , yetersizlik sorunu olur mu söyleyin bana ? Olmaz dediğinizi duyar gibiyim.

 

” Millete hizmet etmek istiyorsan , elinden gelen işle başla…” der İsmail Bey Gaspıralı. İşin veya sorunun büyüğü küçüğü olmaz. Adıyaman da uygulanan ise biz şu büyük sorunları halledelim gerisi kolay.. Sayın Başkan o senin ufak dediğin sorunları halletmeden nasıl memleket için büyük sorunu halledeceksin. Burda onarılması , yıkılması gereken evler varken sen kalktın üst geçit yaptın. Ayyaşın birine ezan okutturdun. Minareye çıktı imam oldu aşağı indi ayyaş oldu.

 

Adıyaman için yenilik dedin kalktın Gaziantep Belediyesi’nin attığı otobüslere Adıyaman’a getirdin. Ve daha bunun gibi birçok şey.. Bu mudur gelişmişlik? Daha bu memlekette iki karşı cins arkadaş birer kahve içemiyor , bu memleket diğer memleketlerin eskilerini kullanıyor. Suriyelilere sil baştan yuva kuruyor onları memleketimizin merkezine yerleştiriyor. Sen kendi memleketinin insanından kesip onlara yediriyorsan bu gelişmişlik değildir.

 

” Vatan , çalışkan insanların omuzları üstünde yükselir. ” demez mi Tevfik Fikret ? Hani nerede çalışkanlık, nerede çaba , emek? Sen kılıçla alınan bu vatanı para karşılığında birçok şeye değiştin ! Senin memleketinin gençleri artık üniversiteyi güzel bir hayat yaşamak için değil kurtuluş için kazanıyorlar. Çünkü bu memlekette baskı vardır ! Din , dil , ırk ayrımı vardır ! Bu memlekette evlenip boşandıktan sonra sokakta tek başına yürüyemezsin.

 

Başın bağlanmadan bitmez buranın iftiraları , dedikoduları , ön yargıları. Mesela burda spor , sanat , kültür alanında gelişmiş çok  az insan bulabilirsiniz. Onlarda dışarıdan, işi nedeniyle burada çalışma mecburiyetinde olan insanlar. Bunu nerden anladım biliyor musunuz ? Okulumda anket düzenlediğimde çıkan analizlerin veli bölümünde okur yazar kısmının % 33 çıkması ve bunun lise ile sınırlı kalmasından. Ve biz ne yazık ki hala bu topluma yenilikler kazandırdık dedirtme çabasındayız. Elbette başka memleketlerin eskilerini getirirsen bu insanlar yeni sanacak. Sen ne yaptın ? Çoğunluğu okuma yazması olmayan insana 400 yataklı hastane açtın. Söyle bana ! Eğitimsiz insan senin açtığın o 400 yataklı hastanenin sunduğu fırsatları faydaları nereden bilecek ? Eğitim olmadan sağlık olur mu ? Kültür olmadan medeniyet bilinir mi ? Burada bir genç hala özgürce fikirlerini ortaya atamıyorsa o senin küçük sorunları geri planda tutup Adıyaman’ı lüks yapma çabandan başka bir şey değildir.

Bu memleketin 400 yataklı hastaneye , üst geçitlere o yeni dediginiz ama eski olan otobüslere ihtiyacı yok. Bizim halkımızın bilincinin uyandırılmasına , gençlerin ; bilgilerinin , fikirlerinin o kafeslerden çıkarılmasına ihtiyacı var. Gösteriş amaçlı gelişmişliklere değil…

HEBE

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ