2015: Manzar-i Umumiye

Murat Kavak

Yazarın şu ana kadar yazılmış 67 makalesi bulunuyor.

Günümüzde insanların yaşadıkları dünyayı nasıl gördükleri,çevrelerindeki olaylara hangi pencereden baktıkları içinde bulundukları sosyo-ekonomik durum ile sıkı sıkıya bağlantılı.

İnsanların yaşamlarındaki farklılık şüphesiz ki insanların düşüncelerini,olaylar karşısındaki tutumunu etkiliyor.İnsanların gündemlerini belirleyen temel kriterlerden biri cebi veya banka hesaplarındaki parası oluyor.Zengin akşam yemeği için lüks restoranlar arasında seçimde zorlanırken,askeri ücretli bir aile babası evine iki ekmeği zor götürüyor.

Ülkemizde evine ekmeği zor götürenle kendine yemek yiyecek lüks lokanta beğenmeyen insan grupları arasındaki uçurum gittikçe artıyor.Zenginin zenginleştiği,zenginler arasındaki sosyal yapının değiştiği,fakirin ise gittikçe zor durumda kaldığı,sabit ücretlinin belinin büküldüğü bir süreç yaşıyoruz.

Kısacası zenginin gündemiyle fakirin gündemi arasında büyük bir fark var.

Bu fark yaşantımızın tümüne aksetmiş durumda.Ülkemiz gelir dağılımı adaletsizliğinde Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada,tıpkı iş kazalarında olduğu gibi.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik çok önemli bir sosyal problem.Tarihe baktığımızda büyük sosyal değişimlerin en önemli sebepleri arasında gösteriliyor.Bu değişimlerin etkisi toplumdan topluma farklılık gösterebiliyor.Bir toplumun tarihi,inançları,kültürel yapısı,gelenekleri belirleyici faktörler arasında.

Sabır etmenin,şükretmenin önemli erdemler arasında gösterildiği toplumumuzda düşük gelir ile yaşamanın verdiği yük insanlar arasında katlanılması zor bir acıya ve çaresizliğe dönüşebiliyor.İnsanlar,içinde bulunduğu durumda sıkıntılarını bir siyasi talebe dönüştürmek yerine şükrü ve sabrı seçiyor.

Örgütlenmenin,demokratik hakları ve talepleri kullanmanın sıradan vatandaşlar için bir alışkanlığa dönüşmediği demokrasilerde gelirin dağıtılması meselesi güçlü bir şekilde gündeme bir türlü oturamıyor.

Çocuklarına iyi eğitim verebilecek,sağlıklı beslenebilecek,insani şartlardaki mekanlarda yaşayabilecek ekonomik düzeye ulaşamayanlar yada bu imkanlara sahip iken bunları kaybeden kişilerin sayıları da on milyonlar seviyesine ulaşmış durumda.

Dünyanın acımasız yaşam koşullarında umduğunu bulamayan insanlar dine yöneliyor.Bu insanların çoğu kendilerini Allah’tan başkasının kurtamayacağına inanmış durumdalar.Bu insanların dine yönelmeleri din istismacısı politikacıların ise ağzını sulandırıyor.Ellerinde dua etmekten başka sığınacakları ve kendilerini psikolojik olarak rahatlatacakları bir sığınak bulamayan insanlar sığınakta yanı başlarında din istismarcılarını buluyorlar.

Sosyal demokrasinin bilinmediği,dinsizlik sanlıldığı ülkemizde ortada bu sorunlara el atabilecek sosyal demokrat çözümler üretecek bir siyasi yapılanmada yok.Oysa bu tür söylemlerin ve politikaların destek bulacağı her türlü ekonomik şartta mevcut.Ülkemizdeki sosyal demokrat hareketler çalışanların mücadelesinden değil,bürokrasiden doğdukları için kendileride aslında sosyal demokrasi kavramına yabancılar.Ortada sadece sloganların gezidiği içeriği olmayan bir takım söylemlerden başka hiç bir şey yok.


Basın ise kendi aleminde.Binlerce dolar maaş alan medya plazalarda kendilerine ayrılmış lüks makam odalarından ülkemize bakan genel yayın editörleri,halkın sorunlarına eğilmekten çok patronlarını memnun etme derdindeler.Değil halkın sorunlarını haber yapmak,halkın sorunlarını dile getirmemesi için halkı uyutan haberleri bir zehir gibi topluma şırınga ediyorlar.Bunların gündemleri de sosyete haberlerinden ibaret haliyle.Bu vaziyette basın bir kaç şerefli mensubu hariç satılmış kalemlerin,yalakaların köşe başlarını tuttuğu bir yapıya bürünmüş durumda…

Devam edecek….

YAZARIN SON YAZILARI
Notlarımdan - 15 Ekim 2018
Geçmişe Mektup - 12 Ekim 2018
Depresif Seçimler - 23 Haziran 2018
Hayır Diyebilmek - 10 Haziran 2018
Zihinsel Uçurum - 13 Nisan 2018
Özgürlük - 24 Ocak 2018
Yeni Ahlak - 25 Aralık 2017
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ