ADIYAMAN MUHTARLARI BURUNLARINI NEYE SİLDİLER

Mesut Erdemir

Yazarın şu ana kadar yazılmış 110 makalesi bulunuyor.

Bugün Memleketim Gazetesi’ni okumasaydım bu yazıyı kaleme almayacaktım. Gazetenin ikinci sayfasında “Türkiye ‘de doların yeniden yükselmesine tepki gösteren muhtarlar ABD Doları yaktı.” başlığı yer almış. Fakat haberin içeriğini okuduğumda gözüme birtakım esprili detaylar çarptı.

Haberde aktarıldığına göre, muhtarlarımız sahte 1 dolarlara burunlarını silmişler. Ne kadar yaratıcı bir eylem değil mi? Fakat unuttukları bir şey var. Siz sahte 1 dolarlara burnunuzu silsenizde yine Abd dolarının bir biçimde reklamını yapmış oluyorsunuz.

Muhtarlarımıza şu soruyu sormak gerekir. Başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere bankaların dolar rezevlerinin ne kadar olduğunu biliyor musunuz? BU SORUNUN CEVABINI BULMA İŞİNİ ONLARA BIRAKIYORUM.

Peki muhtarlarımız asli görevlerini yerine getirerek dolara daha fazla zarar vereceklerinin ne kadar farkındalar?

“Anayasa’nın 5241. Sayılı Kanunu ile açıklanmış olan Muhtar Görev ve Yetkileri Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkilatına Dair Kanun(10.04.1944) başlığı altında toplanmıştır.” Muhtarlarımızın görev ve yetkileri anayasal bir hükümse o zaman muhtarlıkların bir sivil toplum kuruluşu olduğu söylenemez.

Yukarıdaki kanunla kendilerine görevler-yetkiler tanınmış olan bu insanlar vazifelerine odaklansalar ve devlet bürokrasinin işlemesini hızlandırsalar ülke ekonomisine daha fazla katkı yapmış olacaklar. İlgili kanun çerçevesinde  “Muhtarlar, görevli oldukları köy ya da mahalle içerisindeki cadde, sokak, meydan levhası gibi levhaların kontrolünü yapar, değiştirilmesi ya da yenilenmesi gerekiyorsa belediyeye bildirir.” maddesi bile yerel ekonomiye nasıl katkı yapacaklarının bir işaretidir.

Hepinizin malumudur, muhtarlar bir siyasi parti adayı olarak seçime girmezler. Biz onlara oy verirken hangi siyasi partiden olduğuna bakmayız. Onların verasetine, işbilirliğine ve kişiliğine bakarak oyumuzu veririz. Onların objektif olması gereken devlet bürokrasisinin önemli bir çarkı olduğunu biliriz.

Kısacası muhtarlarımız yerel ve merkezi idarenin vazgeçilmez unsurlarıdırlar. İktidarda hangi siyasi parti olursa olsun, muhtarlarımızın iktidara hoş görünmek gibi bir tavır içinde olmamaları gerekir.

Sözü bağlamak gerekir.
Birgün polisler Neyzen’i tutuklamaya gelirler. Neyzen bir ara polislerin ellerinden sıyrılıp bir masanın üzerine çıkar, caddeye dönüp avazı çıktığı kadar bağırır:  ” Padişahîm çok yasa, Şevketinle bin yaşa! ” Sonra ne olur? Polisler çil yavrusu gibi dağılırlar. Bizim muhtarlarda çil yavrusu gibi dağılmak istemiyorlarsa halkın muhtarları olmaktan başka çareleri yoktur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ