ACEP ADALET YÜRÜYÜŞÜNDE…

ACEP ADALET YÜRÜYÜŞÜNDE…

 

 

 

Bu yazıyı sizlere bu ülkenin vatansever bir ferdi olarak yazıyorum.  Bugün 30 Haziran 2017 Perşembe.  Adalet yürüyüşünün 15. günü. Ülkenin gündemine oturan bu hareket her geçen gün daha çok destek almakta, daha büyük bir kitleye ulaşmakta ve ülkedeki eksikliği daha net bir şekilde gün yüzüne çıkarmaktadır.

received_1351649701596982n

Adına ” Adalet ”  dediğimiz bu eksiklik, bütün ülkelerin en temel besini, bütün uygarlıkların olmazsa olmazı, her zaman var olmuş ve her zaman var olmak zorunda olan bir değerdir.   ” Adalet mülkün temelidir”  Ülkemizin bulunduğu bu durumda hissedilen adalet eksikliği suçsuz insanların ezilmesine, fikir ayrılıklarının çatışmalara dönmesine, taraflılığa, gücün ilahlaşmasına ve sonucu çok daha vahim olan birçok olaya zemin hazırlamaktadır.

received_1351521688276450

Bir grup insanın başlattığı bu adalet yürüyüşü nitekim bazılarınızın gözünde anlamsız iken toplumun büyük bir çoğunluğu için çok büyük önem arz etmektedir.  ”Adalet Evrenin Ruhudur ”

received_1351521701609782

Sayıları bin civarında olan bir grupla Ankara’dan başlayan bu yürüyüş bugün, yani 15. gününde resmi rakamlara göre (jandarma sayımları-emniyet araştırması) 16 bine ulaşmış durumda ve her geçen gün artmaya devam etmekte. Bugün ben de bu 16 bin insanın içerisindeyim… Genç, yaşlı, erkek , kadın, memur, işsiz, öğrenci tam 16 bin insan.  Katıldığım ilk andan itibaren hissettiğim en keskin duygu birliktelik duygusu oldu.

received_1351521708276448

Binlerce insan birlikte hareket ediyor, birbirlerinin haklarına saygı gösteriyor, kendilerini eleştiren hakaretler yağdıran insanlara tebessüm edip ” biz sizlerleyiz, sizler için hepimiz için yürüyoruz”diyerek adeta insanlık dersi veriyorlardı. Hiçkimseye kızmıyor, kalbini kırmıyor, darılmadan, gücenmeden gülücükler saçarak sadece ” HAK, HUKUK, ADALET” diye haykırıyorlardı. Ve bu haykırış ağız dolusu değil, yürek dolusuydu…   ” Adaletle öreceğiz ana yurdu dört baştan”

received_1351521671609785

 

Sevgi ve barış dolu 16 bin insanın içinde milletvekilleri de vardı. Bu insanların bilindik milletvekili vasıflarıyla uzaktan yakından alakası yoktu. Halkın içinde oturuyor, beraber yemek yiyor, beraber eğleniyor, türküler söylüyor, suyunu ve sevgisini paylaşıyor, kimseyi kırmıyor, ulaşılabilir, konuşulabilir, sanki mahallenin bakkalıymışçasına insanları dinliyorlardı. Yürüyüşlerde yaşlı ve çocuklarla tek tek ilgileniyor, rahatsızlığı olanlara eşlik ediyorlardı.

received_1351521628276456k

Molalarda çay dağıtıyor, yemek servisi yapıyor, düzenlemelere yardım ediyor, eşitlik-birlik-beraberlik mesajları veriyorlardı. Olabilecek her türlü provokasyon ve tehlikeye karşı kimisi en önde yürüyor,kimisi en arkada geliyor, bazısı da halkın içinde kol kola, omuz omuza yürüyordu. Ve kendi güvenliğini orada bulunan hiç kimseden üstün tutmuyor, kendisinden önce yanındaki halkı düşünüyorlardı.

received_1351521308276488

Bazen yürüyüşlerde bazen de molalarda vekillerle sohbette bulunuyordum. 25 görevli vekilin dışında geri kalan vekiller de oradaydılar. Takdir edersiniz ki hepsini tanımak mümkün değil. Bazen yanlarındaki boş yere oturuyor sohbet ediyorduk. Kim olduğunu bilmeden şikayetçi olduğumuz konuları konuşuyor,ülkedeki güzellikleri anlatıyor beklentilerimizi paylaşıyorduk. Vekil olduklarını söylemiyor bizimle bir ağabey gibi konuşuyorlardı. Bazen kalkarken öğreniyordum vekil olduklarını, bazılarını tanıyordum, bazılarını da çok sonradan anonslarda öğreniyordum. Sohbette bulunduğum vekillerin söylediği sözlerin hepsinde birlik mesajları vardı. ” Biz sadece bizim için burada değiliz.Biz sadece bizi destekleyen insanlar için de burada değiliz. Biz, ezilen, haksızlığa uğrayan, emeği çalınan, emeğinin karşılığını alamayan,adaletsizliğe uğramış herkes için buradayız. Biz Marmara’da, Ege’de, Akdeniz’de, Doğu’da ve Güneydoğuda ve ülkenin neresinde ezilen, haksızlığa uğrayan biri varsa onunlayız ve onun için buradayız. Bizim için tuttukları takımın, renklerinin, inançlarının bir önemi yok. Biz herkes için buradayız, herkes için adalet istiyoruz ve bu uğurda yürüyoruz. Katılan katılmayan, destekleyen, desteklemeyen herkes için  buradayız. Ülkenin en doğusundan en batısına , en kuzeyinden en güneyine, nerede ezilen biri varsa bilsin ki onunlayız, yanındayız, beraberiz. Ve bu arayış hepimiz için”  Bu dolu dolu geçen gün tabi sadece vekil sohbetleriyle sınırlı değildi. Hiçbir zorunluluğu olmadan tamamen gönüllülükle orada bulunan 16 bin insandan da sohbet ettiklerim oldu. Bu insanların hepsi Ankara ya da İstanbul’dan gelmemişti. Adana’dan, Konya’dan, Kayseri’den, Nevşehir’den, İzmir’den, Trabzon’dan gelenler vardı. Ülkenin hemen her yerinden insanlar oradaydı. Kimi Felsefe öğretmeni, kimi mühendis, kimisi doktor, kimisi avukattı.. Öğrenciler, esnaflar, iş adamları. Yani toplumun her kesiminden insan oradaydı. Ve bu insanlar sevgi dolu, hayat doluydu. Şarkılar söyleyip sohbetler ediyorduk. Hayatımızda ilk defa karşılaşmamıza rağmen sanki yıllardır tanışıyor gibi samimi tavırlar sergiliyor, eğleniyor, dertleşiyorduk. Hiçbiri kendisi için istediğini diğerinden esirgemiyordu. Su dağıtan, çöplere yardımcı olan, rahatsız olanlarla ilgilenen, telefonunu paylaşan, şarj cihazını paylaşan ve daha neler. İyilik güzellik dolu 16 bin insan.  Sohbette bulunduğum bir müzik öğretmeni vardı. Kayseri’den gelmişti. Hemen yanında da az önce tanıştığı Adana’dan gelen bir motor ustası ağabey vardı. Çok geçmeden yanımıza oturan İzmir’li aile de sohbetimize dahil oldu. Sorular soruyor cevaplar alıyorduk.

received_1351521368276482l

Mesleklerimiz, memleketlerimiz, isimlerimiz sadece bilgi amaçlıydı. Onun dışında hiçbir önemi yoktu. Ne öğretmen kendini üstün görüyordu ne de doktor. Ortak payda sevgi ve birliktelikti.  Sohbetlerimizde neden geldiğimizle ilgili sorular da soruluyordu. Ve orada sohbette bulunduğum çoğu kişinin bir zarara uğramadığı, bir yakınının veya kendisinin başına bir şey gelmediği halde sadece toplumda zarara uğrayan, ezilen insanlara destek olmak, bu ülkede yaşayan her kesime , her düşünceye karşı birliktelik mesajı vermek,kendisine olmasa bile yapılan yanlışların bir son bulması ve ülkede ” ADALET” sisteminin bir düzene girmesi amacı vardı. Yani her koyun kendi bacağını düşünmüyordu. Ve onlar da diğer insanlar gibi birlik beraberlik mesajı veriyordu. ” Biz şahsımız ya da ailemiz için değil, herkes için, vatanımız için, çocuklarımız ve bu ülkedeki bütün çocukların geleceği için buradayız” diyorlardı. Ve bunları söylerken çok samimilerdi, içtenlerdi…  Bu sevgi dolu, saygı dolu günün sonunda Hendek’te bulunan kamp alanına vardık ve bu günlük etabı tamamladık. Etabın sonunda herkes birbirini alkışlıyordu ve zafere doğru bir virajı daha geçmenin sevincini paylaşıyordu. Kilometrelerce yol yürüyüp yorulan bu insanlar parkuru tamamlamakla da kalmıyorlardı. Yine en yakınında bulunan tanıdık tanımadık ihtiyaç sahibi kim varsa yardımcı oluyordu. Yorgunluklar bir kenara bırakılmış, sevinçler, gülümsemeler, şarkılar türküler, eğlenceler devam ediyordu.  Ve gelmesini istemediğim ayrılık saati.. Bu güzel insanlara ne kadar teşekkür etsem az. Saygı dolu ,sevgi dolu koskoca bir gün sanki birkaç dakikada bitmiş gibiydi. Yol uzasa da yürüsek devam etsek diyen sadece ben değildim.

received_1351521314943154

Ayrılık yürümekten çok daha zor oldu. Hoşça kalın güzel insanlar, hoşça kalın yüreği sevgi dolu, barış dolu değerli dostlar. Yürüdüğünüz yollar da tıpkı kalpleriniz gibi gülüşleriniz gibi olsun. Barış, iyilik, güzellik ve nice zaferler sizin olsun, sizlerle olsun.. Hoşça kalın, Hakla kalın Hukukla kalın, Adaletle kalın..Sevgiyle kalın..

MEHMET TAŞ

received_1351649701596982

received_1351521608276458

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ