28 ŞUBAT, CEMAAT, İTAAT

ASIM ÖCAL

Yazarın şu ana kadar yazılmış 47 makalesi bulunuyor.

Şubat ayıyla birlikte her yıl olduğu gibi bu yıl da 28 Şubat süreciyle ilgili tartışmalar çoğaldı. Hangi kanalı açsan AKP ve cemaatçiler 28 Şubat ta kendilerine yapılan haksızlıklardan! Bahsederek mağdur olduklarını, kendilerine yapılan zulmü! Anlatıp duruyorlar.
Oysa 28 Şubat süreci AKP lilerin varlık nedenidir. Bu süreçten karlı çıkan onlardır. Kendilerini iktidara taşıyan sürecin adıdır 28 Şubat. Bu nedenle şikâyet etmesi gereken en son kesimdir bunlar.
28 Şubat ta ABD karşıtı İslamcılar tasfiye edilmiş yerine ABD ye karşı olmayan, hatta ABD yanlısı İslamcılar siyaset sahnesine sürülmüştür. Dolayısıyla bu süreçten rahmetli ERBAKAN ve Saadet Partililer şikâyet etse yeridir ve haklarıdır. Ancak AKP ve cemaatçilerin yakınması takiyyedir, timsah gözyaşıdır. Aslında bunun adı yol arkadaşlarını satmadır. Ne olmuştur, nereden işaret gelmiştir de aniden biz gömlek değiştirdik diyerek hidayete ermişlerdir bu arkadaşlar. Benim bildiğim gömlek değiştirilerek fikir değiştirilmez. Yılan deri değiştirir, bukalemun renk değiştirir ama yılan yine yılandır, bukalemun yine bukalemun. Yoksa bunlar saadet partisinin içine sızmış başka görevliler midir?
Bu soruya cevap vermeden önce ABD de devlete yakınlığıyla bilinen rand korperasyon adlı düşünce kuruluşunun 1996 yılında yayınladığı bir raporu okumak lazım. 1996 yılında bu kuruluşun yayınladığı raporda 2000 li yıllarda Tayyip in başbakan, Gül ün ise dışişleri bakanı olacağı belirtilmiştir. Bu rapor ülkemizde de bazı basın tarafından yayınlanmıştı. Şimdi bu aşama daha da ileri giderek Gül cumhurbaşkanı oldu. 1996 yılında bu raporu okuyanlar hadi canım sende demişlerdi. Zira o zaman güçlü bir ERBAKAN ve milli görüş çizgisi mevcuttu. Şimdi bu öngörüye aferin mi demek lazım yoksa ciddi, ciddi düşünmek mi lazım. Şimdi soruyorum ABD, ERBAKAN ya da diğer milli görüşçülerin hangisine ben BOP eşbaşkanıyım dedirtebilir, ya da komşularımızın bölünüp parçalanması için( sıra bize de geliyor) hangi milli görüşçüye taşeronluk, tetikçilik yaptırabilirdi. Ben cevap bulamıyorum. Bu gün, darbe yapacaklar-dı diyerek içeri tıkmadıkları general kalmamışken 28 Şubatın ÇEVİK BİR komutanı nerde? Ben cevap bulamıyorum.
Şimdi gelelim adalet, insan hakları, özgürlükçü, darbe karşıtı sözleri kimselere bırakmayan cemaatçilere. 12 Eylülden 18 gün sonra askere methiyeler düzen Fetullah Gülen –son karakol- başlıklı yazısında şöyle diyor ‘ ve işte şimdi, binbir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tuluu saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe, istihalelerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arz ediyoruz.’ ( sızıntı, Ekim 1980 cilt2, sayı 12) bu mudur askeri vesayet karşıtlığı ya da askeri darbe düşmanlığı. Durun daha bitmedi. 28 Şubat sürecinde de Yalçın Doğan’a televizyonda verdiği söyleşide ‘ ERBAKAN hükümeti bırakmalı, ülkeyi daha fazla germemeli’ demişti.
Bu riyakârlık o kadar ileri götürülmüştür ki Atatürk’ü sevmiyorum diyerek meşhur olan Nuray Canan Bezirgân bile isyan etmek durumunda kalmıştı. Şimdi size Nuray Canan Bezirgân’ın İslamcı VELFECR de yayınlanan cemaatin 28 Şubat’taki tavrını anlattığı yazıdan bölümler vereceğim:
‘ 28 Şubat o dönemin başbakanı ERBAKAN ı alaşağı edebilmek için tezgâhlanmıştı. Çünkü ERBAKAN Türkiye yi ABD ve batının kölesi olmaktan azad edip Afrika’dan Uzakdoğu ya uzanan bir İslam birliği projesinin peşindeydi. ERBAKAN ın izlediği siyaset ABD onaylı olmayınca kollar sıvandı, içte ve dışta bu darbeyi destekleyecek işbirlikçiler bulundu ve 28 Şubat karanlığı ülkenin üzerine çöktü.
28 Şubat ta ERBAKAN hükümeti devrilirken düşene bir tekmede sen at mantığındaki gülen cemaati tüm basın yayın organlarında darbecileri desteklercesine ERBAKAN iktidarı için beceremediniz çekin gidin demiştir. Başörtü yasağının üniversitelerde başlamasıyla beraber emir büyük yerden deyip kızlara başörtülerini çıkarmaları telkin edilerek, direnenlere ‘ enaniyet’ yapıyorsunuz diyorlardı. Zaman gazetesinde peruk fetvasının yerinde olduğu yazılırken yasağı protesto etmek için sokağa dökülenlerin haberlerini dahi yapmıyorlardı.
Yani başörtüsü yasağı bu kesim için bir sorun teşkil etmedi. Zira onlar hoca efendileri için her şeyi yapmaya hazırlardı. Okullarını bitirdiler, iş sahibi oldular. Olan, bu konuda hassasiyet sahibi olan Milli Görüş tabanına ve diğer İslami cemaatlere olmuştu. Dillendirildiği gibi28 Şubat ta hiçbir zarara uğramadılar, katlanarak büyüdüler.
Ne hazindir ki bedel ödeyen ERBAKAN iken, bu gün yavuz hırsız misali cemaat 28 Şubatın faturasını ERBAKAN hocaya keserek onu töhmet altında bırakıyor.
Üzerlerine vazifeymiş gibi ‘sözde sırat köprüleri’ kurarak üzerinden papazları hahamları hoplatarak yine ‘ sözde cennete sokanlar’ sıra şuurlu Müslümanlara gelince aslan kesiliyorlardı. Kısacası yedi düvele gül dağıtarak hoşgörü kavramını sömürenler bazılarına karşı öfkeliydiler ve kinleri akıllarını başlarından alıyordu. Malum cemaatin cesareti tevekküllerinden yada teslimiyetlerinden değil cehaletlerinden, dünya perestliklerinden geliyor.
Netice açık 28 Şubat olmasaydı AKP olmayacaktı. AKP olmasaydı Gülen cemaati bu kadar büyüyemeyecekti. Onun için bu aman AKP ye bir zarar gelmesin vesveseleri ve iktidara muhalif herkesi ERGENEKON cu ilan etmeleri. Çünkü ne bir zamanlar İslam düşmanı ECEVİT e yaktıkları yağlar ne de DEMİREL e düzdükleri methiyeler onları AKP iktidarı gibi palazlandırmamıştı da ondan. Önceleri CEBRAİL gelip de bir parti kursa ona oy vermem diyerek siyasetten Allah’a sığınan bu cemaat, sonrasında AKP ye oy vermeyen vebale girer çizgisine gelerek partinin gizli kurmayları arasında yerlerini almışlardı.
Başka bir siyasi hareketin güçlendiklerini gördükleri anda AKP yi de anında satabilecek bu oluşumu izleyin ve agah olun. Her kademede kendi derin devletlerini oluşturduklarını ve dünya gemisinin kaptanı dedikleri Amerika’nın ümmet içine sızmış Ergenekon’u olabileceklerini de göz ardı etmeyin’
İşte Nuray Canan Bezirgan’ın söylediklerinden bazı bölümler bunlar. Dikkatli okurlarım hatırlayacak daha önce bu kızımız için ATATÜRK’Ü SEVMEYİN başlıklı bir yazı yazmıştım. Şimdi 28 Şubat konusunda fikirlerimizin bazı bölümlerde örtüşmesi ise kaderin bir cilvesi olsa gerek.
ASIM ÖCAL

YAZARIN SON YAZILARI
KORKAKSINIZ - 7 Ekim 2017
DOLANDIRICILIĞA DİKKAT - 6 Temmuz 2017
CUMHURİYET YIKILDI - 22 Nisan 2017
BEDRİ RAHMİ EYUBOĞLU - 4 Şubat 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ