ADIYAMAN’IN PERRE-PİRİN-ÖRENLİ YERLEŞİM YERİ

ADIYAMAN’IN PERRE-PİRİN-ÖRENLİ YERLEŞİM YERİ

 

Önceden kente 5 km uzaklıkta idi. Şimdilerde Örenli mahallesi oldu ve nerdeyse kentle birleşti. Biz çocukluğumuzda uzun bir yürüyüş sonucunda Pirin’e giderdik. Tarihi bildiğimizden değil, suyuna tutkunluğumuzdan gider, havuzuna girer serinlerdik. Gürül gürül akan bir suyu vardı. Bu suyun havuzunun üstü sonradan kapatıldı, suyu da bir yerlere içme suyu olarak verildi diye duyardık.

Aslında burası Kommagene Krallığının önemli kentleri arasındaydı. Çeşmesi de çok önemlidir. Suyu da oldukça tatlıdır. Halen kullanılan bu çeşme Roma Çeşmesi adıyla anılır. Akıntı kanalı içinde kazlar, ördekler dolaşır, su yolu boyunca şen-şakrak bağırarak beslenirler. Köy yani örenli mahallesi önceki yılların yoğunluğunu terk etmiştir. Çünkü mahallenin yeri kalıntıları ve arkeolojik değerleri nedeniyle çok önemlidir. Mahalleye girmeden önce görülen kaya mezarları bölgesi, hem arkeolojik değeri, hem de tarihsel değeri bakımından eşsiz bir bölgedir. 200’den fazla kayalara oyulmuş mezar bulunduğu sanılmaktadır.

Mezarlardan sonra başlayan yerleşim yeri vardır. Bu yerleşim yeri yakınında tarlasını süren çiftçinin pulluğuna irice bir taş takılır. Biraz daha ilerleyince bu taşların çoğaldığını görür. Hemen yetkililer bilgilendirilir. İnceleme sonucunda buranın bir duvar kalıntısı olduğu ve toprak yüzeyi de temizlenince tabanın mozaikle kaplı olduğu görülür. Çevrede ve yerleşim yeri altında bunun benzeri çokça mozaiklerin olduğu ve öyle ki Zeugma mozaik ustalarının Perre’den giden ustalar olduğu sanılmaktadır. Büyük bir turizm merkezi olmaya aday bu bölgenin ivedilikle kazı çalışmalarının tamamlanıp, dünya kültür mirasına sunulması bekleniyor. Böylece Adıyaman turizmde bir hamle daha yapmış olacak ve bölge halkı yeni bir kazanç kapısına daha kavuşmuş olacaktır. Bunu sabırsızlıkla bekleyen Adıyamanlım belki de yüzünü güldürecek bir fırsat yakalamış olacaktır.

Adıyaman’a her gelişimde uğradığım bu bölgeyle ilgili zaman zaman tuttuğum notlarım vardır. Bunlardan biri 3 Ağustos 1977 tarihini taşımaktadır. Bu notta şunları yazmışım:

“Hava oldukça sıcak. 40 derece desem yalan söylemiş olmam. O sıcakta düştük Pirin yoluna. Mağaralar alabildiğince yayılmış kayalara. Obalar halinde. Öbek öbek, oylum oylum.  Her oylumda en az sekiz, on mezar. Kimileri açıkta, kimileri mağaralar içine oyulmuş. Tümünün de üzerleri kapaklı olmalıydı diye düşünüyorum. Çünkü mezar oyukları derin değil. 40-50 santimetre arası . Mezar odaları içinde çok kesin hatlı ve düzenli oyma izleri var. Şaşırmamak elde değil. Biraz ilerisinde de yazının icadından önce yaşanılmış Palanlı Mağarası var. Buraya yaklaşık beş kilometre. Bu mağara ile birlikte bölge düşünüldüğünde neden önemli olduğu daha iyi anlaşılır. Çünkü Palanlı Mağarası  M.Ö 40.000 yıllarına tarihlenir. Yazının icadından önce yaşanmış olunan bu mağara duvarında çok düzenli çizilmiş keçi resimleri vardır ve bu nedenle kaya yüzeyine yapılmış resimler oldukça önemlidir.  Ustalık ve teknik oldukça şaşırtıcıdır. Dünyanın ilk yazılı kayaları arasında ilk sırada yer alır.

Pirin Kaya Mezarları odaları içinde başlıklı sütunlar var. Çıra yerleri yanında, kapı kenarlarında beilki de sürgü (kilit sistemi ) yuvası olabilecek yuvalar var. Bir mezar girişi kapısı üstünde iki adet figür görülüyor. Kabartma olarak yapılmış, ancak daha sonraları tanınmayacak halde kırılmıştır. Çok yazık. Ayrıca çok yazık olan bir yön de, tüm mağara taşlarına yönelik tahrip faaliyeti. Evine. İnşaatına taş gerekli olanlar, acımadan kırabiliyorlar. Her önüne gelen mezar kazıyor, gömüt(hazine) arıyor. Mezarlar içinde eşyalar, kalıntılar arıyorlar. Çok acınacak bir durum. İlk önlem, bir koruma görevlisinin verilmesi olacaktır bence.

Kaya mezarlarda ilginç olanlardan birisi de su toplama çukurları. Futbol topunun ikiye bölünmüş yarısı kadar bu çukurlar. Altlarında delikler var. O delikler ince kanallarla mezar odalarına dek iniyor. Anlaşılan yağmur suları bu kanallar yoluyla, aşağıda mezar odalarının bir yerinde birikiyor. Belki de bu toplana su ile mezarı ziyaret edenlerin su gereksinimleri gideriliyor. “

O günlerde bunları yazmışım. Ben bunları yazdıktan 36 yıl sonra bir proje hazırlanarak, kaya mezarları koruma altına alınmak üzere planlamalara girişildi. İyi de oldu. Çevresi kapanacak, bilet gişesi olacak, yani girişler denetim altına alınacaktı. Gelen gezginlerin dinlenme ve diğer gereksinimlerinin karşılanacağı sosyal tesisler oluşturulacak. Arzulanan budur ve alkışlanmalıdır. Yetkilileri, önder olanları yürekten kutluyorum. Daha sonra gittiğimde, gezinti yollarının yapıldığını, çevresinde duvarlar örüldüğünü, bazı sosyal tesislerin iskeletlerinin hazırlanmakta olduğunu keyifle izledim. Mutlu oldum. Düşündüm ki bundan böyle değerlerimiz, gelir getirecek kaynaklarımız sahipsiz kalmayacaktı.

İşte böyle mutlu oluyor insan.

Mehmet Erbil

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ