Acının İçinden Bir Çınar.

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 55 makalesi bulunuyor.

Kahire 1933

Kentin kenar mahallerinden birinde, bir çocuk kalabalığın içinde gizli gizli ağlamaktadır.Henüz dört yaşında olan çocuğun annesi biraz önce ölmüştür.

Ev kalabalıklaşmış,taze cenazenin bulunduğu odadan ağıtlar yükselmekte…

Dört yaşındaki erkek çocuğu,henüz ölen Zehva Ebulsuut’un yedi çocuğundan altıncısı.

Bu çocuğun adı, sonraları tarihe Yaser Arafat olarak geçecek olan Muhammed Abdurrahman Abdurrauf Arafat el-Kudva el-Hüseyni dir.

Yaser Arafat, yıllar sonra 62 yaşındayken sekreteri Suha Tahvil ile evlenecek,bu evlilikten doğan kız çocuğuna annesi Zehva’nın ismini verecektir.

Yetim kalsa da insan,onun adı Yaser Arafat da olsa demek ki annenin özlemi hiç bitmiyor insanda.

Tamamı mücade dolu bir hayat geçirdi Yaser.

Onun hayatı Filistin’in bağımsızlık tarihiyle aynı gibidir.Filistin tarihini yazmak isteyen bir tarihçi o dönemde onun adını anmadan tek sayfa bile yazamayacaktir.

Hayatı,mücadelesi Filistin’e adanmıştır onun.

1933’de Kahire’de anasız kalmış yetim,1998 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü Lideri Ünvanıyla Birleşmiş Milletler genel kurulunda kürsüye çıkacaktır.

2000 yılında Camp David ‘de ABD Başkanı Clinton ve İsrail Başbakanı Ehud Barak karşısında Bağımsız Filistinden taviz vermediği için hedef haline gelince,kuşatılan El Mukataa’da esrarengiz bir şekilde hastalanıp kısa süre sonra geride mücade dolu bir yaşam bırakarak ölen kişidir Yase Arafat.

“Bir elimde zeytin dalı,diğerinde direnişçinin silahı ile karşınızdayım,zeytin dalının elimden düşmesine izin vermeyin” diyende O’dur.

1998’de İsrail’in var olma hakkını tanıdığı için eleştirilen,İsrail ile resmi görüşmeler yaptığı için topa tutan Arafat aslında bağımsız bir Filistin dışında bir hayali olmayan Yirminciyüzyılın en önemli kahramanlarından biridir.

1929’da dört yaşında yetim bir çocukken tüm zorluklara rağmen kendi ulusunun kaderini değiştirmeyi başarmıştır.

Tarihi değiştiren bir çok ünlü isim gibi o da bir yetim olarak büyümüştür.

Hayatın en büyük acısını erken tanımış,ancak bu acıya teslim olmamış, acısı içinde güçlenmiştir.

Hayatın acıları,sıkıntıları insana bazen fırına atılmış çömlek tesiri yapar. Acı yaktıkça çömlek fırında sağlamlaşır.Bunlar hayatın zorlukları karşısında devrilmeyen çınarlardır.

Tıpkı Yaser Arafat gibi….

MK

YAZARIN SON YAZILARI
Toprağa Benzer Kalbimiz - 20 Ağustos 2017
Arayış Teodise - 30 Haziran 2017
16 Mayıs 1919-Manisa - 26 Mayıs 2017
Persona Koleksiyonu - 19 Nisan 2017
HAKİKATE KÖR OLMAK - 1 Nisan 2017
Mirasyediler Derneği - 10 Mart 2017
Dike,Themis ve Nomos. - 25 Şubat 2017
Münafık Kimdir? - 24 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ