Adım Rızvan Khan, Müslüman’ım, Terörist Değilim.

Suat Tekin

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.

 

Rızvan Khan, annesi ve kardeşiyle yaşıyor.

Kardeşi Amerika’da bir okul bursu kazanınca, Amerika’ya gidiyor.

Dahi bir Otistik… Matematik ve hafızalama konusunda üstün yeteneklere sahip. İletişim bozuklukları olsa da hayatı kolaylaştıran yetenekleri sayesinde çabucak ilgi odağı haline geliyor.

Aradan yaklaşık yirmi yıl geçiyor. Annesi yaşlanmış ve hastadır artık. Onu Amerika’ya, kardeşinin yanına gönderir.

Kardeşi okulu bitirmiş, Müslüman bir kızla evlenmiş, yuva kurmuş, eşiyle birlikte kozmetik ürünleri pazarlamaktadır.

Rızvan Khan’ı da satış yapmaları konusunda eğitirler. Gezdiği yerleri görüntülemesi için de bir kamera alırlar.

Rızvan, gittiği her yeri filme almakta; bu, onun için hem bir eğlence hem de gittiği yerleri belgelemeye yarıyor.

Gittiği bir kadın kuaföründe Hindu Mandira (Kajol) adlı bir kızla tanışır. Görür görmez kendi ifadesiyle ‘Ağlamak gibi olmayan bir his…’ le âşık olur.

Mandira kocasından ayrılmış, oğluyla hayata tutunmaya çalışan dul bir kadındır.

İlk sıralar sempatik bulduğu için ilgi gösterdiği Rızvan Khan, üstün yeteneklerini sergilemeye başladıkça, bu ilgi, tutkuya dönüşür ve evlenirler.

Bu evlilik de, babasız büyüyen çocuğun Rızvan’ın üstün yeteneklerine duyduğu hayranlığın da etkisi olmuştur.

Rızvan Khan’ namaz kılar, Kur’an okur, Mandira ve oğlu ise Hindi geleneklerine göre yaşarlar.

Bir gün okulda çıkan kavgada Mandira’nın oğlu öldürülür.

Kavganın müsebbibi olan çocuk, korkudan kavgayı görmediğini, onu öldürenleri tanımadığını söyleyerek olayı gizler.

Annesi çocuğunu öldürenlerin yakalanmamalarına isyan eder, kendi başına olayı araştırmaya koyulur.

Ancak önünde çok büyük engeller vardır. Kimse olayın aydınlanmasını istememektedir.

Hindu kadın çocuğunun ölümüne Rızvan Khan’la evlenmesinin sebep olduğunu düşünmeye başlar. ‘Eğer bir Müslüman olan Rızvan Kahn’la evlenmeseydim, oğlum ölmezdi’ der ve Rızvan Khan’dan ayrılmaya karar verir.

Rızvan, ayrılmak istemez. Zira onu deli gibi sevmektedir.

Ancak Hindu kadın kararlı olunca, bir çıkış yolu bulmaya çalışır Rızvan Kahn.

Bunun bir öfke patlamasından ibaret olduğunu düşünmüş olmalı ki son derece masum ve saf bir çıkışla tekrar ne zaman evlenebileceklerini, bir araya geleceklerini sorar kadına.

Kadın, ‘bunun için önce Amerika Başkanını, sonra bütün Amerika’yı terörist olmadığına ikna etmelisin’ der.

Kadın, buna inandığından değil, inanmadığından paylaşır onunla.

Bir Müslüman olarak Amerika’da yaşama hakkının olmadığını söylemiştir aslında Rızvan Khan’a.

Otistik dahi Rızvan Khan, yollara düşerek Amerika başkanıyla görüşüp, ona terörist olmadığını söylemek ister.

Geldiği bir şehirde namaz kıldığı cami imamının buradaki cemaati İslam’ın emri gereği silaha sarılmalarına, kan akıtmalarına ikna etmeye çalıştığına tanıklık edince, caminin içinde ayağa kalkar, imamın söylediklerine itiraz eder. ‘Annem böyle anlatmadı. İslam, barış dinidir, öldürmeye karşıdır. İnsanları ikna ederek İslam’a davet eder.’ der.

İmam ve cemaat şaşırırlar. Rızvan Khan’a inanan olduğu gibi, karşı çıkan da olur.

Ama en çok da imam etkilenir ve Rızvan Khan’a tepki gösterir.

Rızvan, ilk fırsatta, Amerikan polisine imamı şikâyet eder.

Polis, imamı yakalar, hapse atar.

İmamın cemaati Rızvan’ın peşine düşer.

Rızvan’ı bulur, bıçaklayarak öldürmeye kalkışırlar.

Konu, Amerika televizyonlarına haber olur.

‘Rızvan Khan, bir cami imamını Müslümanları şiddete teşvik ettiği için polise ihbar etti; cemaatte onu öldürmek istedi.’

Tüm Amerika konuyu öğrenmiştir artık.

Rızvan, Müslüman olduğunu, ama terörist olmadığını Amerika başkanına söylemek için düşmüş yollara.

Televizyonlar aynen bu şekilde verirler haberi.

Büyük bir sempati toplar Rızvan.

Televizyondaki haberlerden Rızvan Khan’ı tanıyan çocuk, etkilenir, Hindu kadının (Mandira) oğlunu öldürenleri polise ihbar etmeye karar verir.

Katiller yakalanır, mahkemeye çıkarılırlar.

Rızvan Khan hastaneye kaldırılmış, tedavi altına alınmıştır.

İyileşir iyileşmez, Amerika başkanının yaptığı konuşmayı dinlemeye gelen kalabalığın arasına karışır, kalabalığı yara, yara öne çıkar, başkanın korumaları onu alır, başkanla görüştürürler.

Rızvan mesajını iletir.

Ben, Müslüman’ım. Terörist değilim. 

 

***                  ***                  ***

 

Film, 2010 yapımı bir Hint filmi.

Yönetmeni Karan Johar’a sorulduğunda; “Oldukça önemli bir zamanda olduğumuzu düşünüyorum, çünkü milletimizin birlik olması çok büyük anlam taşıyor ve ben bu duruma şahitlik yapabildiğim için çok mutluyum. Herkes terörün bir dini olmadığını ve asla olmayacağını biliyor. Bir Film yapımcısı olarak, sosyal bir sorumluluğum, görevim olduğunu biliyorum ve bu görevimi yerine getireceğime dair söz veriyorum.” şeklinde cevap verir.

 

YAZARIN SON YAZILARI
Merhaba - 12 Haziran 2018
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ