1960 LI YILLARDAN BİR KESİT: ADIYAMAN’DA ÇOCUK OLMAK

  • 07 Mart 2019
  • 348 kez görüntülendi.
1960 LI YILLARDAN BİR KESİT: ADIYAMAN’DA ÇOCUK OLMAK

 

Bizler Eskisaray Mahallesi çocuklarıyız. Oyun alanlarımız çoktu. Oynayacağımız çocuk parkları yoktu.  Ne var ki, tüm sokaklar bizimdi. Gündüz ve gece oyunlar oynar, çocukluğumuzun tadını çıkarırdık.

Lise yıllarımız başlayınca sokaklar dar gelmeye başladı. Şimdi Adıyaman Lisesinin yeri mezarlıktı. Dedelerimizin ve onlardan daha önce vefat etmiş yakınlarımızın ve Adıyamanlıların defnedildiği yerdi. Onlardan sonra defin işlemleri buraya yapılmadı. Yeni mezarlık yeri yapılmıştı. Şimdiki stadyumun yanındaki alana defin işlemi yapılır oldu.

Bizle uzun süredir kullanılmayan Eskisaray mahallesindeki mezarlıkta futbol oynar, maçlar yapardık. Bir süre sonra burada mezarlar açılıp, yakınları tarafından kemikleri alınıp, yeni kurulan mezarlığa taşıma işlemleri başladı.

Daha sonra buraya inşaat araç-gereçleri taşınmaya başladı. Toprakta temel yerleri açıldı, toprak harfiyatı yapıldı.

Öğrendik ki, Adıyaman Lisesi’nin yeni yapısı buraya yapılıyordu. Önceden lisemiz Yeniyol (Cumhuriyet) ilkokulu ile yan yana idi. Ortaokul ve liseyi burada okuduk. Şimdi bu lisenin yeri Belediye Parkı olarak kullanılıyor.

1965-1966 öğretim yılında lisemizin yeni yapısına geçtik. Lise son sınıf olmuştuk. Ortaokul ve lise sınıfları yine aynı yapı içindeydik. Bizle bu yeni lise yapısının ilk öğrencileri idik. Yine bizler bu yapının ilk mezun öğrencileriyiz. O günün koşullarında lise yapısı çağdaş bir okul yapısıydı. Derslikler okul mimarisine uygun olarak iyi planlanmıştı.

Yapının kuzey batısında kocaman bir kapalı spor salonu da yapılmıştı. Okulun ilk günlerinde sabah sınıfa girdikten sonra, kulaktan kulağa bir fısıltı dolaşmaya başladı. Spor salonunda “ölü hortladı” diyorlardı. Bunu duyan tüm arkadaşlar irkiliyordu. Çünkü yapının yeri mezarlıktı. Olurmu, olurdu. Küçük sınıfların halini düşünemiyorum. Her halde onlar daha çok korkmuşlardır diye düşünüyorduk.

Sorun neydi? Sorun; spor salonunun ahşap parke ile kaplanmış olmasındaydı. Bu salon derslik ve yönetim odalarının seviyesinden daha aşağıda yapıldığı için ahşap parkeler toprağın nemli oluşu nedeniyle kabarma yapmıştı. Çünkü Alitaşı Köprüsünün altından akan küçük çay, hemen spor salonun birkaç metre ötesinden akıp aşağıdaki derelere doğru akıp oraların sulanması yapılıyordu. İşte salonun zemini bu çayın suyu nedeni ile ıslanarak ahşap parkeler şişmişti. Yani nemden etkilenen ahşap parkeler kabarmış, tabanda birkaç yerde mezar tümsekleri biçimine benzemişti. Gerçekten kabaran ahşap parkeler mezar görüntüsü veriyordu.

Merakla spor salonuna giden bizler, spor salonundaki görüntüyü gördükten sonra derslerimize koştuk. Daha sonra o görüntüler kayboldu. Bizle salonda beden eğitimi derslerimizi yapmaya başladık.

Ancak zaman zaman bu derste zıplarken, koşarken olayı anımsayıp irkildiğimiz oluyordu. Bir süre sonra salona alıştık, bu irkilmeler yok oldu gitti. Her şey olağan bir durum gibi gelmeye başladı biz öğrencilere.

İşte ne zaman Adıyaman Lisesinin önünden geçsem bu anılar canlanır gözümün önünde. Bazen gülümserim. Bazen de irkilmeden edemem. Çünkü liseden sonrası tüm alanlar, meyve bahçeleri ile doluydu. Sebze dikilen alanlar, has (marul) bahçeleri, tütün ve pamuk tarlaları göz alabildiğince yayılırdı dört bir yana. Şimdi beton yığınları ile doldu her yan.

İşte irkilmelerim bu nedenledir.

Mehmet Erbil

www.mehmet-erbil.tr.gg

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ