8 MART KADINLAR GÜNÜNÜN ARDINDAN

ASIM ÖCAL

Yazarın şu ana kadar yazılmış 45 makalesi bulunuyor.

Slogan solculuğunu hiç sevmem. Slogan milliyetçiliğinden de haz etmem. Vatan, millet, sakarya diyerek demeokrasi, insan hakları, kadın hakları sloganları atıp ta tam tersi davranışlarda bulunanları gülerek izlerim. Ayinesi iştir kişinin der lafa değil icraata bakarım.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Mart ta kadınlarımızı kutsadık, gerçekten çok güzel paylaşımlarda vardı aralarında. Ben anılardan bahsederek farklı bir gözle anacağım kadınlarımızı.

Yıllar önce idi. Tarihi kentler birliğinin Beypazarı’ndaki toplantısına belediye meclis üyesi olarak Besni adına katıldım. Aynı zamanda Beypazarı festivali de yapılıyordu. Toplantılardan arta kalan zamanlarda festival etkinliklerini takip ediyorum. Pazaryerindeki standların hemen tamamına yakını kadınlardan oluşuyor olması ilgimi çekti. Kadınlar tarlada ya da evde ürettikleri her türlü şeyi pazarda satışa sunmuşlardı.

Akşam  yemekte Belediye fen işleri müdürü ile aynı masada buluştuk. Konuyu açıp sordum. Pazaryerindeki kadın hakimiyetini nasıl sağladınız dedim. Önce güldü, sonra anlattı…..önceleri kadınların çarşıda gezmeleri bile sorunmuş. Ancak göreve gelen belediye başkanı ( benim bahsettiğim dönem başkanın 2. Dönemi idi) bir Pazar yeri kuralım ve burayı kadınlara teslim edelim demiş. Bir ilerleme olmayınca belediye personeline ‘ evliyseniz eşiniz, bekarsanız kızkardeşiniz ya da anneniz bu standlara gelip kendi ürettiği ürünleri satacak’ diye şart koşmuş. Şimdi buraya dikkat: bekar olan fen işleri müdürü annesine teklifi götürmüş. Annesi kızgınlıkla ‘ utanmıyormusun bu yaşta beni çalıştırmaya’ diye çıkışınca, müdür ‘ anneciğim eğer kabul etmezsen başkan beni işten atacak’ diye yalan söylemiş. Oğlum işten olmasın diye düşünen anne pazarda yerini almış. Bir müddet sonra işler rayına  girip pazaryeri gerçek amacına ulaşınca bu kez müdür ‘ anneciğim artık çalışmasan evde otursan ‘ diye teklif götürmüş. Bunun üzerine annesi ‘ üç- beş kuruş para kazanıyorum sana ihtiyacım kalmadı diyemi beni işimden ediyorsun, bırakmam’ diye oğluna çıkışmış. Bu hikaye çok hoşuma gitti. Ertesi gün pazarı daha bir dikkatle gezmeye, gözlemlemeye başladım. Ve ilginç bir hikayeye daha tanık oldum. İki çocuklu dul bir kadın, belediye başkanından iş ister. Başkan ben seni işe almayayım ama en iyi yaptığın iş için sana kaynak oluşturayım kendi işini kur der. Kadın üzülür, bozulur ama çaresiz teklifi kabul eder. El yapımı baklava için başkandan yardım alır. Ben gördüğümde aynı kadın 3 katlı bir binada baklava üretimi yapıyor ve yanında 10 kadar kadın çalışıyordu. Kadın, o gün başkana kızdığını ama şimdi çok mutlu olduğunu söylüyordu. Eğer başkan beni işe almış olsa idi bir işçi olarak kalacaktım, ancak şimdi işimin sahibiyim diye minnetini dile getiriyordu.

O günün akşamında yemekte Belediye başkanı ile bir süre beraber oturma şansına sahip oldum. Teşekkür ve takdirlerimi ilettim. O başkan MHP den seçilmiş MANSUR YAVAŞ idi. Fikir yapımız ayrı olabilir ancak yapmış olduğu başarılı hizmetler orada bulunan bütün misafirleri etkilemişti. Hala takdir ile anarım, laf değil hizmet üretmişti. Keşke tüm siyasetçilerimiz böyle üretken olsa.

Şimdi bir başka örnek vereceğim. Mehmet Asım Eraz. Bugün Mersin de görev yapan besnili bir öğretmen. 1990 lı yıllar, terörün tavan yaptığı dönem. Genç öğretmen Siirt’in bir köyüne tayin olur. Okula ilk gittiği gün sınıfta hiç kız öğrenci göremez. Köylülere nedenini sorar. Köylüler genç öğretmene gülerek açıklama yaparlar. ‘öğretmen bey kız kısmı okutulur mu hiç, zaten onlar misafir evlenip gidecekler bir de onlara okul için masraf mı yapalım.’ Genç öğretmen inatçı ve uyanıktır. Köylülere hiç okuyan kız ile okumayan kız bir olurmu? Okumayan kızdan bin lira başlık alıyorsanız okuyandan iki bin lira başlık alırsınız der. Öğretmen ertesi gün sınıfa girdiğinde kızların okula geldiğini görür.

Farklı bir yöntemle köydeki anlayışı değiştiren öğretmen Mehmet Asım Eraz’ı takdir etmemek mümkün mü? Keşke bütün öğretmenler çaresiz kabullenmek yerine  çözüm üretseler.

Ülkemin farklı bölgelerinden iki örnek sundum sizlere. Sorunları sloganlarla değil, somut önerilerle çözen kendi işlerinde başarılı iki insan

Evet kadınlar bir gününüz değil her gününüz kutlu olsun diyeceğim ama, kendi sorunlarınıza kendiniz sahip çıktığınızda……………..

 

ASIM ÖCAL

9.3.2017

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
DOLANDIRICILIĞA DİKKAT - 6 Temmuz 2017
CUMHURİYET YIKILDI - 22 Nisan 2017
BEDRİ RAHMİ EYUBOĞLU - 4 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ